Gündem
  • 23.4.2021 19:26

ABD'nin sözde 'Ermeni soykırımı' adımına Ermeni Patriği'nden sert tepki: 1000 yıllık ortak tarihin...

Kendi kanlı tarihlerinin üzerine örten, başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerin sürekli sözde 'Ermeni Soykırımı'nı öne sürerek Türkiye'yi köşeye sıkıştırma çabasına tepki gösteren Türkiye Ermenileri 85. Patriği Sahak Maşalyan, “Halkımızın acısının ve ecdadımızın kutsal anısının bazı ülkelerce gündelik politik amaçlara alet edildiğini görmek bizi üzmektedir.” ifadesinde bulundu.

Göreve gelmeden önce "Sözde Ermeni soykırımını tanıyacağım" diyen ABD Başkanı Joe Biden'ın Cumartesi günü bu sözünü tutacağı açıklanmasının ardından tepkiler yükselmeye devam ediyor.

Kendi kanlı tarihlerinin üzerine örten, başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerin sürekli sözde 'Ermeni Soykırımı'nı öne sürerek Türkiye'yi köşeye sıkıştırma çabasına bir tepki de Türkiye Ermenileri 85. Patriği Sahak Maşalyan'dan geldi.

Türkiye Ermenileri 85. Patriği Sahak Maşalyan, "Halkımızın acısının ve ecdadımızın kutsal anısının bazı ülkelerce gündelik politik amaçlara alet edildiğini görmek bizi üzmektedir. 10 yıllardır bu konunun, parlamentoların gündemine taşınmasının neden olduğu gerginlikler, iki halkın yakınlaşmasına hizmet etmemektedir, tersine hasmane duyguları kışkırtarak barışmanın gecikmesine yol açmaktadır. Öncelikle dostluk ve samimiyet köprüleri kurulmalıdır. Ancak böyle bir ortamda tarihi olayların değerlendirilmesi çok daha yapıcı ve tatminkar olacaktır. Üçüncü taraf ülkelerin işte bu yönde teşvik edici bir katkı sunması arzulanmaktadır." dedi.

"1000 yıllık ortak tarihin acı bir istisnası"

Maşalyan, AA'ya 1915 olaylarına ilişkin yaptığı açıklamaya, "Biz de öncüllerimiz olan rahmetli patriklerimiz gibi Türkler ve Ermeniler arasında barış, dostluk ve esenlik dileklerimizi sunmaya devam edeceğiz. Üstünden 106 yıl geçmiş olayları, 1000 yıllık ortak tarihin acı bir istisnası olarak görüp ilişkilerin ortak komşuluk ve kazanç paydalarının üstünde ivedilikle yeniden inşa edilmesini teşvik edeceğiz." diyerek başladı.

Komşu devletler olarak Türkiye ve Ermenistan'ın, yakın coğrafi konumları ve bu konumun getirdiği tarihi tecrübeler göz önüne alındığında, birlikte yaşamayı kader edinmiş durumda olduğunu dile getiren Maşalyan, "Biz, her iki halkın bu topraklara özgü ve geleneklerinde var olan komşuluk bağlarının Türkiye ve Ermenistan resmi makamları arasında da canlanmasını ümitle bekleyenlerden olmayı tercih ediyoruz." ifadelerini kullandı.

"6 devletli bir barış havzası oluşturma' projesi, bölgedeki halklara 100 yılın barışını getirebilir"

Türkiye Ermenileri 85. Patriği Sahak Maşalyan, şunları söyledi:

"Sayın Recep Tayyip Erdoğan, hem Başbakan hem de Cumhurbaşkanı olarak Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bu vesileyle mesajlar yayımlayan yegane devlet büyüğü oldu. Bu mesajlarda acımızı paylaşan bir ruh ve sürgün döneminde hayatlarını kaybeden halkımız evlatlarının anısına dair bir saygı göze çarpmaktadır. Bize göre bu mesajları gelecekte bir yakınlaşmaya zemin hazırlayabilen olumlu adımlar olarak değerlendirmek yerinde olur. Keşke kendilerinin önerdiği ortak tarih komisyonu oluşturulabilseydi, en az 15 yıllık bir yol alınmış olurdu. Ermenistan ve Türkiye arasında anlaşma protokolleri keşke hayata geçirilebilse, sınırlar açılabilseydi. O zaman Karabağ çatışmasının çözümü de farklı bir mecraya taşınabilirdi. Yine de geç kalındığını düşünmüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın Kafkasya için önerdiği '6 devletli bir barış havzası oluşturma' projesi, bu bölgedeki halklara 100 yılın barışını getirebilir."

"Politik amaçlara alet edildiğini görmek bizi üzmektedir"

Tarafların daha titiz bir dil kullanarak, ulusal onurları kırıcı ifadelerden imtina etmelerinin, yapıcı diyalogların kurulmasını kolaylaştıracağını vurgulayan Maşalyan, sözlerini şöyle tamamladı:

"Halkımızın acısının ve ecdadımızın kutsal anısının bazı ülkelerce gündelik politik amaçlara alet edildiğini görmek ise bizi üzmektedir. 10 yıllardır bu konunun, parlamentoların gündemine taşınmasının oluşturduğu gerginlikler, iki halkın yakınlaşmasına hizmet etmemektedir, tersine hasmane duyguları kışkırtarak barışmanın gecikmesine yol açmaktadır. Öncelikle dostluk ve samimiyet köprüleri kurulmalıdır. Ancak böyle bir ortamda tarihi olayların değerlendirilmesi çok daha yapıcı ve tatminkar olacaktır."

İLGİLİ HABERLER