Gündem
  • 4.11.2020 11:43

Ayda bebek'in 91 saat sağ kalmasının sırrı çözüldü

Ayda nasıl hayatta kaldı? Depremin 91. saatinde gerçekleşen mucizevi kurtuluşun detayları

İzmir'deki depremde enkaz altından 91 saat sonra kurtarılan 3 yaşındaki Ayda Gezgin'in haberleri Tüm Türkiye'yi sevinç gözyaşlarına boğdu. Peki Ayda, 91 saat boyunca enkaz altında açlığa ve susuzluğa nasıl dayandı? Ayda bebek ve ailesiyle ilgili detaylar ortaya çıkmaya başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da paylaştığı mesajında “Mucizenin adı Ayda. 91 saat sonra senin o gülen gözlerinle birlikte hepimize yeni umutlar bahşeden Allah´a şükürler olsun. Geçmiş olsun güzel yavrum” dediği Ayda Gezgin ve ailesiyle ilgili merak edilen soruların cevapları...

AYDA NASIL BAŞARDI

AYDA NASIL BAŞARDI?

Enkazdan saatler sonra gülerek çıkan 3 yaşındaki Ayda, tüm ülkeyi sevince boğdu. Peki Ayda, 91 saat boyunca enkaz altında aç ve susuz bu kadar sağlam kalmayı nasıl başarmıştı?

Recep Şalcı (AKUT Başkanı):

Recep Şalcı (AKUT Başkanı):

Enkazda tamamen şans eseri küçük boşluklar oluşur. Ayda ve Elif de bu şekildeki boşluklarda kaldıkları için hayata tutunabildiler. Bu boşluklar koltuk, çekyat gibi unsurlarla oluşan yaşam alanları değil tamamen yıkılma sırasında kendiliğinden oluşan boşluklar. Ev eşyalarının bir çekeri yoktur. Hangi yüke ne kadar dayanacakları bilinemez. Eğer bina sağlamsa, yapısal sorun yoksa dolap, gardırop gibi eşyalar devrilirken masa ve koltuk sizi koruyabilir. Ama bina çöküyorsa bu malzemeler yaşam üçgeni oluşturmaz. Çünkü sadece tavan değil taban da çöküyor. Bu tür boşluklar bazen oluşur ama tamamen tesadüftür bu.

Prof. Dr. Osman Bektaş (Deprem Uzmanı):

Prof. Dr. Osman Bektaş (Deprem Uzmanı):

Bilinçli hareket edebilmek elbette önemli ama depremde çöken yapılarda kurtuluşlar tamamen tesadüftür.

Mehmet Güllüoğlu (AFAD Başkanı):

Mehmet Güllüoğlu (AFAD Başkanı): 

Yaşam üçgeni olarak adlandırılan durumda birine ulaşmak daha kolaydır tabi. Ama bizim için önemli olan binaların sağlam olmasıdır.

Orhan Parlak (Arama Kurtarma Uzmanı): 

Yaşam üçgeni yıkımda doğal sürecinde oluşur. İnsanın bilinçli olarak yapabileceği bir şey değildir. Yıkım anında genel olarak koltuk, çekyat gibi eşyaların etrafında oluşur. Temel kural olarak da ‘çök-kapan-tutun’ tedbiri tavsiye edilir.

Semra Akkuş (Çocuk Doktoru): 

“Çocukların ezilme sendromuna yetişkinlere göre daha dayanıklı oldukları biliniyor. Kas yüzeyleri daha az olduğu için kas yıkımı daha az oluyor ve eğer kafalarından darbe almadılarsa çocuklar daha uzun süreler bu duruma dayanabiliyor. Daha enkazdayken damar yolu açılıp serum takılma sebebi de budur. Çocuğun o anda damarları büzüşmüş durumda. Hızla damar açılmaya çalışılıyor, serum veriliyor ve vücut şoktan ve ezilme sendromunda korunmaya çalışılıyor. Ayda’nın 90 saati aşkın enkazda kalması ve bu kadar sağlıklı görünmesi bir hekim olarak beni de şaşırttı.”

TAŞINMAK İÇİN EV ARIYORLARDI

Ayda’nın annesi Fidan Keskin Gezgin (38) ve babası Uğur Keskin’in, çöken apartmanı güvensiz buldukları ve 2 haftadır taşınmak için ev aradıkları ortaya çıktı. Fidan Keskin Gezgin mağaza müdürüydü. Pandemi nedeniyle evden çalışıyordu. Depremin olduğu gün eşini işe uğurlamış, Ayda ile birlikte evde kalmıştı. Ailecek en büyük zevkleri, gönül verdikleri Beşiktaş’ın maçlarını izlemekti. Deprem Fidan Keskin Gezgin’i eşinden ve canından çok sevdiği yavrusundan koparttı. Ailenin yakınları, “Fidan, Manisa Celal Bayar Üniversitesi İşletme Bölümü mezunuydu ve işinde çok başarılı, enerji dolu bir anneydi” dedi.

İLGİLİ HABERLER