Medya
  • 5.5.2004 12:42

AKSİYON DERGİSİ, CUMHURİYET GAZETESİ’Nİ KAPAK YAPTI VE CUNTACILIKLA SUÇLADI...

Cemal Kalyoncu imzalı yazıda, Cumhuriyet’in tarihinden kesitler ve anekdotlara yer verildi. İşte o yazıdan bir bölüm: (...) Cuntanın sözcülüğünü yaptı Nadir Nadi’nin, 1971 yılında 9 Mart darbesine hazırlananlar arasında yer alan İlhan Selçuk’tan haberdar olmaması mümkün değildi. Mahir Kaynak ve İlhan Selçuk’la beraber ‘darbeciler’ birbirlerinin ev ve işyerlerinde toplantılar yapmaktaydı. Bunlardan biri de Cumhuriyet’te yapılmıştı. Gazetenin eski yazı işleri müdürü olan ve halen Cumhuriyet’te çalışan Sami Karaören anlatıyor: “Nadir Bey’in derece derece bilgisi vardı. Nadir Bey, gece toplantılarının içinde değildi ama kendisine bilgiler veriliyordu tabii.” Bu yıllarda özellikle bürokrasi ve solcu gençlik üzerinde etkili bir gazete olan Cumhuriyet, Türkiye’nin karışık döneminde de eski kimliğinden uzak yayın yapar. Bu dönemde Cumhuriyet okuyanlar ile okumayanlar, sistemin işleyişindeki bazı kışkırtmalar sonucu birbirine girer. Gazete; iktidarlar, örfi idare ve askeri yönetimler tarafından en çok kapatma cezası alanların başında gelir. 10 Ağustos 1940’ta ‘Bu adamlar benimle uğraşmak istiyor’ diyerek Cumhuriyet Gazetesi’ni 90 gün süreyle kapatır İsmet İnönü. Bundan önce de kapatıldığı gibi bundan sonraki dönemlerde de, başta askeri yönetimlerin bulunduğu zamanlar olmak üzere Cumhuriyet kısa veya uzun aralıklarla kapatma cezası alır. Kenan Evren döneminde de, çoğunlukla olduğu gibi yine İlhan Selçuk’un bir yazısı sebebiyle kapatılır gazete. Tarih 24 Ocak 1983’tür. 18 Şubat günü tekrar çıkmasına izin verildiğinde Nadir Nadi, başyazısında şunlardan yakınacaktır: “Biz Cumhuriyetçiler için Atatürk’ün hayatta bulunduğu dönem gazetenin en parlak, en huzurlu yılları oldu. Nedense Atatürk’ten sonra yazgımız değişti.” Bu dönemde gazetenin kadrosunda bugün liberaller olarak öne çıkacak genç isimler vardı. Hem de bunlar idari kademelerde görevliydi. Hasan Cemal bu ekibin başını çekiyordu. Hasan Cemal’i, yabancı dili ve solu biliyor olması sebebiyle İlhan Selçuk, Oktay Akbal ve Sami Karaören aldırmıştı gazetenin İstanbul’daki merkezine. Cemal, 2 Nisan 1981’de gazetenin genel yayın müdürlüğüne getirildi. Karaören, bu konuda, “Gençtir, yabancı dil biliyor, koşar, Cumhuriyet’i şey yapabilir. İşte yakışıklı makışıklı adamdır dedik. Ama Hasan Cemal tam bir ihanet içinde oldu. Ama şunu çok açık söylüyorum, vaktiyle komünistliği kimselere bırakmayanlar sonradan dönüş yapan kişiler oldular” iddiasındadır. Aileden Leyla—Bülent Uşaklıgil’in kızları Emine Hanım da müessese müdürlüğüne tayin edilir. Eski kadrosuna göre epey genç olan ekip gazeteyi liberal bir çizgiye getirmeyi kararlaştırır. Hatta Sami Karaören, liberal çizgiye gelme konusunda Hasan Cemal’in şu düşüncesini de kendilerine aktardığını söylüyor: “Hep birlikte olduğumuz bir ortamda iken Nadir Bey’e teklif etti. ‘Efendim’ dedi ‘biz öyle bir gazete olalım ki Atatürk’ün aleyhinde de bir yazı çıkabilsin Cumhuriyet’te.”

İLGİLİ HABERLER