Gündem
  • 30.4.2003 10:01

ABD, TİM HABERİ İÇİN TÜRKİYE'DEN ÖZÜR DİLEDİ

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Pearson, askerlerinin Türk özel timiyle ilgili açıklamalarından duyduğu üzüntüyü Beyaz Saray adına Dışişleri Bakanlığı'na iletti. Türk Genelkurmayı ile irtibat amacıyla Ankara'da bulunan Amerikalı Korgeneral Colby Broadwater da bu haberlerden dolayı Türk muhataplarından özür diledi. Time Dergisi'nin, ''ABD askerlerinin Kerkük girişinde bir yardım konvoyuna eşlik eden Türk özel tim görevlilerini müsadere edip Türkiye'ye geri gönderdikleri'' yolundaki haberinin Türk-Amerikan ilişkilerinde yarattığı krizin gerisinde ne yatıyor? Muhtelif kaynaklardan alınan bilgiler, şu tabloyu ortaya çıkartıyor: TATSIZ BİR OLAY Geçen çarşamba günü Kerkük'ün girişinde Türk ve Amerikalı askerler arasında tatsız bir olayın yaşandığı sır değil. Olay meydana geldiğinde, sivil giysili özel tim görevlileri İstanbul Yardım Vakfı'na ait bir yardım konvoyuna eşlik etmekteydiler. ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALAR Amerikalı askerlerin komutanı Albay Bill Mayville, Türk özel kuvvetlerinin bölgeye ''kötü niyetle'' geldiklerini, Kerkük'teki Türkmenlere gizlice silah sevkiyatı yaptıklarını ileri sürüyor. Türk tarafı ise ısrarla ''silah sevkiyatının söz konusu olmadığını, özel tim görevlilerinin güvenliklerini sağlamak amacıyla kendi silahlarını beraberlerinde götürdüklerini'' belirtiyor. Türk ve Amerikan tarafının verdiği bilgiler birbirini tutmuyor. Türk tarafı, ''Türkmenleri silahlandırmak için özel bir sevkiyatın gerekli olmadığına, Kuzey Irak'ın zaten silah kaynamakta olduğuna, isteyenin kolaylıkla silah satın alabileceğine'' de dikkat çekiyor. KONVOY BİLDİRİLMİŞ Türk yetkililer, ayrıca söz konusu konvoyun korumalı olarak Kerkük'e gideceğinin önceden Erbil'de bulunan Amerikan karargáhının başında bulunan Tümgeneral Henry Osman'a bildirildiğini de aktarıyorlar. Türk özel tim görevlilerini suçlayan Albay Mayville'in ''Türk özel kuvvetlerini bekliyorduk'' şeklindeki açıklaması da bu hususun doğruluğuna işaret ediyor. ABD NEDEN SIZDIRDI? Bu tez doğruysa, Amerikalı askerler neden Amerikan basınına Türk özel kuvvetlerine ''suçüstü yaptıklarını'' açıkladılar? Bu açıklamayı yaparken Türkiye'yi uluslararası camia karşısında zor bir duruma soktuklarını idrak edebilecek durumdaydılar. Mayville'in komutanlarının bilgisi dışında böyle bir çıkış yapmış olabileceğine Ankara'da hiçbir yetkili ihtimal vermiyor. ÇEKİLİN MESAJI MI? Buna rağmen olayın sızdırılması, Ankara'da Türkiye'ye verilmiş bir ''gözdağı'' olarak nitelendiriliyor. Savaş sırasında Türkiye'nin Kuzey Irak'a girmesini engelleyen ABD yönetimi, bundan sonraki aşamada da Türkiye'nin bu bölgedeki hareketlerini mümkün olduğunca sınırlamaya çalışıyor. Albay Mayville'nin açıklamaları, bu doğrultuda yapılmış taktik bir çıkış olarak değerlendiriliyor. Bu çıkış, Kuzey Irak'taki askeri gücünü artıran ABD'nin Türkiye'nin burada bulundurduğu 3 bin kişilik özel kuvvetini tümüyle bölgeden çekmesini talep etmeye dönük bir hazırlığın ilk işareti de olabilir. DIŞİŞLERİ'NE İLETTİLER Hangi hesap söz konusu olursa olsun, Amerikalı askerlerin Türk özel kuvvetlerini zora sokan bir üslup içinde yaptıkları açıklamalar, ilişkilerde ciddi bir sıkıntı yaratmış bulunuyor. Nitekim, ABD'nin Ankara'daki Büyükelçisi Robert Pearson, Amerikan askerlerin bu açıklamalarından duyduğu üzüntüyü Amerikan yönetimi adına Dışişleri Bakanlığı'na iletti. Benzer şekilde, yaklaşık 4 aydır Irak'la ilgili konularda Türk Genelkurmayı ile irtibat amacıyla Ankara'da bulunan Amerikalı Korgeneral Colby Broadwater da bu haberlerden dolayı Türk muhataplarından özür diledi. GÜVENLİĞİNİ ÜSTLENDİLER Peki, bundan sonra ne olacak? Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, ''Türkiye'den Irak'a giden yardım konvoylarının güvenliğinin sağlanması için özel araçlara özel kuvvetlerin eşlik etmesinin doğal olduğunu, bu konudaki yanlış anlamaların giderildiğini'' söylüyor. Gül, ABD ile bu konuda bir mutabakata varıldığını ima ediyor. Ancak önceki gün Habur'dan giriş yapan 7 kamyondan oluşan Kızılay konvoyuna Kuzey Irak'ta Türk özel timleri değil, Amerikalı askerler eşlik etti. Bu durum, Türk tarafının geri adım attığını ve konvoyların güvenliğinin sağlanması görev ve sorumluluğunun Amerikan tarafına bırakıldığını gösteriyor. FARKLI DÜZENLEME Bununla birlikte, varılan mutabakat sonucu halen Kuzey Irak'ta bulunan Türk özel kuvvetlerinin bölge içindeki hareketlerinin ayrı bir düzenlemeye tabi olduğu anlaşılıyor. Özel kuvvetlerin lojistik ihtiyaçlarının karşılanması için giden Türk askeri konvoylarının güvenliği doğrudan silahlı Türk özel timleri tarafından karşılanıyor. Ancak, bu nitelikteki konvoy hareketleri konusunda da General Osman'ın Erbil'deki karargáhının önceden bilgilendirildiği anlaşılıyor. JESTLER MEMNUN ETTİ Kuzey Irak'ta mevcut durumda ABD ve Türk ordusunun yanı sıra Talabani ve Barzani'ye bağlı peşmergeler de dahil olmak üzere 4 ayrı askeri kimlik bulunuyor. Bu durum, kuşkusuz belli bir koordinasyon ihtiyacı yaratıyor. Ancak geçen çarşamba günkü olaydan sonra ABD tarafının peşmergeleri belirgin bir disiplin altına alarak, Kerkük ve Musul'dan çıkmaları için ültimatom vermesi, Türk tarafının peşmergelerle ilgili şikáyetlerinin Amerikalılar tarafından ciddiye alındığını gösteriyor. Kerkük'e yardımı engellemeye çalıştılar Irak'ın Kerkük ve Bağdat kentlerine yardım götüren Türk Kızılay heyeti, önce ABD, sonra Peşmerge engeline takıldı. Kızılay heyeti, Kerkük'te önce ABD askerlerince durduruldu. ABD askerleri TIR'ların aranacağını söylediler. Kızılay yetkililerinin uzun süren itirazları sonucu TIR'ların hareket etmesine izin verildi. Heyetin ikinci durağı Cumhuriyet Hastanesi oldu. Bu kez de peşmergeler ilaçların kimyevi maddelerine dair uluslararası belge istendi. Türkmenlerin araya girmesinin ardından Peşmergeler, ilacın hastaneye indirilmesine izin verdi. Ancak bu kez de ortaya yeniden ABD askerleri çıktı ve Kerkük'te ilaç dağıtımının yerel makamların kontrolünde olduğunu ve buraya bırakılan ilaçların, hastanelere ihtiyaca göre dağıtıldığını söylediler. Kızılay heyeti, bunun üzerine, bazı görevlilerini Kerkük'te kalan TIR'larla bırakarak, Bağdat'a hareket etti. Milletvekilleri Hüseyin Güler ve Turan Çömez eşliğinde Kerkük'e getirilen Kızılay yardımının bir bölümü, Kerkük'te Türkmen Cephesi'ne teslim edildi. (Sedat Ergin/ Hürriyet)

İLGİLİ HABERLER