Gündem
  • 28.2.2022 14:45

28 Şubat’ta atıldığı üniversiteye rektör olarak döndü

28 Şubat Post Modern Darbesi’nde Karadeniz Teknik Üniversitesinde araştırma görevlisiyken doçentlik kadrosu verilmeyen ve okuldan atılan Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, atıldığı üniversiteye rektör oldu. Çuvalcı, “Hem öğrenci için hem de akademisyenler için o dönem karanlıktı. O dönem araştırma görevlisi olarak görev yapıyordum. Doçentlik kadrosu beklerken okuldan uzaklaştırıldım. Bin yıl sürecek denilen 28 Şubat darbesi, halkın tercihiyle AK Parti’nin iktidara gelmesiyle son buldu. Devlet dairelerinde, üniversitelerde başörtüsü serbest oldu. Daha sonra üniversiteye devam ederek atıldığım üniversiteye rektör olarak atandım. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

28 Şubat Post-Modern Darbesi'nin mağdurlarından olan KTÜ Rektörü Prof. Dr. Hamdullah Çuvalcı, yaşadığı o karanlık dönemi anlattı. 28 Şubat döneminde üniversitede doktor öğretim üyesi olarak 8 yıl boyunca yardımcı doçent kadrosu bekleyen ancak üniversiteden uzaklaştırılan Çuvalcı, yoğun baskılara rağmen duruşundan taviz vermedi. Sergilediği dik duruş üniversiteden uzaklaştırılmasına neden olsa da hukuk mücadelesi vererek üniversiteye geri dönmeyi başardı. Bilim için zulme karşı yıllardır yürüttüğü çalışmalar, onu bugün o dönemde atıldığı Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) rektör olarak getirdi.

"SABRETTİK, YARGI YOLUNA GİTTİK"

28 Şubat döneminde yaşadıklarını anlatan Çuvalcı, "Hem öğrenci için hem akademisyen için o günler karanlık günlerdi. Biz bunları yaşadık gördük. Sabrettik, yargı yoluna gittik. Aşırı tepki göstermedik, fiili bir şey yapmadık. Biz inanan insanlarız. 28 Şubat bin yıl sürecek deniliyordu ama daha sonra halkın tercihleri doğrultusunda AK Parti iktidara gelerek bu zulme son verdi. Başörtüsü artık devlet dairelerinde, üniversitelerde artık serbest hale getirildi. Öğrenciler ve akademisyenler o dönemde çok zorluk yaşıyordu. O dönemdeki baskılar ortadan kalkmıştı. Bu konuda emek sarf eden herkese teşekkür ediyoruz." dedi.

"28 Şubat 1997 yılında insanların tercihine ve demokrasiye karşı büyük bir darbe olarak tarihe geçmiştir" diyen Rektör Çuvalcı, "Seçilmiş hükümete karşı askerin, medyanın topyekûn bir hücumuydu. Ben de o zamanlarda üniversitede doktor araştırma görevlisi olarak çalışıyordum. Darbe olmadan önce sinyaller vardı. İnanan mütedeyyin kesime karşı antidemokratik işlemler vardı. Başörtülü öğrenciler de üniversiteye giremiyordu. Başörtü takanlara karşı bize verilen emirler doğrultusunda soruşturma açıyorduk. Ben bir fiil soruşturma açmış bir insanım." şeklinde konuştu.

Suriyeli başörtülü bir öğrencisinin de olduğunu belirten Çuvalcı; "O bunu çok garipsedi. 'Biz Suriye'de böyle bir şey yaşamıyoruz, burada nasıl olur?' demişti. Hakkında çok fazla bir şey yapmamıştık ama garipsemişti. Yine Afganistanlı sakallı Nurullah Mutea isimli bir öğrencim vardı. Üniversiteye giremiyordu. Sakalından dolayı binadan içeri sokulmuyordu." ifadelerini kullandı.

SABAH GAZETESİ

İLGİLİ HABERLER