Gündem
  • 29.8.2019 13:23

60’ından sonra öğrencileriyle birlikte hafız oldu

Matematik öğretmeni olan Mehmet Alemdar, çocukluğundan itibaren ara ara başlayıp yarım bıraktığı hafızlığını 62 yaşında tamamladı. Çorlu’da yürütülen Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesi’nde bir yandan öğrencilere matematik dersi verirken bir yandan da hafızlığını tamamlayan Alemdar, “Peygamber Efendimiz Miraç’a çıktığında ümmetinin yaşadığı zorlukları ve güzellikleri bizzat görmüş. O zorluklardan en büyüğü de Kur’an-ı Kerim’den bir şey öğrenip unutanlar hakkında. Çok ağır cezaları var. Bu yüzden hafızlık yapmak isteyen insanlar kesin kararlı olmalı. Eğer biri hafızlığa başlamış ve bitirememiş ise muhakkak onu tamamlasın” dedi

Çorlu İmam Hatip Ortaokulu’nda matematik öğretmeni iken Örgün Eğitimle Birlikte Hafızlık Projesi’nde ders veren Mehmet Alemdar, kendisi de öğrencileriyle birlikte yarım kalan hafızlık eğitimini 62 yaşında tamamladı.

Aslen Trabzonlu olan Alemdar, dedesinin de hafız olmasından dolayı bir nevi aile geleneğini devam ettirmek istemiş. Küçük yaşlarda başlayan hafızlık eğitimini Bursa’ya taşındıkları için yarım bıraktığını anlatan Alemdar, “Dedem vefat ettiği için babam okuyamamış. Bu yüzden babam benim okumamı çok istiyordu. Ben de matematik öğretmeni oldum ama hafızlık hep içimde ukte olarak kaldı. Zaman zaman yeniden başladım ama tek başıma tamamlayamadım” dedikten sonra hafız olmaya karar verme sürecini şöyle anlattı:

“Peygamber Efendimiz Miraç’a çıktığında ümmetinin yaşadığı zorlukları ve güzellikleri bizzat görmüş. O zorluklardan en büyüğü de Kur’an-ı Kerim’den bir şey öğrenip unutanlar hakkında. Çok ağır cezaları var.

Bu yüzden hafızlık yapmak isteyen insanlar kesin kararlı olmalı. Eğer biri hafızlığa başlamış ve bitirememişse muhakkak onu tamamlasın.”

Öğrencilerini hafızlık için ikna etti

Hafız olamadığı için oğlunun hafız olmasını çok istediğini söyleyen Alemdar, “O da hem hafız hem de Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni oldu. Ben de günlük olarak Kur’an-ı Kerim okumaktan hiç vazgeçmedim. Muhakkak her gün bir cüz okuyordum. Çorlu’dayken de beşinci sınıflara kurs veriyordum. Baktım içlerinde çok zeki öğrenciler var. Kendi kendime “Ben buradan kendime birkaç arkadaş bulursam en sonunda hafızlığı tamamlarım” dedim. 30 kişilik sınıfa konuyu açınca neredeyse 15 kişi kabul etti ve ‘Bismillah’ diyerek başladık” diyerek sözlerini sürdürmeye devam etti:

Proje okulları büyük bir açığı kapatıyor

“Okulumuzun Türkçe öğretmeni diğer okullara giderek beşinci sınıflara böyle bir çalışmamız olduğunu duyurdu. Baya istekli bir öğrenci topluluğu oluştu. Sonrasında bu eğitimin verileceği uygun bir zemin bulundu. Pansiyon, okul ve yemekhane aynı binada hizmet vermeye başladık. Bu çalışma Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nın desteğiyle yürütüldü. Türkiye’nin çeşitli yerlerinde de bu tarz çalışmalar vardı.

Milli Eğitim’in desteği olduğu için ben çocukların matematik derslerine girdim. Aynı zamanda da satranç antrenörüydüm. Türkçe öğretmeniz hafız, müdür yardımcımız fen bilgisi öğretmeni ve masa tenisi antrenörü, İngilizce öğretmenimiz de futbola hakimdi. Çocuklara böylece sosyal aktiviteler yaptırıyorduk. Onları dinlendirip enerjisini alıyorduk. Bu yüzden proje okulları büyük bir açığı kapatıyor.”

 
 
Alemdar, son derslerini oğlundan aldı.

Hem öğrenci hem öğretmen oldum

Ben öğrencilere hem öğretmenlik yaptım hem de onlarla beraber hafızlık öğrencisi oldum. Düzenli olarak çalıştım, yoruldum ama Rabbimin izniyle tamamladık. Zeka kapasite olarak çok zorlanmadım Elhamdülillah. 3 senedir Çorlu’daydı görev yerim. Babam 98 yaşında ve onun için Bursa’ya döndüm. Artık Barbaros Orta Okulu’nda görevliyim. Bu yüzden de hafızlık eğitimimi Doğanbey Din Eğitimi Merkezi’nde devam ettim. Oğlum bu merkezde görevli hafız olduğu için son derslerimi ondan aldım.İlerleyen günlerde de inşallah Çorlu’da öğrencilerimle beraber icazetimizi alacağız.”

Haftanın 7 günü çalıştım

2 yıl eğitim sürecinde her gün düzenli olarak ders çalıştığının altını çizen Alemdar, “Defalarca başlayıp tamamlayamayan biri olarak bu fırsatı kaçırmak istemedim. Hafızlık emek istiyor. Büyüklerimiz hafızlığı şöyle tarif etmişler:

“Bir deve susuz kalsa ve onun yularını tutuyorsan sıkı tutman lazım. Azıcık gevşek bırakırsan deve su bulmak için kaçar.” O yüzden hafızlığı da sıkı tutup gevşetmemek lazım.

Hafızlık yapmak zor değil ama onu kafada tutmak için tekrar yapmak lazım. Çocuklar hafta sonu ara veriyordu ama ben haftanın 7 günü aralıksız çalıştım” ifadelerini kullandı.

 
 
Alemdar'ın okul dergisin ilk sayısında kendisini anlattığı yazısı.
 
Fatma Çelik  Yeni Şafak

İLGİLİ HABERLER