Gündem
  • 23.11.2020 18:39

Almanların Türk gemisine baskını devleti ayaklandırdı

Yunan bir komutan tarafından sevk ve idaresi gerçekleştirilen İrini Harekatı'nda görevli bir Alman fırtakeyni, Türkiye'den Libya'ya gıda ve boya gibi muhtelif maddeler taşıyan Türk bandıralı gemiyi Doğu Akdeniz'de durdurarak uluslararası hukuka aykırı bir şekilde saatlerce aradı.

Doğu Akdeniz'de Alman provokasyonu: Türk gemisine baskın yaptılar

Son dakika haberleri... Türk gemisindeki skandal aramaya Dışişlerinden sert tepki

Aramaya sert tepki gösteren Dışişleri Bakanlığı, 'Libya’ya taşımacılık yapan gemilere uygulanan bu çifte standartlı ve hukuk dışı muamele asla kabul edilemez. Silah ambargosunu ihlal etmediği görülen gemimizin ağır hava şartları altında saatlerce güzergâhından alıkonulmasını, ayrıca denetleme sırasında personele adeta suçlu muamelesi yapılmış olmasını esefle karşılıyoruz. Yetkisiz ve güç kullanılarak yapılan bu eylemi protesto ediyoruz'' dedi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay ise "AB’nin istişare etmeden başlattığı İrini Harekatı son operasyonuyla taraflı olduğunu bir kez daha tescil etmiştir. Bu tartışmalı harekat çerçevesinde bir Alman fırkateyni tarafından yük gemimize karşı gerçekleştirilen hukuksuz müdahaleyi şiddetle kınıyorum" açıklamasını yaptı.

CNN Türk'e konuşan emekli Tümamiral Cem Gürdeniz, skandal aramanın denizde haydutluk olduğunu belirterek, ''Çünkü gemi Alman gemisidir, taktik komutan Yunanlı komutandır. İki karar verici Türkiye'ye karşı düşmanca harekette bulunmuştur. Küstah adamlar! Personel de direniyor, onları da tebrik ediyorum. Bunun affedilir yanı yok'' dedi. Öte yandan konuyla ilgili taşımacılık şirketinden de açıklama geldi.

Edinilen bilgiye göre, Türk bandıralı ROSELINA-A gemisi, taşıdığı insani yardım malzemeleri ile İstanbul'dan demir alarak Libya'ya hareket etti. Gemi, dün gece Yunanistan Deniz Kuvvetlerinden bir komutanın sevk ve idaresinde yapılan İrini Harekatı'nda görevli Alman fırtakeyni tarafından Mora yarımadasının güneybatısında uluslararası hukuka aykırı bir şekilde durduruldu.

HELİKOPTERDEN İNİŞ YAPTILAR

Deniz hukukuna göre, gemilerde arama yapabilmek üzere gemiye personelin çıkması için bayrak devletinin rızasının alınması gerekmesine rağmen, Türkiye'den böyle bir izin almadan Hamburg Fırkateyni'nin personeli gemiye helikopterden iniş yaptı. Personelin gemiye helikopterden inişi ve Hamburg Fırkateyni'nin ROSELINA-A gemisi çevresindeki hareketleri de gemi personeli tarafından cep telefonuyla anbean kaydedildi.

İNSANİ YARDIMDAN BAŞKA BİR ŞEY BULAMADILAR

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Türkiye'den Libya'ya giden geminin hukuk dışı aranmasını "deniz haydutluğu" olarak niteleyerek, "Bu hadsiz müdahaleye karşı her türlü yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağız." ifadesini kullandı.

Ünal, Türkiye'den Libya'ya gıda ve boya gibi muhtelif maddeler taşıyan geminin Doğu Akdeniz'de durdurularak uluslararası hukuka aykırı şekilde aranmasına ilişkin Twitter hesabından açıklama yaptı.

Türkiye'den Libya'ya giden ticaret gemisine yapılan müdahalenin asla kabul edilemeyeceği belirten Mahir Ünal, "Bu girişim Türkiye'ye karşı yapılan bir deniz haydutluğudur. Uluslararası hukuka tamamen aykırı olan bu hadsiz müdahaleye karşı her türlü yasal haklarımızı sonuna kadar kullanacağız." değerlenmesinde bulundu.

Geminin süratini düşürterek, yolundan engelleyen askerler Türkiye'den izin almadan, yapılanın hukuki olmadığı yönünde yapılan tüm ikazlara uymayarak gemideki tüm konteynerleri açarak aradı. Sabahın ilk ışıklarına kadar süren aramanın ardından gemide insani yardım malzemesi, bisküvi gibi gıda maddeleri, boya gibi maddeler dışında bir şey olmadığını anlayan askerler gemiden ayrıldı.

HUKUKA AYKIRI

Gemi Misrata Limanı'na doğru seyrine devam ederken, Türkiye'nin konuyla ilgili uluslararası kuruluşlar nezdinde girişimlerde bulunacağı öğrenildi. Güvenlik kaynakları da konuya ilişkin yaptıkları değerlendirmede, İrini hareketi unsurlarının bayrak devletinin rızası olmadan gemiye çıkmasını hukuka aykırı bir davranış olarak nitelendirdi.Yaşanan skandal nedeniyle geminin saatlerce Akdeniz’de ağır deniz şartlarında maruz bırakıldığını belirten kaynaklar, olay nedeniyle açık denizlerin serbestisi ilkesinin de açık olarak ihlal edildiğini vurguladı.

Son dakika haberleri... Türk gemisindeki skandal aramaya Dışişlerinden sert tepki

DIŞİŞLERİ'NDEN SERT TEPKİ

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Türk bayraklı ticari geminin Irini Harekâtı kapsamında Türkiye'nin rızası olmadan denetime tabi tutulması hakkında yazılı açıklama yaptı. Aksoy, Irini Harekâtı'nın, AB tarafından yürütülen; ancak amacı ve faydası tartışmaya açık bir harekât olduğuna dikkat çekerek, "Bu harekât çerçevesinde dün (22 Kasım) 'Hamburg' isimli Alman savaş gemisi, Ambarlı Limanından Misurata'ya boya, boya malzemesi ve insani yardım malzemesi taşımakta olan 'MV Roseline A' adlı Türk bayraklı ticaret gemisini sabah saatlerinde ayrıntılı şekilde sorgulamıştır. Kaptan işbirliği göstererek geminin yükü ve seferi hakkında ayrıntılı bilgi paylaşmıştır. Buna rağmen saat 17.45'te Irini Harekâtı silahlı unsurları tarafından gemiye çıkılarak uzun saatler süren bir denetleme yapılmıştır. Tüm personelin, kaptan dâhil, zorla üstleri aranmış, bütün personel bir yerde toplanarak alıkonulmuş, kaptanın başına silahlı asker dikilerek, zor kullanmak suretiyle konteynerler aranmıştır. Sözkonusu müdahale, ne bayrak devleti olarak ülkemizin, ne de gemi kaptanının rızası alınarak gerçekleştirilmiştir. Kaptanın taşınan kargonun niteliğine dair beyanlarına rağmen, muğlak bir şüphe üzerine başlatılan ve geceyarısı sonrasına kadar devam eden bu müdahale, ancak ülkemizin ısrarlı itirazları üzerine sonlandırılmıştır. Silahlı personel sabaha kadar ticaret gemisinde beklemiş, sabah saat 09.38’de gemiyi terketmiştir" dedi.

'PROTESTO EDİYORUZ'

Söz konusu müdahaleye tepki gösteren Aksoy, "Silah ambargosunu ihlal etmediği görülen gemimizin ağır hava şartları altında saatlerce güzergâhından alıkonulmasını, ayrıca denetleme sırasında personele adeta suçlu muamelesi yapılmış olmasını esefle karşılıyoruz. Yetkisiz ve güç kullanılarak yapılan bu eylemi protesto ediyoruz. Bundan doğabilecek zarar ve kayıplara karşı ilgili gerçek ve tüzel kişilerin her türlü tazminat hakkı tabiatıyla saklı olacaktır. Uluslararası sularda ticari gemilere müdahale edilebilmesi için bayrak devletinin rızasının alınması esastır. Libya silah ambargosuna dair BMGK kararları bu yükümlülüğü ortadan kaldırmamaktadır. AB’nin ne meşru Libya hükümetiyle, ne ülkemizle, ne de NATO’yla istişare etmeden başlattığı Irini Harekâtının tarafsızlığı hâlihazırda tartışmalıdır. Hal böyleyken, ülkemizden Libya’ya taşımacılık yapan gemilere uygulanan bu çifte standartlı ve hukuk dışı muamele asla kabul edilemez. Daha önce de birçok kez belirttiğimiz gibi İrini operasyonu taraflı bir operasyondur. Darbeci Hafter'e gelen silah desteklerini denetlemeyen, keyfi uygulamalarda bulunulan, meşru Libya hükümetini cezalandırmaya yönelik bir harekattır" ifadelerini kullandı.

TBMM BAŞKANI ŞENTOP'TAN TEPKİ

TBMM Başkanı Mustafa Şentop, "Ticari amaçlı Libya’ya seyreden Türk gemisine Alman fırkateyni tarafından yapılan müdahaleyi şiddetle kınıyorum. Bu modern bir korsanlık, eşkiyalık ve barbarlıktır. Türkiye, gerekli girişimleriyle bu uluslararası hukuksuzluğun ve edepsizliğin hesabını ivedi bir şekilde soracaktır" açıklamasını yaptı.

TARTIŞMALI HAREKAT: İRİNİ

İrini Harekatı, Birleşmiş Milletlerin (BM) Libya'ya yönelik silah ambargosunun denetlenmesi için Avrupa Birliği (AB) tarafından Akdeniz'de başlatılan tartışmalı bir operasyon olma özelliği taşıyor. 2292 No’lu BM Güvenlik Konseyi kararında meşru hükümet Milli Mutabakat Hükümeti ile istişare ve izin zorunlu kılınmış olmasına rağmen başlatılan İrini Harekatı, taraflı ve yasa dışı bir operasyon olarak tepki çekiyor. Bazı Avrupa ülkelerinin, AB fonlarından yararlanabilmek için operasyona ses çıkarmazken, daha cesur davranan bazı ülkeler ise tepkilerini koyarak operasyondan çekiliyor.

TAŞIMACILIK ŞİRKETİNDEN İLK AÇIKLAMA

Doğu Akdeniz’de Türk gemisinde yapılan hukuk dışı aramaya ilişkin taşımacılık şirketi açıklama yaptı.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"22 kasım 2020 günü sabah yerel saat ile saat 10:30 civarında şirketimizin sahibi olduğu Türk Bayraklı 9163984 IMO kayıt numaralı M/V Roseline A konteyner yük gemisi, LTS44S20 sayılı seferi ile Libya’nın Misurata limanına gerçekleştirdiği ticari seferi sırasında, kendisini EU WARSHIP olarak tanıtan ve bir Alman gemisi olduğu anlaşılan F220 bandıra numaralı bir fırkateynden telsiz aracılığı ile bir kısım sorgulamaya maruz kalmış ve akabinde de aynı gemiden kaldırılan bir helikopterden gemimize bir kısım askeri personel gemi kaptanının muhalefetine rağmen indirilmiştir. Askeri personel gemi içinde ve taşınan bir kısım konteynerlerde silahlı bir şekilde arama yapmıştır. Aynı ekip yaklaşık 16 saat sonra yine helikopterle gemimizden ayrılmışlardır. Askerlerin gemimize çıkmasından önce telsiz ile yapılan sorgulamalar sırasında, durum kaptan tarafınca hem Türk Sahil Güvenlik Komutanlığı’na hem de MRCC Ankara’ya, şirketimiz yetkililerince de T.C. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na iletilmiştir. Gemimiz 23.11.2020 tarihi itibarı ile yerel saat 10:00’da normal seyrine kaldığı yerden devam etmiştir.

Şirketimiz, bu güne kadar ifa ettiği tüm faaliyetlerde ulusal ve uluslararası kurallara ve teamüllere en ince noktasına kadar uymuş olup, herhangi olumsuz bir durum ile karşılaşmamıştır. Gerçekleştirdiği tüm taşımalar insani ve ticari maksatlıdır. Bu şekilde bir uygulama ile karşı karşıya kalmak mürettebatımızı endişeye sevk etmiş ve şirketimizi de üzmüştür. Meydana gelen olay sırasında gemimize askerlerin çıkmasına karşılık, uzun yıllar açık deniz tecrübesi olan mürettebatımız herhangi bir mukavemet göstermemiş, işbirlikçi ve uyumlu davranarak üzücü bir olayın meydana gelmesi engellenmiştir.

Konu T.C Ulaştırma ve Altyapı, Dışişleri ve Milli Savunma Bakanlıklarımız nezdinde takip edilmektedir."

''ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI''

Yaşanan skandalla ilgili konuşan Uluslararası İlişkiler Uzmanı Prof. Dr. Mesut Hakkı Caşın, şunları söyledi:
''Herhangi bir şekilde kaçakçılık ve uluslararası hukuka aykırı eylem bulunduğu konusunda kuvvetli bir emare bulunmadan uluslararası sularda arama yapılamaz. Her devlet kendi bayraklı gemisini, hukuka uygun şekilde yük taşıdığını garanti eder. Fakat Yunanistan'ın İrina Harekatıyla yapmak istediği, uluslararası hukuka aykırı. Daha önce Yunanistan'ın girişimleri olmuş engellenmişti. İkinci defa Fransız gemisi tarafından olmuştu. Burada yapılmak istenen şey şu, Yunanistan'ın Türkiye'yi küçük düşürmek, Türkiye'nin kaçakçılık eylemlerinde bulunduğunu iddia etmek, bu şekilde Türkiye'yi Libya'ya silah yardımı yaptığı yönünde bir takım hukuki emareler bulmayı amaçlıyor. İrina harekatının maksadı bu değil. Yunanistan'ın herhangi bir şekilde bilgi vermeksizin arama - kurtarma yapması bir korsanlık eylemidir. Türkiye kaçakçı bir devlet değil ki. Türkiye bunu hem NATO hem BM nezdinde taşıyacaktır. Hiçbir devletin gemilere müdahale etme hakkı yoktur.''

AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş da Twitter'dan şu açıklamayı yaptı:

"Türkiye'den Libya'ya giden Türk ticaret gemisine yönelik bir Alman fırkateyninden yapılan korsan müdahale kabul edilemez. Uluslararası hukuka tamamen aykırı bu barbarlığa karşı her türlü yasal hakkımızı kullanmaktan çekinmeyeceğiz."

CHP'den Türk gemisindeki skandal aramaya tepki

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Faik Öztrak, Doğu Akdeniz'de Türk bayraklı gemide arama yapılmasına ilişkin, "Bu son derece vahim bir gelişmedir. Almanya ve Avrupa Birliği'nin (AB) yaptığı uluslararası hukuka aykırıdır. Türkiye'den derhal özür dilemelidir" dedi.

CHP'li Öztrak, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı sonrası basın toplantısı düzenledi. Öztrak, koronavirüs tedbirleri kapsamında uygulanan yeni kısıtlamalara değinerek, "Alınan kararları çözmek üç bilinmeyenli bir denklemi çözmekten çok daha zor. Kimin ne zaman sokağa çıkacağını anlamak için oldukça fazla bir uğraş gerekiyor. Kararları anlamakta zorluk çeken yurttaşlarımıza ise idari para cezaları yağdırılıyor. Salgında yeni slogan 'maske, mesafe, ceza' oldu. Tüm dünyada devletler yurttaşlarının evde kalmasını istiyor; ama yitirilen gelirlerini telafi etmek için de vatandaşlarına destek musluklarını sonuna kadar açıyor. Bu kapanma kararı salgını kontrol altına alabilmek, canımızı kurtarmak için doğru. Ama bir şartı var. İnsanları canlarıyla cüzdanları arasına sıkıştırmayacaksınız" diye konuştu. 

'NASIL BİZİ MANDACILIKLA SUÇLAYABİLİRSİNİZ'

Gazetecilerin sorularını da cevaplayan Öztrak, CHP'li Ünal Çeviköz'ün S400'ler ile ilgili yaptığı açıklaması sonrası bunun milli bir mesele olduğuna ilişkin gelen tepkilerin sorulması üzerine, "Genel başkanımızın da benim de bu S400’ler ile ilgili söylediklerimiz son derece açıktır ve partimizin resmi görüşünü yansıtır. Bundan hareketle bizlere mandacı vesayet suçlamalarında bulunuyorlar. Bizim geçmişimizde ne manda ne vesayet var. Bunların hepsini elinin tersiyle iten şanlı bir antiemperyalist duruş var. Vesayet bizden çıkmaz. Bu parti büyük bir önderin kurduğu partidir, biz de onun neferleriyiz. Nasıl bizi mandacılıkla suçlayabilirsiniz?" dedi.

'BİR AN ÖNCE SONUÇLANMASINI BEKLİYORUZ'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik tehdit mektubuyla ilgili Alaattin Çakıca hakkında soruşturma başlatılmasına ilişkin de Öztrak, "Dava açıldığına dair açıklamayı TBMM Grup Başkanvekili yaptı. Şimdi de İbrahim Kalın bu konu ile ilgili 'takip ediliyor' diyor. Biz şunu görmek istiyoruz, ortada ana muhalefet partisine yönelik hakaretler ve tehdit vardır. Bununla ilgili davalar ne zaman sonuçlanacaktır. Aslında bu tehdit ana muhalefet partisine değil anayasal düzenedir. Dolayısıyla da bunun bir an önce sonuçlanmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.

'CHP HAKTAN, HUKUKTAN, ADALETTEN YANA OLAN PARTİDİR'

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyesi Bülent Arınç’ın Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala ile ilgili sözlerinin hatırlatılması üzerine de Öztrak, "CHP haktan, hukuktan, adaletten yana olan bir partidir. Haksızlığa, hukuksuzluğa, adaletsizliğe uğrayan kim varsa biz onun hakkına hukukuna sahip çıkarız. Biz zamanında ‘muhtar bile olamaz’ dedikleri Tayyip Erdoğan'ın hukukuna da sahip çıktık. Biz onunla ilgili yasakların kaldırılması için gerekli desteği verdik. Kim hukuksuzluğa haksızlığa uğruyorsa biz ona sahip çıkarız. Siyasi görüşü bizim için önemli değildir. Aynı görüşte olmasak da siyasetçinin de vatandaşın da hakkına hukukuna sahip çıkmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

'TÜRKİYE'DEN ÖZÜR DİLEMELİDİR'

Öztrak, Türk bayraklı geminin durdurularak hukuksuz şekilde aranmasına ilişkin de "Bu son derece vahim bir gelişmedir. Uluslararası sularda bayrak devletinin izni olmadan gemiye çıkılmaz. Ticari bir gemi; ne oldu ticaret serbestisi? Almanya ve AB'nin yaptığı uluslararası hukuka aykırıdır. Türkiye'den derhal özür dilemelidir. Burnumuzun da dibi bu gemiye neden devletimiz bir koruma vermemiştir. Benim gemimi benim iznim olmadan arayacaklar. Böyle bir şey olamaz. Bu konu ile ilgili olarak hükümet de kamuoyunu aydınlatmalıdır. Ayrıca dışarıda da gereğini yaptığına dair açıklamayı da bir an önce duymak istiyoruz. Burası öyle herhangi bir devlet değil, Türkiye Cumhuriyeti devletidir" değerlendirmesinde bulundu.

 CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI OKTAY'DAN TEPKİ

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, "AB’nin istişare etmeden başlattığı İrini Harekatı son operasyonuyla taraflı olduğunu bir kez daha tescil etmiştir. Bu tartışmalı harekat çerçevesinde bir Alman fırkateyni tarafından yük gemimize karşı gerçekleştirilen hukuksuz müdahaleyi şiddetle kınıyorum" açıklamasını yaptı.

İLGİLİ HABERLER