6'YA 5 AKP KAPATILMAYACAK!

3 dk okuma
6'YA 5 AKP KAPATILMAYACAK!

Hızlı Özet

Anayasa Mahkemesi’nin dosyayı görüşmeye başladığı saatlerde Ankara’da kararın kaça kaç çıkacağı konuşulmaya başladı.

BİLAL ÇETİN-VATAN


6’ya 5 rüzgarını kim estiriyor?


Anayasa Mahkemesi’nin üç gün önce esastan görüşmeye başladığı AKP hakkındaki kapatma davası ve sonucu hiç kuşku yok ki Türkiye’nin en önemli gündem maddesi.



Aslında bu dava sonuçları itibariyle sadece Türkiye’de merak konusu değil, dünyanın da dikkatleri bu davanın üzerinde. Avrupa Birliği de ABD de İslam coğrafyası da AKP hakkındaki kapatma davasının sonuçlarına odaklanmış durumda. Dahası uluslararası sermaye çevreleri, özellikle de Türkiye’de büyük yatırımları olan yabancı finans kuruluşları da. Bu finans kuruluşlarının raporlarında dava ve sonuçla ilgili devamlı değerlendirmeler yapılıyor. Davanın Türk siyasetini ve ekonomisini nasıl etkileyeceği analiz ediliyor.



Ve şu anda artık yurt içinde ve dışında bütün ilgili çevreler nefeslerini tutmuş, sonucu bekliyorlar.



Anayasa Mahkemesi ne karar verecek? AKP kapatılacak mı, kapatılmayacak mı?



Yeni değil, yaklaşık dörtbuçuk aydan beri yanıt aranıyor, sonuçla ilgili ihtimal ve senaryo üretiliyor. İddianamenin açıklandığı günden beri herkes kendi meşrebine, beklentisine uygun bir sonuç tahmini yapıyor.



Bu kritik dava konusunda günlerdir papatya falı açılıyor. Balon uçuruluyor, rüzgar estirilmeye çalışılıyor.



İçeriden estirilen rüzgar, dışarıda, yabancı finans kurumlarının değerlendirme raporlarına yansıyor ve “bilgi” olarak iç kamuoyuna geri dönüyor.



Ve özellikle son günlerde yabancı finans kurumlarının raporlarında davanın sonucuyla ilgili son derece iddialı keskin ifadeler yer almaya başlıyor: AKP kapatılmayacak ama uyarılacak...



Kaynağı belli değil. Anayasa Mahkemesi olması da mümkün değil. Ama belli ki içeriden “iyi haber alan kaynaklara” dayalı bilgiler var.



Örneğin ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Mark Parris 15 Temmuz günü kapatma davası ile ilgili değerlendirme yaparken şunları söylüyor:



“Bir ay öncesine oranla kapatmanın önüne geçecek çözümün ortaya çıkması olasılığını bugün daha yüksek görüyorum...”



Yani Parris de “havanın değiştiğini, AKP’nin kapatılmayabileceğini” söylüyor.



Sadece Parris değil, son günlerde Ankara kulislerinde de “hava değişti, kapatılmayacak” söylemi yaygınlık kazanmış durumda. Düne kadar “kesin kapatılacak” diyenler bugün, “hava değişti, kapatılmayacak” diyor.



Havayı ne değiştirdi, nasıl değiştirdi belli değil...



Hatta “hava değişimi” konusundaki iddia ve spekülasyonlar o kadar ileri götürülüyor ki, Anayasa Mahkemesi’nin dosyayı görüşmeye başladığı saatlerde Ankara’da kararın kaça kaç çıkacağı konuşulmaya başladı.



Önceki gün Anayasa Mahkemesi’nin toplantıya başladığı saatlerde, çok güvendiğim, bugüne kadar kritik gelişmeler konusunda önceden verdiği hemen her bilgi doğru çıkan bir haber kaynağım telefon etti. “Duyum değil, kesin bilgi. Ama yazabilir misin bilmem” diye söze girdi:



“Anayasa Mahkemesi’nin 11 üyesi AKP’nin, laiklik karşıtı eylemlerin odağı haline gelip gelmediği yönünde uzun tartışmalar yapacak. Ve sonuçta kapatma eğilimi ağır basacak ve oylamaya geçilecek. Oylama sonunda da karar, 6’ya 5 kapatma yönünde çıkacak. Ama tabii ki Anayasa gereği nitelikli çoğunluk olan 7 oy çıkmadığı için AKP kapatılmayacak. AKP kapatılmayacak ama ciddi bir imaj ve prestij kaybına uğratılacak. Toplum ve kamuoyu nazarında sicili zedelenmiş olacak. Çok ciddi bir uyarı almış olacak. Bundan sonraki süreçte iktidar partisi imajını düzeltebilmek, laikliğe duyarlığı kesimlerin güvenini yeniden kazanabilmek için daha dikkatli hareket etmek, imajını düzeltmek zorunda kalacak...”



Mantık dışı değil ama acaba gerçekten de öyle mi olacak?



Bunu hiç kimse bilmiyor aslında. Hatta Anayasa Mahkemesi üyeleri de...



Meclis Başkanı Köksal Toptan başta olmak üzere AKP içinde de bu yönde beklentisi olanların sayısı hiç az değil. Kimseyi tam olarak memnun etmeyecek ama öte yandan kutuplaşan tarafları yenilmiş, cezalandırılmış duygusuna da sürüklemeyecek bir sonuç olabilir bu.



Tabii ki ihtimal dışı değil ama bugün itibariyle tahmin ve temenniden öte değil...

Bu haber 13176 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

ABD'li askeri analist Douglas Macgregor : İsrail'in varlığını sürdüreceğine inanmıyorum
Gündem
#İsrail#ABD#mekke i̇ttifakı

ABD'li askeri analist Douglas Macgregor : İsrail'in varlığını sürdüreceğine inanmıyorum

Anlaşma, üç ülkeden birine yapılacak silahlı saldırının hepsine yapılmış sayılacağı taahhüdünü içeriyor. Haberde, ülke liderlerinin imza töreninin ardından ittifakın belirli bir ülkeyi hedef almadığını vurguladığı aktarıldı.

Habervitrini12724 Görüntüleme
Türkiye'den Suudi Arabistan'daki saldırıya kınama
Gündem

Türkiye'den Suudi Arabistan'daki saldırıya kınama

Dışişleri Bakanlığı, Irak üzerinden Suudi Arabistan'a yapılan İHA saldırılarını en güçlü şekilde kınadı. Irak hükümetinin sorumluları bulmak için başlattığı soruşturmadan memnuniyet duyulduğunu açıkladı.

Habervitrini13072 Görüntüleme
MHP’den 'Terörsüz Türkiye' modeli için dikkat çeken sözler
Gündem

MHP’den 'Terörsüz Türkiye' modeli için dikkat çeken sözler

MHP İstanbul İl Başkanlığının Şile’de düzenlediği istişare kampında "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin mesajlar verildi. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Türkiye’nin kendi şartlarına göre oluşturduğu "Terörsüz Türkiye" modelinin başka ülkelerdeki örneklerden farklı olduğunu belirterek, modelin önümüzdeki yıllarda çatışmalı ortamların çözümünde örnek gösterileceğini ve üniversitelerde ders olarak anlatılabileceğini söyledi.

Habervitrini13821 Görüntüleme
Marmara'da deprem dengesi değişiyor mu? Uzmandan açıklama
Gündem

Marmara'da deprem dengesi değişiyor mu? Uzmandan açıklama

Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Anadolu levhasının batıya doğru hareketi ve Marmara'nın derin kesimlerindeki fay hareketliliğine ilişkin dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu. Bektaş, derinlerdeki sürünmenin faydaki sürtünmeyi azaltabileceğini belirterek, bunun beklenenden daha küçük bir depremle sonuçlanabileceğini ifade etti.

Habervitrini13070 Görüntüleme