Dünya
  • 21.9.2020 10:19

Amerika’yı birbirine katan ölüm.. Ruth Bader Ginsburg

Liberal Yüksek Mahkeme Yargıcı Ruth Bader Ginsburg'un Cuma günü ölümü, 2000 yılında olduğu gibi, 3 Kasım cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonuçlarına yönelik yasal bir savaşın yüksek mahkemeye ulaşması halinde Demokratlar için kötü bir haber olabilir.

Efsanevi Yargıç Ruth Bader Ginsburg yaşamını kaybetti - bianet

ABD Yüksek Mahkemesi yargıçlarından Ruth Bader Ginsburg, 87 yaşında pankreas kanseri nedeniyle hayata gözlerini yumdu. Amerikan yargısındaki liberal kanadın sembol isimlerinden olan Ginsburg'un ölümü, ABD'de seçimlere 46 gün kala Başkan Trump'ın yeni bir yargıç ataması yapıp yapmayacağı yönünde tartışmaları da başlattı. Demokratlar, 2016'da Obama'nın yaptığı gibi Trump'ın da atama için seçimleri beklemesi gerektiğini savunurken, Cumhuriyetçiler atamanın hemen yapılarak Senato oylamasına sunulmasını istiyor. ABD Başkanı Trump'ın seçimi kaybetse bile yapacağı ömürlük atamayla Amerikan yargısında uzun yıllar kalacak bir iz bırakma fırsatını değerlendirip değerlendirmeyeceği henüz bilinmiyor. Ancak Ginsburg ölümü şu ana kadar oldukça sakin geçen başkanlık yarışını ateşleme ve Biden'ın önde götürdüğü seçim yarışında dengeleri değiştirme potansiyeli taşıyor.

Kadın hakları mücadelesinin de öncü isimlerinden biri olarak görülen Ginsburg, hayatının son dönemlerinde ulusal bir ikon haline dönüştü ve ABD'de yükselen feminist hareket içerisindeki genç jenerasyonun da idol isimlerinden biri oldu.

Kanser tedavisi gördüğü sırada, yerine geçecek ismin Trump tarafından atanmasını engellemek için emekliye ayrılmayı reddeden Ginsburg, bununla da yetinmedi. Ölümünün ardından torunu tarafından yapılan açıklamaya göre, son vasiyetinde "En büyük dileğim, yeni bir başkan göreve gelene kadar yerime kimsenin atanmamasıdır" dedi.

Murkowski, Senato'nun Yüksek Mahkeme adayının seçimden önce oylamasına karşı çıkıyor

Yargıç adayının atanması için 50 oy gereken Senato'da şu anda 53 Cumhuriyetçi senatör bulunuyor. Ancak bunlardan ikisi, Susan Collins ve Lisa Murkowski, seçimi kazanması durumunda yargıç seçiminin Joe Biden'a bırakılması gerektiği yönünde görüş açıkladı. Bu da seçimler yaklaşırken Senato'daki durumun bıçak sırtı olduğunu gösteriyor.

Murkowski, Axios ve diğer kuruluşların bildirdiğine göre, "2016 seçimlerinden sekiz ay önce Justice Scalia'nın vefatının yarattığı boşluğu doldurmak için aday göstermeyi desteklemedim" dedi. "Şimdi 2020 seçimine daha da yakınız - iki aydan kısa bir süre sonra - ve aynı standardın uygulanması gerektiğine inanıyorum."

Cumhuriyetçi arkadaşı Susan Collins de Cumartesi günü 3 Kasım başkanlık yarışmasından önce merhum Ruth Bader Ginsburg'un yerine geçmeyi desteklemeyeceğini söyledi.

 Ancak Cumhuriyetçilerin seçim baskısından kurtulmak için atamayı Kasım sonrasına bırakma ihtimali de güçlü seçeneklerden biri. ABD'de seçimler Kasım ayında yapılsa bile, yeni başkan görevi devralacağı Ocak ayına kadar eski yönetim 'topal ördek' olarak göreve devam ediyor.

Yani Başkan Donald Trump, seçimi kaybetmesi durumunda dahi Amerikan yargısında uzun yıllar silinmeyecek ve Yüksek Mahkeme'nin gidişatına yön verecek bir iz bırakmak için 3 aylık bir süreye daha sahip olacak.

İLGİLİ HABERLER