Gündem
  • 30.4.2003 00:31

AP'DE KEMALİZM TARTIŞMASI...

BRÜKSEL- Kemalizm'in oluşturduğu yapının Türkiye'nin AB üyeliğine engel oluşturduğunu savunan Avrupa Parlamentosu'nun Hollandalı Hristiyan Demokrat Parlamenteri Arie Oostlander'in hazırladığı yıllık Türkiye raporu ve buna bağlı karar tasarısı, Avrupa Parlamentosu içinde tartışmalara sebep oldu. AP Dışişleri Komisyonu'nda (AFET) bugün görüşülen rapor, Türkiye'deki siyasi ilişkilere ilişkin oldukça olumsuz bir tablosunu çizmesi nedeni ile hararetli tartışmalara neden oldu. Raportör Oostlander, karar tasarısında, Kemalizm konusunda kullandığı ifadeleri geri çekeceğini açıklayarak geri adım attı. Oostlander, bu sabah başlayan görüşmeler sırasında yaptığı konuşmada, ''Kemalizm ile ilgili görüşlerim tamamen felsefi bir tartışmadan ibaret. Ancak tavır değiştirmem gerektiğini anladım'' dedi. Kemalizm konusunda kullandığı ifadeler nedeniyle eleştirilere maruz kalan Oostlander, Kemalist felsefeye ilişkin ifadelerin karar tasarısından çıkarılmasına ses çıkarmayacağını söyledi. Ancak Oostlander, Türkiye'nin İslam'la barışması gerektiğine ilişkin görüşünü koruyacağını belirtti. Türkiye'ye AB kapılarının açık olduğunu da anlatan Oostlander, bununla birlikte üyeliğe engel teşkil eden birçok engel bulunduğunu vurguladı. Türkiye'nin yeni anayasaya ihtiyacı olduğunu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kendisi tarafından bile dile getirildiğini ifade eden Türkiye raportörü, "Biz de bu isteği destekliyoruz" dedi. KIBRIS SORUNU ÖN KOŞUL Oostlander, ayrıca ordunun Türkiye'deki rolünün halen güçlü olduğunu belirtti. Kıbrıs sorununun Türkiye'nin önünde siyasi bir kriter olarak algıladığını ve bu sorunun üyelik için 'ön koşul' olduğunu ifade etti. Raportör, Ermeni soykırımına ilişkin ifadelerini ise rapora konulmamasını istedi. Soykırımı tanımanın, Türkiye-Ermenistan arasında devam eden barış sürecini zedeleyeceğini söyledi. Türkiye eski raportörü Johannes Swoboda, raporda yer alan "Türkiye İslam'la barışmalı" sözlerini eleştirerek, "Türkiye'ye ders vermeden once, İslam dinini iyice öğrenmemiz lazım" diye konuştu. Ordunun köktendinciliğe karşı toplumu koruma görevi olduğuna dikkati çeken Swoboda, "Bu işi sivillerin yapmasını tercih ederdim" dedi. TBMM ve Avrupa Parlamentosu arasında köprü görevi gören Karma Parlamento Komisyonu (KPK) Başkanı Joost Lagendijk ise, raporun çok olumsuz noktalar içermesine rağmen Türkiye'de yaşayan olumlu gelişmelere değinilmediğini söyledi. Ladendijk raporda, diplomatik bir dil kullanılmayarak doğrudan cümleleri tercih etmesini, raportörün Kalvinizm geleneğinden gelmesine bağladı. TASARININ İÇERİĞİ "Kemalist felsefenin, Türkiye'nin AB üyeliğine engel oluşturduğunu" savunulan karar tasarısında, "Türk Devleti'nin temel felsefesi olan Kemalizm, Türk Devleti'nin bütünlüğüne yönelik ölçüsüz bir endişe kaynağı oluyor. Kemalizm, Türk kültürünün ve milliyetçiliğinin homojenliği üzerinde duruyor. "Devletçilik, ordunun güçlü rolü, dine karşı çok katı tavır gibi yaklaşımlara öncelik veren Kemalizm felsefesi, Türkiye'nin AB'ye katılımına köstek oluşturuyor" gibi ifadeler yer alıyor. Ayırca, "Kıbrıs sorununa çözüm bulunmasının, Türkiye-AB ilişkileri açısından temel önem teşkil ettiği" belirtiliyor. Tasarıda, Türkiye'deki devlet yapısında çok kökten değişiklikler yapılması gerektiği savunuluyor. "AB'nin siyasi değerlerinin, Yahudilik ve Hıristiyanlık kültürüne dayandığı, ancak bu değerlerin İslam ağırlıklı bir toplum tarafından da kabul edilebileceği ve savunulabileceği" vurgulanıyor.

İLGİLİ HABERLER