Gündem
  • 31.8.2008 17:04

BAKAN BABACAN, GÜRCÜ DIŞİŞLERİ BAKANI TKEŞELAŞVİLİ İLE GÖRÜŞTÜ

İSTANBUL - Gürcistan Dışişleri Bakanı Eka Tkeşelaşvili de, Türkiye'nin çok açık şekilde Gürcistan'ın toprak bütünlüğü ve egemenliğinden yana olduğunu belirten ilk devletlerden birisi olduğunu ifade ederek, "Türkiye'nin bu kara günlerde desteğini görmekten çok memnunuz" diye konuştu.
     Babacan ve Gürcistan Dışişleri Bakanı Eka Tkeşelaşvili, Dolmabahçe'deki Başbakanlık Çalışma Ofisi'ndeki görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.
     Bakan Babacan, Türkiye'ye çalışma ziyaretinde bulunan Tkeşelaşvili ile yaptığı görüşmede Kafkasya'daki son gelişmeleri detaylarıyla ele aldıklarını ifade eden Babacan, "Hem bu gelişmeleri bölgesel anlamda hem de bu gelişmelerin küresel etkileri konusunda değerlendirme yapma imkanımız oldu" diye konuştu.
     Babacan, görüşmede, son dönemde meydana gelen gelişmelerden duydukları endişeyi kendisine açıkça ifade ettiğini belirterek, Türkiye'nin, Gürcistan'ın bağımsızlığı, egemenliği ve toprak bütünlüğüne verdiği önemin çok açık olduğunu, bunu defalarca dile getirdiklerini, bu konuda kendilerine verdikleri desteği de tekrar teyit ettiklerini bildirdi.
     Ali Babacan, "Son haftalarda Türkiye ile Gürcistan'ın ortak kaderinin oluştuğu bu bölgede yaşanan gelişmeler, kuşkusuz bizi büyük kaygı ve endişeye sevk etmiştir. Yaşanan gerginlikler ve tartışmalardan sonra, şimdi gerilime taraf olan herkesin, soğukkanlı şekilde, bir kez daha ciddi bir şekilde değerlendirme yapması gerektiğine inanıyoruz. Bu tür gerilimlerin kazanan tarafının olmadığını ve herkesin bir şekilde geleceğinden bir şeyler kaybettiğini, daha önce yaşanan tecrübelerden de biliyoruz. Kafkasya'da son derece dar bir alanda iç içe yaşayan halkların geçmişleri olduğu gibi gelecekleri de ortaktır. Bizim hep beraber bu geleceği şekillendirmek için çalışmamız gerekiyor" diye konuştu.
     Kafkasya'da barış ve istikrarın sağlanmasının, bölgenin sınır komşusu olan Türkiye açısından hayati önem taşıdığına dikkati çeken Babacan, "Aynı zamanda Kafkaslar'ın Türkiye ve Türkiye üzerinden Avrupa ile bağlantısı yine son derece önemlidir. Ülkemizin bu çerçevede önemli sorumlulukları bulunmaktadır. Türkiye hangi koşullar altında olursa olsun, sorunların barışçıl yöntemlerle ve diyalog yoluyla çözülmesi için elinden gelen gayreti sürdürmeye devam edecektir" dedi.
     Gürcistan'da yaşanan problemin sadece Gürcistan'ın problemi değil, bunun Avrupa meselesi olduğuna dikkati çeken Tkeşelaşvili, Gürcistan'ın, Rusya'nın Avrupa'nın sınırlarının yeniden çizilmesi yönünde silahlı girişimlerde bulunduğu küçük bir ülke olduğunu ifade etti.
     Rusya'nın bu şekilde etkinliğini artırmak istediğini, kendi kontrolünde bir ülkeler birliği arzu ettiğini ifade eden Tkeşelaşvili, bu soruna çözümün de Avrupalı bir çözüm olması gerektiğini dile getirdi ve şöyle devam etti:
     "Rusya Federasyonu'nun yayılmacı politikaları göz önüne alındığında, Avrupa şu andaki sınırlarıyla kalacak ise güvenli ve müreffeh olmayacaktır. Rusya Federasyonu'nun Gürcistan'da giriştiği bu çatışmanın, domino etkisi yaratarak Ukrayna'ya ve daha başka ülkelere yayılması büyük bir tehlike arz eder.
     Biz şu anda oldukça kritik ve garip bir dönemden geçiyoruz. Rusya sadece askeri bir şekilde Gürcistan'ı işgal etmekle kalmıyor, aynı zamanda çok tehlikeli bir şekilde tek taraflı hukuki girişimlerde de bulunuyor. Gürcistan'ın iki bölgesinin bağımsızlığını iddia etti. Biz Rusya'nın güvenilir bir partner olacağını göreceğimiz ana kadar hiçbir işbirliğini görüşemeyiz. Biz kendimizi Rusya'nın bir parçası olarak düşünemiyoruz. Gürcistan şu anda Rus birliklerinin işgali altındadır. Ateşkes anlaşması tam olarak uygulanmamaktadır. Tam olarak uygulanmadığından bir görüş alışverişi söz konusu olmayacaktır. Rusya'nın şartları yerine getirmesini bekliyoruz, tüm dünya bekliyor."
     Basın mensuplarının sorularını da cevaplandıran Tkeşelaşvili, "Türkiye'nin girişimleri yeterli olacak mı" sorusuna karşılık, bunun çok önemli olduğunu belirterek, "Çok daha geniş katılım ve uluslararası girişim lazım" dedi.
     Tkeşelaşvili, Rusya'ya bir yaptırım uygulanmasını birincil olarak istemediklerini ifade ederek, "Biz Rusya'nın alıştığı gibi davranamayacağını göstermek istiyoruz. Avrupa, birleşik Avrupa hedefinde ciddi olduğunu gösterirse Gürcistan'daki durumun yeniden ele alınması gerekecek" diye konuştu.
     Gürcistan'ın AB ile müzakere imkanlarının olduğuna dikkati çeken Tkeşelaşvili, geniş Avrupa fikrinin, Rusya'nın ileri dönemde aynı şekilde bir davranış düşünürse engelleyici olabileceğini söyledi.
     Bir gazetecinin "Rusya'nın tepkisi çok mu beklenmedik oldu" sorusu üzerine Tkeşelaşvili, bu anlaşmazlığın sadece 1 Ağustos 2008'de başlamadığını, anlaşmazlığın Rusya Federasyonu'nun Sovyetler Birliği'nin dağılması sonrası canlı tuttuğu politik uygulamaların neticesi olduğunu savundu.

İLGİLİ HABERLER