Gündem
  • 31.3.2018 00:09

Başbakan Yıldırım: Fransa'nın yaptığı kabul edilemez

Başbakan Binali Yıldırım, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un YPG/PKK açıklamalarıyla ilgili, "NATO müttefiki Fransa’nın bu hareketi ağır bir tahriktir" dedi.

Başbakan Binali Yıldırım Bosna Hersek dönüşü gazetecilere konuştu. Suriye'deki gelişmelerle ilgili konuşan Yıldırım, "ABD ve Fransa vardiya değişikliği yapıyor. Fransa'nın yaptığı kabul edilemez" dedi.

Başbakan Binali Yıldırım Bosna Hersek dönüşü uçakta Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un YPG/PKK açıklamalarına ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Yıldırım, “Fransa'nın yaptığı kabul edilemez. NATO müttefiki Fransa'nın bu hareketi ağır bir tahriktir. Farklı açıklamalar geliyor ama bizi bağlayan ABD Başkanı'nın söyledikleridir. Kendisini bu çıkışından dolayı tebrik ediyoruz. Doğru bir karar vermiştir” dedi.

Terör örgütü PKK’nın Sincar’daki durumuna ilişkin konuşan Yıldırım, “Merkezi hükümet duyarlı hareket ediyor, iş bitti diyemeyiz. Tercihimiz Irak merkezi hükümetinin kendi başına yapması, olmazsa beraber yapmamız. Bu da olmazsa Suriye'de yaptığımız gibi yaparız. Şu anda kısmen çekilme var ancak tam durum tespiti yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

SORU- Sayın Başbakan, biz buraya gelince sürpriz gelişmeler oldu. Önce ABD Başkanı Trump, Suriye’den en kısa sürede çekileceğiz dedi. Sonra Fransa’dan Macron’un açıklamaları oldu, Fransız gazetesinde yayınlanan birtakım haberler oldu. Bunları nasıl değerlendiriyorsunuz? Amerika gidiyor, Fransa mı geliyor? Önceden haberiniz var mıydı bu tür şeyler olacağından, sürpriz mi oldu?

- BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Vardiya değişimi yapıyorlar; kış vardiyasından yaz vardiyasına geçiş.

- SORU- İşaretler var mıydı, sürpriz mi oldu size de efendim?

- BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Trump, Sayın Başkan sürprizi çok sever. Ama arkasından da Dışişleri, “bizim haberimiz yok” diye bir açıklama yaptı. Yani her zaman olduğu gibi orada kafalar karışık. Bizi bağlayan Amerika Birleşik Devletleri’nin Başkanının söylediğidir, diğerleri teferruata girer. Dolayısıyla Trump’ı bu cesur kararından dolayı Türkiye olarak tebrik ediyoruz. Doğru bir karar vermiştir, çünkü terör örgütleriyle mücadele ciddi bir meseledir, başka terör örgütleriyle bu mücadele sürdürülebilir değildir. Zaten bu geçici bir işbirliğiydi. Açıklamasında da Başkan, DEAŞ’la ilgili mücadele hemen hemen bitti, bizim de böyle bir birlikteliğe artık ihtiyacımız kalmadı mealinde açıklaması var. Takip edeceğiz gelişmeleri, şu anda bununla ilgili söyleyeceğimiz budur.

- Fransa Başkanı Macron’un yaptığı asla kabul edilebilir bir şey değil. İki sefer üst üste çam devirdi. Bir tanesi, önce Afrin işgal edildi dedi; birinci yanlış buydu. Daha onun üzerinden zaman geçmeden SDG heyetini, yani PKK terör örgütünün elebaşlarını Elize Sarayında kabul etti. NATO müttefiki olan Fransa’nın bu tutumu ağır bir tahriktir. Dolayısıyla kabul etmemiz söz konusu değil. Cumhurbaşkanımız bu konuda bir telefon görüşmesinde zaten açık açık bu konudaki rahatsızlığımızı, memnuniyetsizliğimizi kendisine ifade etti. Bizim açımızdan hangi ülke terör örgütüyle iş tutarsa tutsun sonuç değişmez. Ülkemizin sınır güvenliği için, milletimizin can ve mal emniyeti için gereken tedbirleri hiç tereddüt göstermeden alırız. Bu konuda bizimle müşterek çalışanlara her zaman kapımız açık. Ama işbirliği yapmıyorlar diye bekleyecek halimiz de yok.

- SORU- Fransa’nın asker göndereceğinizi düşünüyor musunuz efendim, öyle bir şey var mı?

- BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bilemem, orada da bu açıklamalar birkaç sefer yapıldı, düzeltildi, öyle dedik böyle demedik falan mealinden gelişmeler de oldu. O bakımdan olayları teyit etmeden, zaten orada belirli bir varlıkları var Fırat’ın doğusunda Ayn el Arab bölgesinde Fransızların bir varlığı var, koalisyon güçleri çerçevesinde.

- SORU- ABD ile Fransa anlaştı mı, öyle mi gözüküyor?

- BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Şu aşamada onu söylememiz söz konusu değil. Genellikle Avrupa’daki müttefiklerimiz Suriye işinde biraz arka planda, gölgede kaldıklarını düşünüyorlar, ön plana çıkmanın gayreti içerisindeler. Çıkmalarında bir mahsur yok, yeter ki doğru karar versinler, doğru ortaklar bulsunlar. Bizim de amacımız, Suriye’de sorunları kalıcı halde çözüme ulaştırmak, Suriye’nin toprak bütünlüğünü sağlayacak, eline silah almamış, terör gruplarını işin içine dahil etmeyen ve Suriye’nin bütün paydaşlarını çözüm sürecine dahil etmek. Bunun için Suriye’de Rusya, İran, Türkiye olarak Astana sürecini sürdürüyor, bu konudaki çalışmalar bir yandan devam ediyor. Bir yandan bunu Birleşmiş Milletler Cenevre Sürecine taşımak için girişimler var.

- SORU- Sayın Başbakanım, bu casus zehirleme kriziyle beraber Rusya ile Avrupa arasında, Amerika arasında bir gerilim oluştu, nasıl görüyorsunuz gidişatı?

- BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Bu gelişme esasen uzun zamandan beri Avrupa’yla, Amerika’yla Rusya arasında mevcut olan gerginliğin bir sonucudur. Yani sadece bu olayı tek başına değerlendirmemek gerekir. Uzun bir süreden beri, biliyorsunuz Kırım’ın işgalinden bu tarafa Avrupa ülkeleri, daha sonra Amerika’nın işte seçimler vesaire bunlara müdahale konularıyla beraber bir gerginlik var. Bu gerginliğin bu olayla biraz daha görünür hale gelmesidir.

- SORU- Türkiye’nin politikası?

- BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Türkiye’nin politikası çok açık ve seçik. Türkiye bölgede çok çetin bir mücadele veriyor. Bölge ülkeleriyle bu mücadelede yakın işbirliği içerisinde. Dolayısıyla bizim nostaljik faaliyetlere katılma lüksümüz yok.

- Zehirlemenin kimin yaptığı daha net değil, peşin hükümlü olamayız. Tabii ki insan hayatına kastetmek doğru bir şey değil. Zehirlemeyi kim yaptı, onun araştırması devam ediyor, şüpheler var vesaire. Ama prensip olarak bir insanın son vermek, zehirlemek doğru bir yaklaşım değil.

- SORU- Sayın Başbakan, efendim Milli İstihbarat Teşkilatının da içinde bulunduğu bir operasyonla Kosova’da FETÖ mensuplarına yönelik bir operasyon gerçekleşti ve bazıları yakalandı. Bu Kosova’nın içinde de çok ciddi bir sarsıntıya yol açmış gibi görünüyor. İçişleri Bakanının ve İstihbarat Teşkilatı Başkanının görevden alındığı açıklandı, bu gelişmeyi nasıl değerlendiriyorsunuz? Bundan sonra Avrupa ülkelerinde buna benzer Türkiye yakın takip operasyonlarını sürdürecek gibi görünüyor mu? Bir krize dönüşebilir mi bu?

BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Biz ülkemiz aleyhinde faaliyet gösteren, ülkemizde darbe girişiminde bulunan, hala da ülkemize zarar vermeye çalışan terör örgütlerine yönelik her türlü faaliyeti yapmamız meşru bir hakkımızdır. Bu faaliyetler çeşitli şekillerde olabilir, yani diplomatik yollarla olabilir, siyaset yoluyla olabilir ve istihbarat servisleri vasıtasıyla da olabilir. Bu sadece Türkiye’ye mahsus bir şey değil, her ülkede bu tip olaylar zaman zaman olur.

- BİR GÖREVLİ- Yunanistan ve Almanya da çok FETÖ’cü yatağına dönüştü…

- BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Evet, bazı ülkeler tabii FETÖ’cülere adeta kucaklarını açıyorlar, onlara gayet güzel imkânlar sağlıyorlar. Bu da tabii dostluğa sığmaz. Bizim dost bildiğimiz, müttefik bildiğimiz, çok büyük ticari ve kültürel ilişkilerimiz olan, tarihi ilişkilerimiz olan ülkeler, Almanya, Yunanistan vesaire diğer bazı Avrupa ülkelerinde FETÖ mensupları olsun, PKK sempatizanları, PKK örgütünün diğer kolları olsun çok rahat hareket ediyorlar. Bunlarla ilgili de tabii rahatsızlığımızı her fırsatta bu ülkelerle paylaşıyoruz. Bunlarla ilgili her türlü faaliyeti hukukumuzdan, uluslararası hukuktan kaynaklanan her türlü faaliyeti yapma hakkımız her zaman mahfuz.

-SORU- Sayın Başbakanım, Sincar meselesiyle ilgili bir şey sormak istiyorum. Irak açıkladı ki orada bazı yerlerde denetimi ele geçirdi Irak Ordusu diye. Irak İstihbarat Servisinden de bir heyet gelmişti geçtiğimiz günlerde. Tatmin oldunuz mu, gerçekten orada Irak’ın attığı adımlar PKK’yı oradan çıkarmaya dönük mü, bizim hala kararlılığımız devam ediyor mu?

- BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM-  Şöyle: Irak Merkezi Hükümeti bu konuda duyarlı hareket ediyor, onu söyleyebilirim. Ben Sayın Başbakan İbadi’yle de görüştüm, bana bütün detayları anlattı buradaki yaptıkları faaliyetle ilgili. Ancak henüz iş bitti diyemeyiz, daha fazla çalışmak gerekiyor. Tabi bizim birinci tercihimiz, bunu yaparken Irak Merkezi Hükümetinin yapması, olmadı birlikte yapmamız, ama bu da mümkün olmazsa Suriye’de nasıl yaptıksa, Irak’ın kuzeyinde, Gare’de, Metina’da, Kandil’de, Avaşin, Basyan’da yaptığımız teröristlere yönelik faaliyetleri burada da yapabilecek imkânımız var. Ama tercihimiz Irak Merkezi Hükümetinin birinci derecede buralara yönelik gerekli operasyonu yapması veya bizim birlikte yapmamız, bu da mümkün olmazsa biz teröre karşı mücadelemize herhangi bir zaafa uğratmadan devam ederiz.

- SORU-  Sayın Başkanım, İran’la Türkiye’nin Astana ve Soçi süreçlerinde bir işbirliği var ama, İran’ın özellikle Türkiye’nin Irak’taki varlığından rahatsız olduğu biliniyor. Bu olası Sincar operasyonunu önlemeye yönelik doğrudan veya dolaylı girişimleri olduğu söyleniyor veya görülüyor. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

- BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- İran’ın bugüne kadar bu konuda bize alenen bir serzenişi söz konusu değil. Niye böyle bir şey yapsın? Terör örgütü İran, Irak, Suriye ve bizim için de tehdit. Dolayısıyla İran’ın böyle bir tutum içerisinde olması doğru bir davranış biçimi olmaz.

- SORU-  Bir geri çekilme var mı efendim oradaki PKK unsurlarının?

- BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Kısmen olduğunu biliyoruz, ama tam durumu tespiti şu anda yapılıyor.

- SORU-  Sayın Başbakanım, Bosna’da konuşmalarınızda defalarca FETÖ vurgusu yaptınız. Aynen orada FETÖ okullarının olduğunu bize söylediler. Peki demedik mi bunlar teslim konusunda Bosna Devletine engel … unsurlar mı var?

-BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Biz bunların varlığını, bunlarla ilgili sorun olduğunu Bosna’da yöneticiler biliyorlar ve yakın takip ediyorlar. Biz buradaki zaman kaybının ülkemiz açımızdan değil sadece, kendileri açısından da bir risk oluşturacağını görüşmelerimizde anlattık. Bundan sonra takibini birlikte yapacağız, özellikle parasal kaynakları takibi konusunda daha titiz davranacaklarını ifade ettiler.

-SORU- Sayın Başbakanım, tekrar Suriye’yle ilgili bir soru soracağım. Tel Rifat’ın kontrol altına alındığına ilişkin açıklamalar, daha doğrusu iddialar vardı. Oradaki son durum nedir? Çünkü Zeytin Dalı Harekâtını Tel Rifat’la sonlandıracağınızı Sayın Cumhurbaşkanı açıklamıştı.

-BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Arkadaşlar, şu anda Afrin bölgesiyle daha çok meşgul oluyoruz, oradaki patlayıcı düzenlikleri etkisiz hale getiriyoruz. Orada tabi çok sayıda patlayıcı var, şeytanın bile aklına gelmeyecek yöntemlerle patlayıcı sağa-sola yerleştirmişler ki bu harekâttan sonra burada bizim kayıplarımız olsun diye. Titizlikle yapıyorlar, ama maalesef zaman zaman da üzücü hadiseler oluyor.

-SORU- Rusya’nın Kırım’a girmesine işgal diyor muyuz, öyle söylediniz de?

- BAŞBAKAN BİNALİ YILDIRIM- Rusya’nın Kırım’a müdahalesini biz doğru bulmuyoruz.

EKONOMİ

- SORU-  Tabi bu anlattıklarınızla da ilişkili ama, Türkiye’de de bir ekonomi gerçeği var, döviz yükseliyor, faiz birazcık hareketli. Tabii Türkiye’deki bu olan bitenler de böyle ekonomi … pek açıklanamıyor, aynı zamanda çok yüksek oranda bir büyüme de yaşanıyor.

- Türkiye’deki ekonomik tablo gayet güzel. Dünyanın neresinde yüzde 7.4 büyüme var? Bizim 2003’ten beri yıl ortalaması 7.4 olan var mı? Yok. En yüksek büyüme oranlarından biri. 2011 yılından bu yana en yüksek büyüme oranımız.

- Demek ki bu kadar gürültü, patırtı oluyor, bir de bakıyorsun dünyada G-20 ülkelerini de geride bırakan bir büyüme var. Moral bozmaya hacet var mı arkadaşlar? Yani vatandaşın kafasını karıştırmayalım.

- Türkiye’de serbest ekonomi var, döviz de, faiz de dalgalanmaya tabi, bunun sebepleri de belli. Gelişmiş ülkelerde, Amerika başta olmak üzere muazzam bir korumacılık eğilimi var. şimdi Amerika tuttu demir-çelik ürünlerine ek vergi getirdi, durmadan faizi artırıyor dışarıdaki kaynakları yurt içine çekmek için. Bunlar tabi ki kurla ilgili, faizle ilgili olumsuz etkiler. Ama bu etkilerin kısıtlı ve geçici bir süre için geçerli olacağını, yani daha doğrusu bu değişimlerin etkisi sınırlı ve geçicidir, bunu herkesin bilmesi lazım. Asıl olan büyümedir, Türkiye büyümeyi 2018’de de sürdürülebilir şekilde devam ettirecektir, 2019’da, 2020’de de devam edecek. Sınır ne? En az orta vadeli plan, 5,5 ve tercihen yüzde 6 civarında bir büyümeyi Türkiye başarabilecek güce sahiptir, ekonomisi, altyapısı, imkânları buna müsaittir. 2018 ekonomi eylem planını da yakında kamuoyuyla paylaşacağız.

-Yani özellikle 2017 büyümesi, 2018 büyümesi özel sektör ağırlıklı oluyor. Zaten Türkiye’de özel sektör yatırımları kamunun neredeyse 8 katı. Dolayısıyla bundan sonra da büyüme ihracata bağlı olacak, imalata bağlı olacak ve özel sektöre vereceğimiz destekler, orta ve yüksek teknolojiye sahip stratejik yatırımlara vereceğimiz destekler büyümenin lokomotifi olacak.

- İkinci bir reform paketi de yakında gelecek. Türkiye ekonomisi, en zor şartlarda bile ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. Ne zaman gösterdi? 15 Temmuz alçak darbe girişiminden sonra bir çeyrek küçüldük, ondan sonra toparladık, yılı 3.2’yle kapattık, 2017’de hızlı kararlar aldık ve rekora imza attık. 2018 sürdürülebilir, dengeli büyüme, enflasyonla mücadele, faizlerin makul seviyelere gelmesi şeklinde özetlenebilir.

-  Millet yatırım yapmaya devam etsin. Durmak yok, yatırıma devam, üretime devam, istihdama devam. Türkiye’yi büyütmeye, refahı attırmaya devam.
 

İLGİLİ HABERLER