Medya
  • 5.6.2004 17:01

AYDIN DOĞAN'IN REFERANSI YALAN ÇIKTI!..

Genelkurmay Başkanlığı, "bir grup ABD askeri ve peşmergenin Türk sınırını geçtiği ve Türk askerlerince yakalanarak başlarına çuval geçirildiği" yönünde bir gazetede yer alan haberin gerçeği yansıtmadığını bildirdi. Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği'nden yapılan yazılı açıklamada, bugün bir gazetede bir grup ABD askeri ve peşmergenin sınırdan geçerek mayınlı sahaya girdikleri ve sınırda devriye görevi yapan Türk askerleri tarafından yakalanarak başlarına çuval geçirildiği haberinin yer aldığı belirtilerek, şöyle denildi: "Olay, gerçekte aşağıda belirtilen şekilde meydana gelmiştir: 19 Mayıs 2004 günü saat 18.00 civarında bir ABD askeri personeli ve Irak Sınır Polisi'nden oluşan bir devriye timi, Kokpi Tepe Mevkii'nde sınır birliklerimizin emniyeti için ileride görevlendirilen bir timimizin mevziine yaklaşmış, bunun üzerine bölgede söz konusu devriye timi ile bir görüşme yapılmıştır. Görüşmeyi müteakip ABD askeri personeli ve Irak sınır polisinden oluşan tim bölgeden ayrılmıştır. PKK/KADEK terör örgütü ile mücadele kapsamında görev yapan birliklerimiz ile bölgede bulunan ABD ve yeni oluşturulan Irak güvenlik güçleri arasında zaman zaman bu tür temas ve görüşmeler olmaktadır. Söz konusu gazete haberinde yer alan çuval geçirme ve Türk topraklarına girme gerçeği yansıtmayan bir yorumdan ibarettir." AA HÜRRİYETİM'DE YER ALAN REFERANS GAZETESİ KAYNAK GÖSTERİLEREK YAPILAN HABER Türk askeri, Kuzey Irak'ta geçen yıl meydana gelen ve büyük tartışmalara yol açan “çuval olayı”nın rövanşını aldı. Olay, Türkiye ABD ilişkilerinin sağlığı açısından gizli tutuldu. Yaklaşık 15 gün önce Irak sınırındaki Kokpi Tepesi civarında 3 peşmerge yanlarında yaklaşık 20 Amerikalı asker ile birlikte sınırı geçip Türk tarafına girdi. Aslında bölgede, karşılıklı olarak bu tür sınır ihlalleri zaman zaman oluyordu. Referans Gazetesi'nde Levent Çağlar imzasıyla yayınlanan habere göre, sınırı geçen peşmergeler eşliğindeki ABD askerlerinden biri mayınlı arazide yanlışlıkla aydınlatma mayınına basınca Türk askerleri tarafından yakalandı. Grubun, karakola getirilmesinden sonra içinde ABD askerlerinin de olduğunu gören Türk askerleri, geçen yıl Irak’ta yaşanan çuval olayını hatırlayarak, ABD askerlerinin başlarına çuval geçirildiği belirtilen haberde başlarına çuval geçirilmiş ABD'li askerlerin durumunun fotoğrafları çekilerek belgelendiği de kaydedildi. Sınır bölgesindeki askeri birliğin komutanı, işin içine ABD askerlerinin girmesi nedeniyle durumdan hemen Ankara’yı, Genelkurmay Karargahı'nı haberdar etti. Yaşanan olay ayrıntılarıyla rapor edildi ve bu konuda talimat beklendiği kaydedildi. Ankara’nın konuyu bir süre görüştüğü, en üst düzeye kadar durumun anlatıldığı görüş alışverişinde bulunulduğu öğrenildi. Sonunda sınırdaki birlik komutanlığına talimat gönderildi: “ABD askerlerinin silahlarını geri verin ve sınırdan öte tarafa bırakın…” Gazetenin haberinde Amerikalı askerlerin başına çuval geçirilerek bir süre alıkonulduğu ve ABD’nin bu tür olaylarda başvurduğu yöntem aynen uygulanarak, “mütekabiliyet” (karşılıklık) esası uygulandığı kaydedildi. SÜLEYMANİYE UNUTULMADI Hürriyet Gazetesi'nde 5 Temmuz 2003'te manşetten Süleymaniye’de Türk askerlerinin başına Amerikalılar'ın çuval geçirdiği haberi verilmişti. Haber kamuoyunda büyük bir infial yaratmış, ABD ile ilişkiler görülmemiş şekilde gerilmişti. Olayı Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök başta olmak üzere, Silahlı Kuvvetler ve Hükümet olayı "çok sert bir şekilde" protesto etmiş, ABD ve Türk generallerin başkanlığında bir soruşturma komisyonu kurulmuştu. EN BÜYÜK GÜVEN BUNALIMI Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Süleymaniye'deki olayın, Türk ve ABD orduları arasında, "en büyük güven bunalımı"nı yarattığını söylemişti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, Süleymaniye olayına ilişkin ilk açıklamasını olayın kamuoyunda duyulmasından 3 gün sonra ABD'nin Türkiye eski Büyükelçisi Robert Pearson'ın 7 Temmuz 2003 günü sabahı yaptığı veda ziyareti sırasında yaptı. Genelkurmay Başkanı, kırgınlığını ve tepkisini, olayın Türkiye ve ABD orduları arasında "en büyük güven bunalımını" yarattığını söyleyerek dile getirdi. Özkök, bu olayın bir ABD politikası olduğunu zannetmediğini, ancak mahalli bir olay olarak değerlendirilmesinde de güçlük çektiğini vurguladı. Özkök, olayın 4 Temmuz günü, yani ABD'nin Bağımsızlık Günü'nde olduğunun altını çizdi. Olayın alınan bir istihbarat doğrultusunda gerçekleştirildiğini kaydeden Özkök, ancak istihbaratın araştırılmasının bu şekilde olmasının kabul edilemez olduğunun altını çizdi. Genelkurmay Baykanı Özkök, "Bir istihbaratın hali, bu şekilde olmamalıydı, biz ABD ile omuz omuza savaştık. Bir istihbarat var ise bize aksettirilmeliydi" dedi. 100 kişilik bir ABD birliğinin, mahalli personelin de katılımıyla özel tim binasını kuşattıklarını söyleyen Özkök, Türk askerlerinin ise gelenleri müttefik olarak karşıladıklarını dile getirdi. Ancak ABD askerlerinin içerde bir kısım malzemeyi tahrip ettiğini, bir kısmını da aldığını anlatan Özkök, askeri ve sivil personelin de Kerkük'e oradan da Bağdat'a götürüldüğünü belirtti. Orgeneral Özkök, olayı araştırmak için müşterek bir araştırma komisyonu kurulacağını ve komisyonun ertesi günden (8 Temmuz 2003) itibaren itibaren çalışmalara başlayacağını da açıkladı. Hürriyetim

İLGİLİ HABERLER