Gündem
  • 23.3.2019 09:37

Bahçeli sert tepki gösterdi: Bu çok yanlış!

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Habertürk TV, Show TV ve Bloomberg HT ortak canlı yayınında Didem Arslan Yılmaz’ın sorularını yanıtladı.

Bahçeli'nin açıklamalarından öne çıkan başlıklar:

Bahçeli, Habertürk TV, Show TV ve Bloomberg HT ortak yayınında soruları yanıtladı, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Mansur Yavaş hakkındaki tartışmaların çok farklı  boyutlara ulaştığına dikkati çeken Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Sayın Kılıçdaroğlu'nun 'Bu şahıs artık Türkiye markası haline geldi' sözü, yarın mahkemelerde veya başka şekilde nasıl bir marka olacak? Sonuca tam erişmemişseniz veya kanaatler farklılaşmışsa, böyle bir olaydan dolayı 'vergi ödemedi', 'şunu yaptı bunu yaptı' gibi birçok şeyler varken, siz bunu marka diye takdim ediyorsunuz. Bunun markası olur mu? Böyle bir olayın marka olarak takdimi ne kadar yanlış. Kötünün markası olur mu?

Şimdi böyle bir siyasi boyutta siyaseti kirletmemek, siyaset yapanları birtakım sıkıntılara, anlaşmazlıklara sokmamak için ben diyorum ki 'adaylıktan çekilin' veya Kemal Kılıçdaroğlu madem ki siz bunu çok arzuladınız. Böyle bilgiler de var. Bazı sorular cevap buldu, bulmadı gibi tartışılıyor. O zaman Türkiye'yi rahatlatın, partinizi rahatlatın. Seçimleri rahatlatın."

Mansur Yavaş adaylıktan çekilsin

Mevcut şartların Mansur Yavaş'ın adaylıktan çekilmesi gerektirdiğini vurgulayan Bahçeli, "Bazı konuşmalar, şahitler var. Televizyonlarda saatlerce tartışanlar oldu. Hukukçular tartışıyor. Kimisi mağdur görüyor, kimisi masum, kimisi bilmem ne görüyor. Bütün bunlarla Türkiye'yi bir seçime taşıyorsunuz. Ankara gibi bir başkentin belediye başkan adayı bu şekilde tartışılarak seçime girmemelidir. Girecekse, hukuken gereği yapılacak demektir. O zaman birçok şey kendiliğinden düzelecektir. Tavsiyem budur. Kabul ederler, etmezler." diye konuştu.

Yüzde 52'nin üzerinde olacaktır

"Eğer bu hedeflediğiniz yüzde 52 olmaz, yüzde 50'nin altına düşerse  erken seçim Türkiye'nin gündemine gelir mi?" sorusuna Bahçeli, "Gelmemesi lazım. Bizim açımızdan da gelmez." yanıtını verdi.

"Siz gündeme getirir misiniz?" sorusuna ise Bahçeli, "Hayır getirmeyiz. Cumhur İttifakı'nın mahalli idareler seçimleri sonrasında benim inancım odur ki daha yüksek oranda olacaktır. Yüzde 52'nin üzerinde olacaktır." karşılığını verdi.

"Oyum Binali Yıldırım'a olur"

İstanbul'da Binali Yıldırım ve Ekrem İmamoğlu arasındaki yarışı nasıl gördüğü konusunda ise Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Ben İstanbul'da oy kullanmış olsam, oyum Binali Yıldırım'a olur. Cumhur İttifakı'ndan dolayı değil. Oradaki bilgiler ışığında, projelendirmelerin bugünü ve yarını hakkındaki birtakım gerçekleşmeler hakkında. İstanbul'da yaşamanın güzelliğini talip olmak açısından oyumu vermek. Tecrübesi ve yaptıkları var. Nerede ne yapılacağını, kaç liraya yapılacağını biliyor."

Bahçeli, Ekrem İmamoğlu'nun da biraz heyecanlı olduğunu ve bir şeyler yapma arzusu taşıdığını belirterek, "Oda güzel bir şey. Bugün olmazsa yarın nasip olur." dedi.

Erdoğan ile kanka halindeyiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ittifak kapsamında yaptıkları görüşmelere ilişkin de bilgi veren Bahçeli, şöyle devam etti:

"Çok sık da görüşmüyoruz...Çok nadir bazen tebrikler sebebiyle oluyor. Esasen karşılıklı bir randevu talebi doğuyor. Bizden ziyade Sayın Cumhurbaşkanı görüşme isteğini bildiriyor. Biz de 'görüşebiliriz' diyoruz. Bugüne kadar 5 defa bir araya geldik. Saat 16.00'da 40 ya da 50 dakika ama bazı konularda kararlar alındıktan sonra bizden uygulamada hata olmaz. Sayın Cumhurbaşkanından da...Cumhurbaşkanı ile bizler arasındaki bu 5 diyalog dahi yaklaşmayı ve kanka olmayı gerektirdi. Şu an kanka halindeyiz."

Kararsız oylar

Devlet Bahçeli, kararsız oyların partilere dağılımına ilişkin rakamları anımsatarak, "Yüzde 3'ü AKP'ye, yüzde 4'ü CHP'ye, yüzde 0,5'i bize veriyor. Şimdi kararsız oyları nasıl dağıtıyorsun, adam kararsız. Kamuoyu araştırma kuruluşlarının yanlışı burada. Kararsızları niçin dağıtıyorsun. Ölçün nedir? Kimi kapatmak istiyorsun? Aradaki farkı ortadan kaldırmak için kararsızları bu manada niye kullanıyorsun? Onlara niye hakaret ediyorsun? O iradeye niye ambargo koyuyorsun?" diye konuştu.

 "Bu hataya düşmemelerini tavsiye ediyorum"

31 Mart'tan sonra yeni partilerin kurulacağı iddialarının hatırlatılması üzerine ise Bahçeli, "Bir yeni parti oluşumuyla ilgili yine sözler dolaşıyor. Bunların bazıları da işte partiler arasında konuşuluyor. Ben bu hataya düşmemelerini tavsiye ediyorum. Yazık etmesinler. Kendi partilerine, orada belli görevler üstlenmiş, sorumluluklar taşımış ve artık dava insanı kavramı içerisinde beraber olan insanların bir kırgınlığı, küskünlüğü sebebiyle bir başka olayın içerisine girmemesi lazım." açıklamasını yaptı.

"Kürtçe konuşan kardeşlerimizin alayının oyuna talibiz"

Terör konusuna değinen Bahçeli, dağda erimiş olan bir PKK'yı şehirde güçlü hale getirebilecek ifadelerin yanlış olduğunu vurgulayarak, beka meselesinin şakasının olmayacağını söyledi.

Kamuoyunda "Efendim HDP'den vazgeçemeyiz. Bunlar şu kadar oya sahip olan Kürtlerin partisidir." yönündeki ifadeleri anımsatan Bahçeli, "Kürtlerin partisiyse MHP'de Kürtçe konuşan kardeşlerimi nereye koyacaksınız?" diye sordu.

"Siz o oylara talip misiniz?" sorusu üzerine Bahçeli, "Tabi efendim, Kürtçe konuşan kardeşlerimizin alayının oyuna talibiz. Çünkü onlar bizim kardeşimiz. Onların içerisinde HDP'li çok az sayıda insan vardır. Meclis'teki yapıyı görüyorsunuz? Kürt kökenli milletvekilleriyle diğerlerini mukayese ettiğinizde her partide var." dedi.

Bu millet saf değil. Kalkıp İsrail'le ilgili Trump'ın aldığı kararlarla Filistin sorununun nereye taşınacağını bu millet anlıyor. Bunları görünce Türkiye'ye bir zarar verir mi diyor. Bazı programlarda bazı konuşmacılar oluyor. Diyorlar ki, Türkiye'de bir HDP gerçeği var. Bunların da önemli bir oyu var deniyor. Yani siz Güneydoğu Anadolu'nun kış şartlarında her türlü zor hayatın devam ettiği bir ortamda terörü dağdan indirip yok ediyorsunuz. Ama Türkiye'de HDP'in oyu var 4 milyon, 6 milyon var, bu o oydur diyorsunuz. Bu ifadeler yanlıştır. MHP'de Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Kürt kökenli çok kardeşimiz var bizim. Bazı konuşmacılara göre bunların hepsine HDP'li dolayısıyla PKK'lı olarak nitelendirirsek ne yapacağız? Böyle kurnazlıklar var Türkiye'de. Çıkıyor diyor ki, ne yapacaksınız, İstanbul'da şu kadar HDP diyor. HDP demeyi bıraktılar, Kürt oylarını nasıl alacaksınız diyor. Yok edilen bir şeyi şehre indirdiniz, belediyeler aracılığı ile Sur'daki belediyeyi Ümraniye'ye getirdiniz. Bunları dikkate aldığınızda beka tehdidi devam ediyor. Beka meselesinin şakası olmaz. Terörle mücadelede sayın İçişleri Bakanı'nın rakamlarını dikkate aldığınızda FETÖ ve PKK mücadelede yılmaz bir sonuç alınmış.

Bahçeli tepki gösterdi: Bu çok yanlış!

"TÜKENMEKTE OLAN PKK'YI SİYASETEN CESARETLENDİRMEKTİR BU"

Kürtlerin hepsini HDP'nin oyu kabul eder, oradaki eş başkan İmamoğlu seçilirse arkasında bu vardır derse bu partiler bu oyları alayım derken Antalya'da olduğu gibi tamam biz sizinle ittifak yapmıyoruz ama oylarınızı bize verin bir iki tane bir şeyler verelim size... Onlar mahalli idareler seçimlerine sızıyorlar. HDP PKK ile hiç alakası yoktur derseniz farklı bir olay. Böyle bir olay yok. Bunlar da televizyonlarda siyasilerin ağzında. Şu kadar oya sahip olan Kürtlerin partisi HDP'dir diyor. Peki o zaman MHP'deki Kürt oylarını ne yapacaksınız? Onlar bizim kardeşimiz, onların içinde HDP'li çok az sayıda insan vardır. Kürtlerin hepsini HDP'nin oyuymuş gibi tükenmekte olan PKK terörünü siyaseten cesaretlendirip belli bir güce getirmek istiyorsunuz.  Kayyum öncesi gibi davranılırsa, imkanlar PKK'ya aktarılırsa yeniden kayyum atanması lazım. Bunun demokrasiyle alakası yoktur. Tekrar onlar da bu hataya düşmemeleri lazım.

"BEN İSTANBUL'DA YAŞASAM OYUM BİNALİ YILDIRIM'A OLURDU"

Küskünlükle siyaset olmaz. İstanbul'a talip iki kişi var. Yolda karşılaştıklarında kaldırım değiştirecek halleri yok. Sayın Binali YıldırımBey'in yüksek bir tecrübesi var. Geçenlerde sizin yönetiminizde üç gazeteci arkadaşımızın katılımıyla sayın Binali Bey'le İstanbul konuşuldu. O programı ciddi takip ettim. İstanbul'da oy kullanmış olsam oyum Binali Yıldırım'a olur. Cumhur İttifakı'ndan değil, oradaki bilgiler ışığında. İstanbul'da yaşamanın güzelliğine talip olmak açısından oyumu veririm. Nerede ne yapılacağını, kaç liraya yapılacağını biliyor. Programınızdaki sorular, sorular karşısında verilen cevaplar, esprilerle yüklenmiş olması, daha iyi anlaşılmasına vesile olacak sabır içerisinde konuşulmasından dolayı. Partide de arkadaşlara söyledim. İstanbul'da Binali Yıldırım'ın başkan olmasında fayda olacağı kanaati olmuştur dedim.

"BİZ YAPILAN ANKETLERE İNANMIYORUZ ANKET DE YAPTIRMIYORUZ"

Anketlerimizin yasal zemini yok. Önüne gelen dün domates fiyatlarının belirlenmesindeki birtakım faaliyeti yapanlar şimdi toplumdaki seçmen iradesinin faaliyetine yönelmiş. Ne kadarı doğrudur, ne kadarı haklıdır. Kamuoyu oluşturmak mı istiyor, kamuoyunun düşüncesini mi almak istiyor. MHP'nin teşkilat yapısına bakıyorsunuz. Üzüm salkımı gibi sallasanız yere düşenleri topladığınızda yine yüzde 2'yi geçer. MHP'yi yüzde 2 diye sabahtan akşama tekrar etmenin anlamı yok. O yüzden biz kamuoyu araştırması yaptırmıyoruz. Yapılmış olanlar bize ulaştığında şöyle bir kapağına bakıyoruz. İkinci el arabaların ekspersiz raporu isteniyor, kamuoyu araştırmaları yapanların da ekspersiz raporu istensin.

Yorum Yazın

İLGİLİ HABERLER