Gündem
  • 26.2.2022 12:56

Akşener Amerikancılığın ayarını kaçırdı! Erdoğan’a çirkin saldırı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin hem Rusya hem de Ukrayna ile bağları olduğunu belirtip itidal çağrısı yapmıştı. Erdoğan’ın evrensel nitelik taşıyan ve büyük destek alan barış çağrısını lekelemeye kalkan Amerikancı Meral Akşener, çirkin ifadeler kullandı. Akşener, "Hatta Putin’in gölgesine özenen yavru tek adamlar, bugün bile aynı iki yüzlülükle Rusya'nın AB konseyi üyeliğinin askıya alınmasına çekimser oy vermişlerdir." dedi.

Rusya ile Ukrayna arasındaki gerilimi fırsat bilerek Türkiye’nin Rusya ile ilişkileri kökünden koparması gerektiğini savunan ve S-400’lerin geri iade edilmesi gerektiğini söyleyen Amerikancı İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, skandallarına bir yenisini daha ekledi.

Twitter hesabından birkaç paylaşım yapan Akşener, Rusya’nın Ukrayna’ya olan saldırısını kabul edilemez gördüğünü açıklasa da tarafsız kalan ve iki tarafa da itidal çağrısı yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a çirkin ifadelerle saldırdı.

Akşener şunları yazdı:

1956 senesinde Budapeşte’de, 1968 senesinde Prag’da ne yaşandıysa; 2022 senesinde Kiev’de yaşanan da odur. Tek fark; hür dünyanın despotizme ve saldırganlığa daha müsamahakar ve ilgisiz oluşudur.

Kravat takmış çarlar ve türevleri, ABD’nin banisi olduğu küresel ekonomi tarafından şımartılmış hatta cesaretlendirilmiştir. Öyle ki; Batı demokrasileri bu otoriter yönetimlerin şantaj ve tehditlerine boyun eğmiş âdeta dış politikalarını rehin vermişlerdir.

Hatta Putin’in gölgesine özenen yavru tek adamlar, bugün bile aynı iki yüzlülükle Rusya'nın AB konseyi üyeliğinin askıya alınmasına çekimser oy vermişlerdir.

Avrupa kendisini içeriden kilitlemiş bir müze değildir. Geçmişte Bosna ve göçmen meselelerinde olduğu gibi kendisini korumak için zorbalara hoşgörü ile yaklaşamaz, yaklaşmamalıdır.

Bugün Avrupa, Petersburg ve Moskova sokaklarında işgali protesto edenlerdir, Ukrayna’da ülkesini terk etmeyen, hayatı pahasına işgale karşı duran insanlardır. Onlar bugün Avrupa’yı, Alman ve İtalyan hükûmetlerinden daha fazla temsil ediyor.

Uluslararası toplumu; despotizme ve saldırganlığa verdiği bu krediyi geri almaya, küçük ve kısa vadeli çıkarları için tehlikeye attıkları uluslararası güvenliğe sahip çıkmaya davet ediyorum.

 
 


 

İLGİLİ HABERLER