Gündem
  • 28.2.2002 13:54

28 ŞUBAT 5 YAŞINDA...

KAYNAK : Haber Vitrini İSTANBUL- Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) Refahyol iktidarı döneminde aldığı ve o dönemde "Muhtıra" olarak adlandırılan "28 Şubat Kararları" aradan geçen 5 yıla karşın bugün de tartışılıyor. Türk siyaset tarihine "28 Şubat Kararları" olarak geçen kararların alındığı 28 Şubat 1997 tarihli Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı, son yılların "en uzunu" sayılabilecek bir sürede, 9 saatte tamamlandı. MGK'nın 9 saat süren toplantısının ilk bölümünde Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı tarafından hazırlanan ancak MİT Müsteşarlığı tarafından sunuşu yapılan "Aşırı Dinci Radikal Akımların Türkiye'deki Rejime Tesirleri"ne ilişkin rapor ele alındı. Raporun "Radikal dinci akımların vakıflar aracılığıyla örgütlenme modeli" bölümünde, çeşitli tarikatlar hakkında, Türkiye'deki coğrafi dağılımına kadar çeşitli bilgiler sunuldu. Ayrıca merkezi Almanya'da olan Avrupa Milli Görüş Teşkilatı'nın "Türkiye'deki ideolojik ve örgütlenme safhasını tamamlayarak silahlanma aşamasına geldiğine" ilişkin bilgiler de kurul gündemine getirildi.MGK, bu tartışmalı toplantıda "hükümete tavsiye kararları" adı altında bir dizi karar belirledi. TARİHİ TOPLANTIYA KATILANLAR Toplantıya; Kurul'un daimi üyeleri Başbakan Necmettin Erbakan, Dışişleri Bakanı Tansu Çiller, İçişleri Bakanı Meral Akşener, Milli Savunma Bakanı Turhan Tayan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hikmet Köksal, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Ahmet Çörekçi, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Güven Erkaya ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Teoman Koman ve MGK Genel Sekreteri Orgeneral İlhan Kılıç'ın dışında İçişleri Baknalığı Müsteşarı Teoman Ünüsan, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Onur Öymen, MİT Müsteşarı Sönmez Köksal, Olağanüstü Hal Bölge Valisi Necati Bilican ve Emniyet Genel Müdürü Alaattin Yüksel ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Necdet Seçkinöz de katıldı. Geniş katılımlı MGK toplantısında, Genelkurmay İstihbarat Başkanı Korgeneral Çetin Taner ile MGK Genel Sekreter Başyardımcısı Korgeneral Necdet Timur da hazır bulundu. ALINAN KARARLAR Tartışmaları bugüne kadar yansıyan kararlar şöyle sıralandı: "1- Türk Ceza Yasası'nın laikliğe aykırı örgütlenme ve faaliyetleri yasaklayan, ancak kaldırılan 163. maddesine benzer bir yasal düzenleme yapılması. 163. maddenin kaldırılmasından doğan boşluğun Anayasa'nın 24. maddesine uygun biçimde yeni bir yasa maddesiyle doldurulması, 2- Anayasa'nın 174. maddesiyle koruma altına alınmış "Devrim Kanunları"nın uygulanması; (Tevhidi Tedrisat -Eğitimde Birlik- Kanunu, Şapka Kanunu, Tekke - Zaviye ve Türbedarlıkların Kapatılması Kanunu, Kıyafet Kanunu) 3- Tevhidi Tedrisat Kanunu çerçevesinde Milli Eğitim Bakanlığı'nın önlem alması. Tarikatların yönetimindeki okul, dersane ve kursların denetim altına alınıp, aykırı eğitim yapanların kapatılması, 4- İhtiyaç fazlası imam hatip okullarının meslek okullarına dönüştürülmesi, 5- Pompalı tüfek satışlarına ilişkin kayıtların incelenmesi ve yasal düzenlemeye bağlanması, 6- Sayılan yasalara aykırı hareket edenler hakkında cezai işlem yapılması, bu amaçla Adalet mekanizmasının güçlendirilmesi ve yargı bağımsızlığını sağlayacak önlemler alınması, görevini yapmayan savcı ve hakimler hakkında yasal işleme başvurulması." BEŞ GÜN GECİKEN İMZA Başbakan Erbakan, tabanından yükselen tepkileri önlemek amacıyla "MGK'de kararları beraber aldık. Türk Silahlı Kuvvetleri'yle uyum içindeyiz. Tam bir görüş birliği içindeyiz" şeklinde açıklamalar yaptı. Ancak, MGK bildirisinin "Demokrasiye aykırı" olduğu görüşüne destek aramak için de liderler turuna çıktı. Erbakan, beklediği desteği bulamayınca, toplantıdan 5 gün sonra 6 Mart'ta MGK'nın "tavsiye kararlarını" imzaladı ve bu kararların tavsiye niteliğinde olduğunu hatırlattı. Erbakan'a yanıt 8 Mart'ta Genelkurmay Başkanlığı'ndan geldi. Genelkurmay'ın açıklamasında, şöyle denildi: "28 Şubat 1997 tarihli MGK toplantısından beri TSK'yi hedef alan bazı beyan, yorum ve açıklamalar yapılmaktadır. TSK Anayasal bir kuruluştur. Görev ve sorumlulukları yasalarla tespit edilmiştir. TSK geleneksel görev bilinci ve vazife anlayışı gereği, emrinde olduğu yüce milletimizin güvenliğiyle Anayasamızın temel niteliklerinin korunmasında ve yasaların kendisine verdiği yetki ve sorumluluğun hudutlarının teyit ve tesbitinde fevkalade hassastır. Bu hassasiyet, TSK'nin özünde var olan demokrasiye bağlılığından doğmaktadır. Yüce Türk Milleti, Atatürk'ün kendilerine emanet ettiği laik ve demokratikcumhuriyetin tüm imkanlarından istifade ederek, çağdaş medeniyet yolunda azimle ilerleyecektir. Buna hiç kimse mani olamaz ve olamayacaktır. Hal böyle iken, zaman zaman TSK'yi siyasi polemiklere konu etmek şu veya bu şekilde silahlı kuvvetleri siyasetin içindeymiş gibi göstermek üzüntü vericidir. MGK yasal bir platformdur. Komutanlar, görüş ve düşüncelerini MGK'nin bir üyesi olarak, burada özgür bir şekilde dile getirmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." GENELKURMAY'DA VERİLEN BRİFİNGLER Tartışmalar, MGK kararlarıyla gündeme getirilen temel eğitimin 8 yıla çıkarılması konusunda odaklaşırken, ordudan, 30 Nisan'da bir "Uyarı" daha geldi. Genelkurmay Başkanlığı, kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla başlattığı brifingler dizisinin ikinci gününde yazılı ve görsel medya mensuplarını konuk etti. Genelkurmay burada, "Türkiye'nin savunma konseptinde değişiklik yapıldığını, ülke bütünlüğüne ve Cumhuriyet'in temel niteliklerine yönelik iç tehdidin, dış tehditten öncelikli hale geldiğini" duyurdu ve "İrticanın yok edilmesi hayati öneme haizdir" dedi. Bu açıklamaların ardından Erbakan, 29 Mayıs'ta koltuğunu DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'e devretmeyi kabul etti. Başbakan Necmettin Erbakan, 18 Haziran'da istifasını ve üçlü güvenoyu taahhütnamesini Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e sundu. RP, DYP ve BBP, 55. Hükümet'i kurmak için ortak mutabakat imzaladı. Ancak Demirel hükümeti kurma görevini Çiller yerine 21 Haziran'da ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz'a verdi. Yılmaz'a yeni kabineyi kurması için 10 gün süre tanındı. RP, DYP ve BBP, 278 imzalı deklarasyonla 28 Haziran'da Çankaya Köşkü'ne çıkıp görev beklediklerini beyan etti. 278 imzalı deklarasyon Köşk'e sunuldu. Erbakan, Başbakanlığın DYP Genel Başkanı Tansu Çiller'e verilmesini istedi. Ancak beklenen olmadı ve 55. Hükümet'i kurma görevi Yılmaz'a verildi. ANAP, DTP ve DSP'den oluşan 55. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti 281 kabul, 256 ret ve 2 çekimser oy alarak işbaşı yaptı.

İLGİLİ HABERLER