Ekonomi
  • 30.4.2003 11:42

ASO BAŞKANI ÇAĞLAYAN: ''VERGİ BARIŞINDAN SAĞLANACAK KAYNAK, SADECE BORÇLARIN TASFİYESİNDE KULLANILMALI''

BİLGİN ŞAŞMAZ ANKARA - Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Zafer Çağlayan, Türk ihracatının her yıl yüzde 10 oranında artırılarak, 2023 yılında en azından 250 milyar dolar seviyesine çıkarılması gerektiğini söyledi. Çağlayan, Çevre Bakanı Kürşat Tüzmen'in de katıldığı ASO Meclis Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Irak savaşının kısa sürmesi nedeniyle ekonomide başlayan bahar havasının devam etmekte olduğunu kaydederek, yavaş da olsa faizlerin düştüğünü, iç talepte canlanma belirtilerinin sezilmekte olduğunu vurguladı. Irak savaşının turizm gelirlerine etkisinin de şu an için 150 milyon dolarla sınırlı kaldığına işaret eden Çağlayan, ''Sanayi üretimi, bu yılın ilk 2 ayında yüzde 9'un üzerinde artmıştır. Kapasite kullanımında da bir artış görülmektedir. İmalat sanayindeki kapasite kullanımı Mart ayında yüzde 78'i geçmiştir. Geçen yıl, ekonomi beklenenin çok üzerinde yüzde 7.8 büyümüştür'' dedi. DPT'nin bu yıl için yüzde 5'lik büyüme hedefini tutturulabileceğini düşündüğünü ifade eden Çağlayan, iç borç stokundaki artışın devam etmekte olduğunu, Mart ayında 3.1 katrilyon lira artan iç borç stokunun 163 katrilyon liraya yükseldiğini, bu noktada Vergi Barışı'ndan sağlanacak kaynağın sadece borçların tasfiyesinde kullanılması gerektiğini söyledi. Türk lirasındaki reel değerlendirmenin devam ettiğine işaret eden Çağlayan, sözkonusu değerlenmenin Türk ithalatındaki özellikle tüketim mallarında önemli artışlara yol açtığını, böylece dış ticaret açığının büyümesine sebep olduğunu dile getirdi. İhraç ürünlerinde yaşanan küresel rekabetin her geçen gün yoğunlaştığını anımsatan Çağlayan, ''Bu rekabet 2005 yılından itibaren kotaların kaldırılması ile daha da yoğunlaşacaktır. Bu yüzden gelecek üzerinde şimdiden çalışmaya ve 2005 yılında artacak olan rekabete şimdiden hazırlanmaya başlamalıyız'' diye konuştu. Türkiye'nin son 20 yılda ihracat alanında sergilediği atılımı küçümsemenin mümkün olmadığının altını çizen Çağlayan, 2002 yılı verilerine göre ihracatın yüzde 12 oranında artarak 35 milyar doları açtığını ve bu artışın bu yılda devam ettiğini vurguladı. 2003 yılının ilk üç ayında ihracatın yaklaşık yüzde 35 oranında arttığını belirten Çağlayan, bunun daha iyisinin de yapılabileceğini bildirdi. Türk ihracatının her yıl yüzde 10 oranında arttırılarak 2023 yılı itibariyle en azından 250 milyar dolara çıkarılması gerektiğinin altını çizen Çağlayan, ''İhracatımızın önündeki bazı bürokratik ve teknik engelleri kaldırmalıyız. Çünkü bu engeller, ihracat artış hızımızı kesmekte, uluslararası pazarlarda rekabet gücümüzü olumsuz etkilemektedir'' şeklinde konuştu. 'EXİMBANK KREDİLERİ ARTIRILMALI' Önündeki engellerin kaldırılmasıyla birlikte Türk ihracatının hızlı bir artış trendine girmesinin mümkün olacağına temas eden Çağlayan şunları söyledi: ''İhracatla ilgili bürokratik engellerin başında KDV iadelerindeki gecikmeler gelmektedir. KDV iadeleri konusundaki problemlerin çözümü için acil tedbirler alınmalı ve sistem, özellikle müteselsil sorumluluk ilkesinden kaynaklanan gecikmeleri giderecek bir biçimde yeniden gözden geçirilmelidir. İhracatımızın temel destekleyicisi olan Eximbank'ın destek programlarının çeşitlendirilip, genişletilmesi gerekmektedir. Eximbank kredileri arttırılarak, ihracat değerinin en az yüzde 50 seviyesine çıkarılmalıdır. Eximbank kredilerinin ağırlıklı olarak KOBİ'lere yönlendirilmesi gerekmektedir. Kredi limitlerinin KOBİ'lerin kullanabileceği tutarlara düşürülmesi, Exim sigortasının tüm ülkeleri kapsaması, ülke bazında ve proje bazında kredi vermesi sağlanmalıdır''. Çağlayan, konuşmasında Irak konusuna da değindi. Irak'ın yeniden inşa sürecinin sadece müteahhitlik sektörü için değil, gıda, ilaç, giysi ve nakliyecilik sektörleri açısından da büyük önem taşımakta olduğuna dikkat çeken Çağlayan, ''Körfez Savaşı öncesinde Irak ile ticaretimiz önemli düzeylere ulaşmıştı. Şimdi Irak'ta oluşacak yeni yönetim ile de gerekli işbirliğinin bir an önce sağlanması ve ticaretimizin yine Körfez Savaşı öncesi düzeylere çıkarılması gerekli çabaların gösterilmesi gerekmektedir. Ancak bu işin birinci muhatabı ABD'dir'' dedi. Çağlayan konuşmasının son bölümünde katılımcılarla Türkiye'nin iç ekonomik meseleleri ile ilgili aldığı duyumları paylaştı. Kıdem tazminatının yerine getirilmiş olan işsizlik ödeneğinin uygulama şartlarının gevşetilmesi konusunda birtakım hazırlıkların olduğuna dikkati çeken Çağlayan, ''Bu fonda biriken 6 katrilyon liraya göz dikersek en fazla 3 yıl sonra yeni bir kara delik açar. Zaten sürünen sistemi daha da batırırız. Unutmayalımki, böyle bir uygulama yapmakla emeklilik yaşını indirmek arasında bir fark yoktur'' diye konuştu.

İLGİLİ HABERLER