Yaşam
  • 28.2.2002 14:24

AFYON DEPREMİ RAPORU...

KAYNAK : Haber Vitrini AHMET ÇINAR İZMİR - Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Mühendislik Fakültesi'ne bağlı Jeofizik, Jeoloji ve İnşaat Mühendisliği bölümlerinin öğretim üyeleri, hazırladıkları "Afyon Depremi Analiz Raporu"nu açıkladı. Afyon'daki zemin yapısının aynısının İzmir kıyı şeridinde de olduğunu vurgulayan bilim adamları, yanlış zeminlerde kurulmuş ve mühendislik hizmeti görmemiş yapıların her depremde yıkılmaya mahkum olduğunu söyledi. DEÜ Rektörü Prof. Dr. Emin Alıcı başkanlığında toplanan Jeofizik, Jeoloji ve İnşaat Mühendisliği bölümlerinin öğretim üyeleri, Afyon Depremi'nin hemen ardından bölgede yaptıkları incelemeleri, bir prezentasyonla basına ve kamuoyuna sundu. Toplantının açılışında konuşan Rektör Prof. Dr. Alıcı, depremle birlikte yaşamaya alışmak gerektiğinin son olarak Afyon Depremi'yle bir kez daha görüldüğünü söyledi. Prof. Alıcı, "Üniversitemizin üç bölümündeki öğretim üyeleri, depremin ertesi günü Afyon, Sultandağı ve Çay beldelerine gittiler, incelemelerde bulundular. Afyon Depremi'nden alınması gereken dersleri bir rapor haline getirdiler" dedi. "MÜHENDİSLİK HİZMETİ ALMAYAN YAPILAR YIKILIR" DEÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Düzgün ise, Çay ilçesindeki zemin yapısının tipik bir örneğinin İzmir'de olduğunu belirterek, "İzmir'in tüm kıyı bölgesi, Çay ilçesindeki zeminin aynısıdır. Hiç bir farkı yoktur. 1950'den sonra yapılan yapıların çoğu, mühendislik hizmeti almayan yapılardır. Mühendislik hizmeti almayan ve gevşek zeminde inşa edilen bu tür yapılar, her depremde hasar görecektir. Biz de hep 'vah vah vah' diyeceğiz. Son depremde 3 bin konut yıkıldı. Artık ne yapmamız gerektiğini görmeliyiz" diye konuştu. Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Akçığ ise, İzmir'de deprem büyüklüklerinin orta büyüklükte olduğunu, ancak büyük deprem olma olasılığının her zaman var olduğunu söyledi. Prof. Akçığ, "Özellikle İzmir'in sahil şeridi bizim 'muhallebi' tabir ettiğimiz gevşek zemindir. Afyon'un Sultandağı ilçesindeki zemine çok benzemektedir. Alsancak, Güzelyalı ve Güzelbahçe şeridindeki zemin hep böyledir. Sultandağı'ndaki risk neyse, İzmir sahilinde de aynı risk vardır. Hasarları önlemek için yer seçimi doğru yapılmalı ve zeminle yapı arasındaki evlilik sağlam kurulmalıdır" ifadelerini kullandı. Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tahir Emre de, Çay Belediyesi Konut Yapı Kooperatifi'ndeki bir apartmanın üçüncü kat tavanından düşen bir beton parçasını göstererek, "Bu parça, değil balyozla ve çekiçle, elle bile ufalanmaktadır. Dereden alınan malzemeyle yapılan bir betondur. Ve bu parça, üçüncü kat tavanından alınmış bir parçadır. Biraz daha araştırsak, belki bu beton parçasının içinden balık kılçığı bile çıkabilirdi" dedi.

İLGİLİ HABERLER