Spor
  • 18.9.2002 10:16

ALİ ŞEN ÇÖZÜMÜ BULDU : " FENERBAHÇE'YE DE ERKEN SEÇİM LAZIM "

KAYNAK : Haber Vitrini ANKARA/Şampiyonlar ligi'nden elenen, son iki maçında 4 puan kaybeden Fenerbahçe'de tartışmalar sürüyor.Bodrum'dan Fenerbahçe'ye gözleyen Ali Şen, Star Gazetesi'ndeki köşesinde,"Fenerbahçe'ye de erken seçim lazım" dedi. İŞTE ALİ ŞEN'İN YAZISI 3 KASIM tarihinde, ülkemizde erken genel seçimler yapılacak. Meclis'in kararı böyle. Ancak TBMM, bu kararı değiştirebilir ve seçimi erteleyebilir. Siyasette erken seçim kararı neden alındı? Ülke kötü yönetildi. İşsizlikler çoğaldı. Ekmek parası bulamayan insanların sayısı her gün daha da çoğalıyor. Bir sürü neden var. Bu sıkıntılardan kurtulmak için; ülkeyi kötü yöneten yöneticilerin gitmesi, yapılacak genel seçimlerde halkın ülkeyi düzlüğe çıkaracak yeni yöneticileri seçebilmesi için erken genel seçim kararı alınır. Siyaset hep böyledir. Sebepleri, partilerin menfaatlerine göre değişik olsa da hep kötü yönetimlerdir. Herkes daha iyi ve daha güzel yönetilmeyi ister. Fenerbahçe'de de artık erken seçim şart oldu. Başkan Aziz Yıldırım'a, bu kulübün tarihinde hiç kimseye verilmeyen büyük destek verilmiştir. Hiç muhalefet olmamıştır. Gerçi Aziz Yıldırım'a yakın bazı kullar muhalefetten söz ediyorlar ama, kulüpte hiç kimse, hiçbir grup Aziz Yıldırım'a muhalefette bulunmadı. Tavsiyelerde bulunanlar var. Onlardan biri benim. Yol göstermek istiyorum. Fenerbahçe Kulübü'nün yönetim tarzının nasıl olması gerektiğini, başkanın başarılı olması için ne yapması gerektiğini hep yazıyor ve söylüyorum. Ama, muhalefet olmadığımı da söylüyorum. Muhalefet demek, görevdekilerin yerine göreve talip olanlardır. Benim öyle bir arzum yok. Aziz Yıldırım göreve geldiğinde ben, olağan kongrede başkanlığa tekrar adaylığımı koymamıştım. Görevim bitmişti. Artık yeni yüzlere, yeni insanlara ihtiyaç vardı. Aziz Yıldırım da yeni yüzdü. İddialı bir insandı. Ligin 22'nci haftasında göreve gelmişti. Lider bir Fenerbahçe'yi teslim aldı. Oynanacak 12 maç kalmıştı. Aynı teknik kadro, aynı futbolcular. Ancak yeni başkanla, geri kalan 12 haftada şampiyonluk kayboldu. Aziz Yıldırım iddialıydı. 'Dünya kulübü olacağız' diyordu. Bir müddet sonra kendi ekibini oluşturdu. Kimse muhalefet etmedi. Bizim alıp yarısını bitirdiğimiz Samandıra Tesisleri'ni bitirdi. Daha sonra stadı yeniledi. Herkes yanındaydı. Ancak, Fenerbahçe Kulübü'nü yönetmek için gerekli bilgiye bir türlü sahip olamadı. Tecrübeli insanların tavsiyelerine kulak asmadı. Bölmeyi, böldürmeyi bir yöneticilik hüneri sandı. Göreve geldiğinde işe kötü başlamıştı. Onu tenkit etmiştim. Çünkü, kazanılan bir şampiyonluğu Galatasaray'a vermişti. Küme düşen Kayserispor'a, Şekerspor'a puanlar dağıtılmış, şampiyonlu k gitmişti. Daha sonraki yıllarda kongrede aday oldu ve üyelere aynen şunları söyledi; 'Bir şans daha istiyorum. Hatalarımı gördüm. Büyük başarılar vaat ediyorum'... Kongre yine Aziz Yıldırım'a büyük destek verdi. Hata yaptığını kabul eden, değiştiğini söyleyen Aziz Yıldırım'a ben de destek verdim. Ona karşı olanların hemen hepsini Bodrum'da topladım, 'Benden iyi başkanlık yapıyor' dedim. Çünkü, muhteşem bir stadı yapmaya başlamıştı. Öyle veya böyle, kaynak oradan veya buradan, ben neticeye bakarım ve yapılan stadın büyüklüğüne bütün Fenerbahçeliler gibi hayran olan biriydim. Büyük destek verdim. Takım 7 mağlubiyet almış olsa dahi şampiyon oldu. Artık Avrupa'ya çıkacaktık. Avrupa'da 6 maçta hiç puan alınamadı. Aziz Yıldırım kulübü tekrar kötü yönetmeye başladı. Yine onu tenkit etmeye yol göstermeye başladım. Zigzaglar benden değil, Aziz Yıldırım'ın kötü-iyi-kötü yönetimlerinden kaynaklanmaktadır. Milyonlarca Fenerbahçeli her zaman benim fikrimi sordu. Ben de açıkça fikirlerimi, tavsiyelerimi ortaya koydum. Aziz Yıldırım 5 yıldır görevde. Sportif başarısı hiç yok. Stat yapılmamış olsaydı milyonlarca Fenerbahçeli, 5 yıldır 1 defa şampiyon olan, 4 Galatasaray şampiyonluğunu arka arkaya gören tek Fenerbahçe başkanına bu kadar destek olur muydu? Fenerbahçeli taraftarlar başkanına hep saygılı olmuşlardır. Büyük taraftarlarımız, kulübe hizmet eden herkesi ama tartışmasız herkesi başının üstüne taç yapmasını bilmiştir. Aziz Yıldırım, beraber çalıştığı pek çok yöneticiyle yolunu ayırdı. Halbuki, Hamdi Akın gibi birçok yönetici, tesisleşmenin baş mimarıydılar. Milyonlarca taraftarı hiç kimsenin yönlendiremeyeceğini anlayamadı. Bütün Fenerbahçeli taraftarlar kızgın, kırgın, boyunları bükük ve umutsuz. Artık herkes, gerçekleri görmeye ve konuşmaya başladı. Fenerbahçe'nin hali ne olacak? Bu soru, bütün Fenerbahçeliler tarafından birilerine soruluyor. Çare, Lorant'ın gidişi değildir. Geçen yıl 5'inci haftada Denizli tartışılıyordu. Ondan evvelki yılın 5'inci haftasında Denizli yeni göreve gelmiş, ona güvenen insanların sayısı çok değildi, o da tartışılıyordu. Ondan bir yıl evvelki 5'inci haftada, mağlubiyeti olmayan Teknik Direktör Rıdvan Dilmen gönderiliyordu. Her yıl aynı senaryo. Teknik direktörün ilk evvela yıpratılması temin ediliyor. Kamuoyu oluşturuluyor. Hangi teknik direktör, otoritesi elinden alınmış bir eğitimci olarak futbolcularına disiplini ve kendi otoritesini kabul ettirebilir. Futbolcu cin gibidir. Saha kenarındaki teknik direktörün sahipsiz olduğunu anladığı anda, ona itibar etmez, onu dinlemez. Lorant, Milliyet Gazetesi'ne verdiği demeçlerde, bütün bu yanlışlıkları söyledi. Lorant, takımı kurmadığını, transferleri kendisinin yapmadığını, istediği futbolcuların alınmadığını ve kulüpte yalnız bir adam olduğunu söylemişti. Bu şartlarda hangi teknik direktör başarılı olabilir. Aziz Yıldırım, bütün çabalarına rağmen sportif başarısı olmayan bir başkandır. Fenerbahçe'de erken seçim olmalıdır. Olağanüstü Genel Kurul yeni başkanı seçecektir. Hiç kimse endişe etmesin. Fenerbahçe'de, Yıldırım'dan daha iyi başkanlık yapacak çok sayıda genç, yeni, başarılı insanlar vardır. Hiç kimse borçtan korkmasın. Aziz Yıldırım, hem genel kurulda üyelere, hem de televizyonda taraftarlara Fenerbahçe'nin borcu olmadığını söylemiştir. Zaten göreve geldiği Şubat 1998'de Fenerbahçe Kulübü'nün borcu yoktu. Yoktu çünkü, 3.5 milyon marka alınan Okocha'yı 35 milyon marka satmıştı. Borçları sıfırlamıştı. O tarihten bu tarafa yapılan düşüncesiz futbolcu harcamaları, boşuna kulübü borçlandırmalar, asla ve asla, kulüpte göreve talip olacak yeni yöneticiler için bir yük olamaz. Fenerbahçe taraftarları, böyle bir yükü, böyle bir borcu gelen başkan ve yönetimin kabul etmesini istemeyecektir. Bütün camia, her Fenerbahçeli, borçsuz Fenerbahçe'nin olduğunu başkanın verdiği garantilere inanarak görmektedir. Siyasette de sporda da yeni yüzler isteniyor. Yeni insanları toplumumuz tanımak istiyor. Yeni yüzler gelecektir. Hiç kimse önüne geçemez. Aziz Yıldırım'a son tavsiyem; kulübe gösterdiği inşaatçılıktaki başarısından dolayı, tribünler tarafından gönderilmeden istifa etmesidir. Bu tesisleri yapan, ama ne şartla olursa olsun bitiren bir başkanın tribünler tarafından istifaya zorlanmasını Fenerbahçelilik saygınlığıyla bağdaştırmam.

İLGİLİ HABERLER