Gündem
  • 20.5.2013 16:08

'10 bin koruma memuru alınacak'

İçişleri Bakanı Mummar Güler, stadyumların, üniversitelerin ve yurtların güvenliğini emniyet teşkilatı bünyesinde kurulacak olan koruma memurları ile yapılmasının düzenlenmesini öngördüklerini söyledi.
Güler, TBMM kulisinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Stadyumlarda ve üniversitelere son günlerde yaşanan olaylara dikkat çeken Güler, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile konuya ilişkin bir çalışma yaptıklarını söyledi. Güler, çalışmanın yasalaşması durumunda ilk etapta 10 bin koruma memurunun alınacağın söyledi. Bu koruma memurlarının emniyet teşkilatı bünyesinde olacağını ve polis gibi acil olaylara müdahale yetkisinin olacağını ifade eden Güler, "Adli polisler gelene kadar olaylara müdahalede bulunacaklar" dedi. Kişileri de polisler yerine koruma memurlarının koruyacağını belirten Güler, artık bina önlerinde polisin yerine koruma memurlarının bekleyeceğini söyledi. Bakan Güler, koruma memurları için aranacak şartları da söyledi. Güler buna göre, 28 yaş sınırı getirilecek olan koruma memurlarını en az lise mezunu yada yüksekokul mezunu olmasını öngördüklerini ve 6 ay eğitimin ardından göreve başlamasının planlandığını ifade etti.
Bu yıl stadyumlarda yaşanan olaylar hakkında da bilgi veren Güler, 2012-2013 futbol sezonunda 243’ü stat içinde 61’i stat dışında toplam 304 olayın meydana geldiğini söyledi. Güler, ceza alanların stada tekrar girişlerinin kontrol edilemediğini belirterek, e-bilet uygulaması ve göz taraması yapılmasına ilişkin düzenleme getireceklerini ifade etti.

REYHANLI'DAKİ PATLAMALAR
Reyhanlı’daki patlamayla ilgili açıklamalarda da bulunan Bakan Güler,  “1'i planlayıcı 3 kişi aranıyor. Bu aşamada emniyet ile MİT arasında kopukluk tespiti yok” şeklinde konuştu.

GAZETECİLERİN SORULARINI CEVAPLADI

İçişleri Bakanı Muammer Güler, Emniyet Hizmetleri Sınıfı'nda, ''koruma memuru'' adıyla 10 bin kişinin istihdam edileceğini bildirdi.
     Güler, Meclis'te gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Reyhanlı'daki bombalı saldırılara ilişkin yardım ve yataklık yapanlarla ilgili başlangıçta gözaltılar olduğunu hatırlatan Güler, şunları kaydetti:
     ''İlk planda 12 kişi gözaltına alındı. Bunların 7'si şu anda tutuklanmış durumda. Ancak daha sonra olayın kesinlikle asli faili olduğunu değerlendirdiğimiz bir grup daha gözaltına alındı. Bunlar 6 kişidir. Ama bunların en az 3 veya 4'ü olayın asli faili durumunda. Yani arabayı temin eden, üzerinde tescil ettiren, depoyu bulup kiralayan, arabanın belli bölümlerine özel depo yaptıran, bombaları taşıyan, araçla belli yerlerde keşif yapan ve arabayı da olay günü Reyhanlı'ya getiren... Bu artık işin asli boyutu. Şu anda elimizde bunları yapan kişiler var. BU 6 kişi, Adana Adliyesi'ne çıkarıldı. Ama bu 6 kişinin en az 3'ü, 4'ü de olabilir, ifadelerle ilgili değerlendirmelere bağlı işin asli faili durumundalar. Ayrıca bu olayın esas yönlendiricisi olduğunu düşündüğümüz, planlayan, yönlendiren, Suriye ile ilişkileri koordine eden, oradaki talimatları getiren 2 kişi ile Suriye'de bomba eğitimi alarak bu bombaları getirip, düzenekleri kiralık depoda araçlara yerleştiren kişiyi de aramaya devam ediyoruz.''
     Güler, olayla ilgili gözaltına alınanların tamamının Türk vatandaşı olduğunu söyledi.
     Suriyeli bir işadamının yardım ettiği yönündeki iddiaların hatırlatılması üzerine Güler, bunları da değerlendirdiklerini vurguladı.
     Güler, ''Bir kere 'Suriye parmağı' deyince Suriye'deki istihbarat örgütleriyle, oradaki yetkililerle Türkiye'de bu işleri daha önce yapmaya çalışanlar, Türkiye'de illegal faaliyet yapmış olanlar, gümrükte bulunan yetkililer... Hepsi bunların içinde var. Ama içinde başka, yabancı uyruklu insanlar da var'' dedi.
     Asli fail durumunda olan, olayı ve Suriye ile ilişkileri koordine eden, talimatları getiren, paraları temin eden, operasyon emrini veren 2 kişi bulunduğunu dile getiren Güler, bir de Suriye'de daha önce bomba eğitimi alıp Türkiye'de bu işleri yürütenin bulunduğunu kaydetti.
    
     -''Biz tedbirimizi alıyoruz''-
    
     Yeni eylemlerle ilgili istihbarat gelip gelmediği yönündeki soruya Güler, şu yanıtı verdi:
     ''Yeni eylemlerin elbette ki istihbarat bilgileri var. Bu tip olaylarda her zaman istihbarat bilgileri, ihbarlar gelir. Biz her zaman, her yerde, her şey olacakmış gibi tedbirimizi alıyoruz. Tabii Hatay'ın şu andaki hassasiyetini kullanmak isteyen çok sayıda örgüt var. Orada bir mezhep savaşı, kışkırtması yapmak isteyenler var. Suriye'den gelen, özellikle rejime muhalif olan ve Kırıkhan'da, Reyhanlı'da oturan insanları, bölge insanlarıyla karşı karşıya getirmek için çok büyük çalışmalar var. Yine yıllardan beri hoşgörü içinde yaşayan değişik mezheplere ait insanları birbirine düşürme emelleri var...''
     Güler, sınırda güvenlik önlemlerinin artırıldığını da vurguladı.
    
     -''En yumuşak karın Hatay''-
    
     ''Aldığınız istihbari bilgilerle önlediğiniz bir olay oldu mu-'' sorusuna karşılık Güler, ''Geçmişten beri birçok olay önlenir, onları siz bilmezsiniz'' dedi.
     Başka bombalı araçlardan söz edildiğinin belirtilmesi üzerine Güler, ''Söz ediliyor, evet. Biz bütün bunları nazara alıyoruz'' diye konuştu.
     Güler, şu anda Türkiye'nin en yumuşak karnının Hatay olduğunu, Hatay'daki insanların tahrik edilmek istendiğini belirterek, ''Hemen olayın akabinde daha biz insanların yarasını sarmaya başlamışken, birilerinin 'bunu şu yaptı, bu buradan gitsin, bu buraya gelsin' gibi arayışları oldu. Geçtiğimiz günlerde de bununla ilgili marjinal grupların farklı tahrikleri ovar. İnsanları kışkırtmak anlamında yapılan çalışmalar var. Bunların dış kaynaklı olanları var'' şeklinde konuştu.
     Reyhanlı'da Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun incelemeye başlayıp başlamadığının sorulması üzerine Güler, ''Başladılar. Başbakanımızın Amerika'ya gittiği gün onay verilmişti zaten. Hemen çalışmaya başladılar. Başbakanlık Teftiş Kurulu, ilgili bakanlıklardan da müfettişler aldı. Mülkiye müfettişleri de bunun içine dahil oldu. Gerekli araştırmaları yapacaklar. Tabi bu hemen bugünden yarına yapılacak bir konu değil. Bütün bu gelişmeleri izleyecekler, ortaya bir rapor çıkacak ve bakacağız'' dedi.
    
     -''Eksikliği olan karşılığını görecek''-
    
     ''Koordinasyon eksikliğine ilişkin saptama var mı-'' sorusuna Güler, bu süreçte böyle bir saptama olmadığını ifade eden Güler, ''Ama biz bunun incelenerek gerçek boyutlarıyla ortaya çıkmasına çalışıyoruz. Varsa bir eksiklik bunun karşılığını görecektir'' diye konuştu.
     Güler, Suriyeli işadamının Amerika vatandaşı olduğu yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine, onların öncelikle tespit edileceğini, kim olduğunun bu soruşturma evresinde ifadelerle ortaya çıkacağını kaydetti.
     ''Yabancı istihbarat örgütleriyle herhangi bir bağ tespit edildi mi-'' sorusu üzerine Güler, ülkelerin yabancı istihbarat örgütleriyle her zaman ilişkileri bulunduğunu söyledi.
     Güler, ''Bu bugünkü mesele değildir. Türkiye'nin de şu anda istihbarat alış verişinde olduğu Avrupa, Amerika ülkeleri vardır. Bununla ilgili uluslararası polis kuruluşları, istihbarat üst birimleri vardır. Bunlarla elbette ki gerekli temaslar sağlanır. Oralarda istihbarat görevlileri vardır. Bu her zaman olabilen bir şeydir, sadece bu olayla ilgili değil'' diye konuştu.
    
     -''Kırmızı bültenle aranıyor''-
    
     ''Acilciler'in tasfiye olduğu, bu işi yapamayacağı söyleniyor'' ifadesi üzerine Güler, ''Peki kapandı, bitti de Suriye'de oturduğu adresi versek, kod adıyla beraber ne iş yaptığını söylesek acaba yardımcı olurlar mı- Şu anda adı geçen kişi kırmızı bültenle aranıyor'' dedi.
     ''Suriye'den istediniz mi-'' sorusuna da Güler, ''Kırmızı bülten demek, istemek demek'' karşılığını verdi.
     Güler, Reyhanlı'da rapora göre yeni ilave tedbirler düşündüklerini, o bölgedeki yeni hassasiyetleri değerlendireceklerini söyledi.
    
     -Koruma memurları geliyor-
    
     Güler, özel güvenlik konusuyla ilgili Anayasa'nın, ''üniversiteler ve bağlı birimler, devletin denetiminde ve gözetiminde olup buralarla ilgili güvenlik tedbirleri devletçe alınır'' içerikli 130. maddesini anımsattı. Güler, ''Bununla ilgili olarak devlet orada polis marifetiyle de gerekli tedbirleri aldırabilir veya özel güvenlik aracılığıyla da bu tedbirleri yürütebilir. Tabi özel güvenliğin polisle, genel kollukla ilgili yetkileri olmadığı için burada bazı sıkıntıların olduğu ortaya çıktı'' dedi.
     Başbakan Erdoğan'ın, Bakanlar Kurulu'nda böyle bir talimatı olduğunu ve şu anda Gençlik ve Spor Bakanlığı ile çalıştıklarını bildiren Güler, ''Sadece üniversitelerle, statlarla, yurtlarla ilgili bir çalışma var. Ama bu iş özel güvenlikle beraber mi yürütülecek, yoksa farklı şekilde mi yürütülecek, buna çalışacağız'' diye konuştu.
     Güler, bütün bunlardan önce emniyet hizmetleri sınıfı içinde koruma memuru adıyla bir yeni çalışmaları olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti:
     ''Onu şimdi olgunlaştırmaya çalışıyoruz. Bu koruma memurları sadece koruma işi yapacaklar. Neyi koruyacaklar- Şahısları, kurumları, bina ve tesisleri, hassas bölgeleri, misyonları, araçları gibi özel şeyleri koruyacaklar. Görevleri sadece koruma olacak. Ama emniyet hizmetleri sınıfında olacak. Bunları özel olarak 4 ay teorik, 2 ay da tatbiki eğitim vererek, yetiştireceğiz. Artık polis bile kendi karakolunun önünde nöbeti kendisi yapmayacak. Polisin ayrı görevi olacak. Polis kendi branşına göre hizmetini sürdürecek. Ama şu anda polisimiz ne yapıyor- Hem polislik yapıyor, hem de gerekirse kapının önünde nöbet tutuyor. Bu nöbetçiler, belli bir saat çalışacaklar. O saatin dışında biz bunlara fazla görev vermeyeceğiz. Zaman içinde, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı, Meclis Başkanlığı gibi kurumlarda da üst amirler ve ihtisas eğitimlilerin dışında, koruma görevini artık yavaş yavaş koruma memurlarıyla yürütmeye çalışacağız. Şimdi bu işin hazırlığını yapıyoruz. Yasal değişiklik yapacağız. Hepsi ayrı ayrı eğitim görecekler. Üniversite veya statlarda görev vereceğimiz koruma memurları da bunlardan seçilebilecek. Bunların içinde özel güvenlik belgeleri olanlardan da yararlanabileceğiz. Hatta özel güvenlikte çalışan ve belli bir yaşı aşmayanlar, belki bir tercih sebebi olacak.''
    
     -Rakamları açıkladı-
    
     Güler, girişlerde taraftarlarla ilgili kontrol yaparken özel güvenliğin yeterli olmadığını tespit ettiklerini ifade ederek, geçen yıl değişik maçlarda 263 bin 438 polis ile 96 bin 593 özel güvenliğin görevlendirildiğini söyledi. Bu maçlarda toplam 3.5 milyon seyirci bulunduğunu dile getiren Güler, şöyle devam etti:
     ''Ama maalesef meydana gelen olaylara baktığımız zaman, 2012-2013 sezonunda toplam 304 olay meydana geliyor. Bunların 243'ü stat içinde, 61'i de stat dışında. Meydana gelen olaylara branşlara göre baktığımızda, maalesef futbol bunun yüzde 98'ini oluşturuyor. Basketbolda yüzde 1, voleybolda yüzde 1. Bu sene 4 bin 238 kişiye ceza verilmiş. Bunların bin 883'ü seyirden yasaklanma, stada girmeme. Stada girmeme cezası veriyorsunuz, göz okuma olmadığı için adam tekrar girerse bunu önleyecek mekanizma yok. e-bilet uygulaması olacak. Taraftar kartı olacak. Girişte göz taraması yapılabilecek. Zumlayıcı kameralar olabilecek. Bunlar cezaları gerektiğinde belki daha ileri götürebilecek. Belki tutuklama talebi gelecek. Bin 85 kişiye hakaretten ceza verilmiş. Bin 24 kişiye spor alanlarına yasak madde koymaktan...Burada iyi bir tedbir olsa bu kadar kişi bu statlara bunu sokabilir mi- 657 kişiye taşkınlık yapmak, 330 kişiye yasak alanlara girmek, 311 kişiye biletsiz girmek, 267 kişiye müsabaka düzenini bozmak, 264 kişiye mala zarar vermek, 129 kişiye alkollü olarak girmek, 31 kişiye sahte kart, 24 kişiye usulsüz seyirci almak gibi çeşitli cezalar var.''
    
     -10 bin koruma memuru-
    

     Koruma memurlarının sayısının ne olacağı sorusu üzerine Güler, şu anda Türkiye'de bütün koruma hizmetleri için 29 bin kişi istihdam edildiğini bildirdi.
     Güler, bunun çok olduğunu ifade ederek, ''29 bin kişiden zaman içinde tasarruf edeceğiz. İlk planda 10 bin kişiyi eğitmeyi düşünüyoruz. Bunlar emniyet hizmetleri sınıfı ama koruma memuru'' dedi.
     ''Yeni mi alınacak, teşkilat içindeki 10 bin kişiyi mi eğiteceksiniz-'' sorusuna Güler, ''Yeni alacağız'' yanıtını verdi.
     Güler, koruma memurlarının lise mezunu olacağını, belli fiziki şartları taşıyacaklarını ve bunları 28 yaş gibi planladıklarını dile getirdi.
     ''Lise mezunu statüyü düşürmüyor mu-'' sorusu üzerine Güler, mevcutlarda da lise mezunu olduğunu hatırlattı. Güler, iki yıllık meslek yüksekokulu mezunlarından da koruma memuru alabileceklerini söyledi.
     Güler, ''10 bin koruma memuru için start ne zaman verilecek-'' sorusu üzerine de kanuni hazırlığı bitirmeye çalıştıklarını kaydetti.
     Çalışmanın önümüzdeki Bakanlar Kurulu toplantısına yetişmeyeceğini vurgulayan Güler, düzenlemenin bu yasama dönemine yetişmeyeceğini ancak yıl sonuna bitirmeyi hedeflediklerini açıkladı.
     Güler, koruma memurlarının üniformalarının polisten farklı olabileceğini dile getirerek, ''Ancak polis gibi acil olaylarda müdahale yetkisi olacak. Olayın bütün delillerini muhafaza ederek genel kolluk yetkisine haiz adli polisler gelene kadar orada gerekli müdahaleyi yapabilecek'' dedi.
     Özlük haklarının sorulması üzerine Güler, ''Eşite yakın olacak, böyle bir planlamamız var'' diye konuştu.
 

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 15:10

İLGİLİ HABERLER