Medya
  • 19.10.2005 11:02

AVRUPA BASININDA BUGÜN...

LONDRA (İHA) - Avrupa basınında bugün Irak''ın devrik lideri Saddam Hüseyin''in yargılanmasına dair yorumlara geniş yer verildi. İngiliz Guardian gazetesi, bu davayı ''''Irak için en büyük sınav'''' olarak ifade ederken, Financial Times, ''''Saddam kadar Irak adaleti de yargılanacak'''' yorumunda bulundu. Aynı kanıyı paylaşan Daily Telegraph, sayfalarında ''''Yargılama için aralık ayında seçilecek kalıcı bir hükümetin göreve gelmesi beklenseydi daha iyi olurdu'''' görüşüne yer verdi. Independent''tan Patrick Cockburn''a mülakat veren Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari ise yargılamanın aylar evvel başlamamış olmasını bir hata olarak niteleyerek, bugün sanık sandalyesine çıkacak olmasına rağmen, Saddam Hüseyin adının hala Iraklılar arasında korku yarattığına dikkat çekti. ''''Sorun, sindirme girişimleri ve tehditler karşısında Saddam Hüseyin''i yargılamaktan korkmayacak yargıçlar bulmaktı. Bu, 35 yıllık yönetim tarihinin yargılanması olacak'''' diyen Zebari''ye göre, ''''Irak''ta her ailenin, hatta dağların taşların bile Saddam''a karşı sunabileceği bir suçlama var.'''' Saddam Hüseyin''in duruşmayı yönlendirmeye çalışabileceği savlarına karşı Zebari, ''''İnsanlar asıl Saddam''ın işgali, hükümeti yargılayacağını söylüyor, ama biz bundan korkmuyoruz, İngiltere ve Amerika da korkmuyor'''' dedi. Independent başyazısında ise ''''Adil olmayan ve bir infazla sonuçlanan bir yargılama, hiç yargılama olmamasıyla aynı kapıya çıkacaktır'''' uyarısında bulundu. Gazete, davanın anayasa referandumunun hemen arkasına ve aynı zamanda da Nürnberg davalarının yıldönümünün hemen bir gün sonrasına yerleştirilmiş olmasını ''kusursuz bir zamanlama'' olarak değerlendirirken, ''''Acaba Duceyl''in ilk dava olarak seçilmiş olması, Saddam''ın görevini kötüye kullanırken Batılı müttefiklerinin bir şekilde desteklemediği nadir örneklerden biri olmasından mı kaynaklanıyor?'''' sorusunu yöneltti. ''''TÜM ARAP DÜNYASI BU DURUŞMAYI İZLEMELİ'''' Times gazetesi, yargılamanın uluslararası bir mahkemece değil Iraklılarca yapılıyor olmasını desteklediği haberinde, ''''Duruşmaları uluslararası hale getirmeye çalışmak, pek çok Iraklı tarafından dış müdahale olarak algılanabilirdi. Bağdat''ın Slobodan Miloşeviç yargılamasını felç eden bürokratik lükslere veya yıldız avukatlara ihtiyacı yok. Amerika ve İngiltere duruşmalara mesafeli duruyor. Ama sürece nezaret edilmeseydi, acaba Saddam Hüseyin bugün sağ mı olurdu, yoksa kızgın bir güruhça bir duvarın önünde kurşuna mı dizilirdi?'''' ifadelerine yer verdi. Yine aynı gazetede yazan Amir Tahiri, ''''Tüm Arap dünyası, bu davayı izlemeli'''' görüşünü savunarak, ''''Modern Arap despotluğunun simgesi'''' olarak ifade ettiği Saddam Hüseyin''in yargılanmasını, ''''1952 Mısır darbesinden bu yana Arap dünyasında popüler olan askere ve güvenliğe dayalı devlet modelinin de yargılanması'''' şeklinde niteledi. İngiliz yargıçların hükümete eleştirileri de sürüyor. Independent, ülkedeki en üst düzey yargıçlardan Lord Steyn''ın hükümete Irak savaşı konusunda eleştirilerine yer verdi. Haberde, ''''Steyn, hükümet yetkililerini savaş gerekçesi bulmak için hukuk teknesinin dibini kazımakla suçladı. Steyn''e göre Irak savaşının Londra''yı daha tehlikeli kılmadığı savı da, bir peri masalı'''' ifadeleri yer aldı. Guardian ise, İngiliz hükümetinin Libya ile işkenceye uğramama ve ölüm cezası almama güvencesi karşılığında terör zanlılarının iadesi hakkında anlaşma yapmasını ''alarm yaratan'' bir gelişme olarak değerlendirdi. Gazete, bu konudaki anlaşma Trablusgarp''ta imzalanırken, Dışişleri Bakanlığı sitesinde hala ''''Muammer Kaddafi rejiminin insan hakları uygulamalarının ciddi kaygı yarattığından'''' söz ettiğine dikkat çekti. Gazeteye göre bu anlaşma kapsamında ilk olarak iki hafta önce ulusal güvenliğe tehdit oldukları gerekçesiyle gözaltına alınan ve avukatlarının ''Kaddafi rejimi muhalifi'' olarak ifade ettiği 5 kişi iade edilebilir. ''''KUŞ GRİBİNİN OLASI EKONOMİK ETKİLERİ'''' Kuş gribinin Yunanistan''da da tespiti ardından Financial Times, hastalık kaygılarının kümes hayvanı ürünlerinin tüketimini düşürdüğüne dikkat çekti. Ancak gazete daha önceki örneklerde düşen tüketimin bir süre sonra yeniden canlandığını belirtti. Gazeteler ''Tamiflu'' adlı ilacın kopyalarının üretilmesi için harekete geçildiğini aktarırken, Times, Türkiye ve Romanya''dan İngiltere''ye uçakla gelen tüm yolcuların kontrolden geçirildiğini duyurdu. Gazeteye mülakat veren BM''nin hastalıktan sorumlu koordinatörü David Nabarro ise tüm ülkelere, gripten sorumlu bir bakan atama çağrısı yaptı. Nabarro''ya göre koordinasyonu sağlayacak bu tür bir atama, aralık ayına dek yapılmazsa, salgın ihtimaline karşı küresel eylem sağlamak riske girebilir. Nabarro ayrıca, aşı araştırmalarında ülkeleri ve bilim adamlarını daha fazla bilgi paylaşımına davet ediyor. Independent''ta yazan Hamish McRae ise kuş gribinin asıl darbeyi ekonomiye vurabileceğine dikkat çekerek, ''''Asıl kaygı yaratan bir salgını kontrol altına almanın maliyeti değil, bunun ekonomiyi sekteye uğratmasının maliyeti. (Bu durumda) ticarette ani bir yavaşlama veya enflasyonda ani bir zıplama görebiliriz. Milyonlarca kişinin korkulduğu gibi gribe yakalanması halinde, insanlar koltuk almaya koşar mı? Tavukların öldüğü bir Yunan adasına tatile gider mi? Gerekmedikçe seyahat eder mi? Kuş gribinin bir sonraki küresel resesyona yol açacağını iddia etmek saçma olur. Ama dünya zaten resesyon uçurumunun kenarında sallanıyorsa, bir salgın dünyayı bu uçuruma düşürebilir'''' yorumunu getirdi. Times Fransa''nın ticaret görüşmelerinde fazla serbest davrandığı gerekçesiyle hakkında görüşme talep ettiği Avrupa Komisyonu''nun ticaret sorumlusu Peter Mandelson''ın üyelerden destek almasını, ''''Fransa''nın dizginleri sıkı tutma girişimi küçük düşmesiyle son buldu'''' satırlarıyla duyurdu. ''''FRANSA''NIN GİRİŞİMLERİ AVRUPA''YA ZARAR VERDİ'''' Financial Times, başyazısında, Fransa''nın ''''ticaret sorumlusunun yetkisini kısıtlama'''' ve ''''arka koltuktan arabayı kullanma'''' olarak tancnı, ''''1952 Mısır darbesinden bu yana Arap dünyasında popüleımladığı girişimlerinin Avrupa''ya zarar verdiği uyarısında bulunarak, ''''Paris''in kapıldığı panik, tarım teşvikleri konusunda ciddi tavizler içeren bir ticaret anlaşmasını yakın gördüğüne işaret ediyor'''' gözlemini aktardı. İngiltere''nin ana muhalefetindeki Muhafazakar Parti''de dün başlayan lider seçimi de pek çok gazetenin ilk sayfalarını kapladı. Times, 198 parti üyesinin katıldığı oylamada ''en yaşlı ama en deneyimli aday'' olarak gösterilen Kenneth Clarke''ın ilk turda en düşük oyu alarak elendiğini belirtti. Gazeteye göre partililer bu şekilde ''deneyimdense, umudu seçti.'' Seçici komisyonun adayların sayısını ikiye indirmesinin ardından partinin 300 bin üyesi, 5 Aralık''ta son kararı verecek. Guardian geride kalan üç adaydan hangisi seçilirse seçilsin, bir sonraki liderin hükümette hiç yer almamış bir isim olacağının kesinleştiğine dikkat çekti. Partiye yakın çizgideki Daily Telegraph gazetesi ise desteğini en genç aday David Cameron arkasına koymuş görünüyor. Gazete, Kenneth Clarke ve Cameron''ın yaşlarından hareketle, ''''Bir İPod''a kavuşma imkanı varken, neden gramofon alasınız ki?'''' sorusunu sordu. Sovyetler Birliği''nin son yıllarındaki reform hareketinin mimarı Alexander Yakovlev''in dün ölümü de gazetelerde yer buldu. ''''RUSYA''DAKİ GİRİŞİMLER GÖZYAŞLARI İLE SONUÇLANMAYA MAHKUM'''' Yakovlev için, ''''Rusya''nın en saygı gören devlet adamlarından birisi ve Mihail Gorbaçov''un 1980''lerdeki reform hareketinin fikir babası'''' ifadelerini kullanan Financial Times, ''''Yakovlev dün Moskova''da 81 yaşında öldü. Sovyet Politbüro üyesi Yakovlev, Sovyetleri çöküşe götüren açıklık yani ''glasnost'' ve ekonomik yeniden yapılanma programı ''perestroyka''nın yaratıcılarındandı. Son yıllarda Rusya''nın gidişinden rahatsız olan Yakovlev iki yıl önce verdiği bir mülakatta ''Bürokratlar denetimi ele geçirmiş görünüyor. Stalin''in dev heykelleri parçalandı ve şimdi binlerce minik diktatörümüz oldu'' diyordu'''' ifadelerini satırlarına taşıdı. Independent ise Yakovlev''in reform programı ile yüzyıllık keder ardından Rus aydınlarına biraz olsun iyimserlik verdiğini belirterek bu girişimlerin ''''gözyaşları ile sonuçlanmaya mahkum'''' olduğunu yazdı. Guardian, sinemanın 20 yıl aradan sonra Suudi Arabistan''a döndüğünü yazdı. Habere göre şimdilik beyazperdede sadece çizgi filmler gösterilecek ve izleyiciler sadece kadın ve çocuklar olacak. Riyad''da bir otelin düzenlediği gösterimler ramazan bayramı eğlencelerinin parçası olarak yapılacak. Krallıkta sinema aleyhinde bir yasak bulunmamasına rağmen din adamlarının müdahaleleri sonrası, 70 ve 80''li yıllarda film yayınları kalkmıştı. Bu deneme, ''filmlerin dönüşünün habercisi'' olarak görülüyor.

İLGİLİ HABERLER