Gündem
  • 31.8.2018 11:19

Başkan Erdoğan'dan çok önemli açıklamalar

Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Astsubay Mezuniyet Töreni'nde önemli açıklamalarda bulunuyor.

Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:

15 Temmuz kıyamının sembol ismi Ömer Halisdemir de bir astsubaydır. Ordumuza astsubay olarak girip general rütbesine yükselen kardeşlerimiz var. Ordumuz dünyanın en güçlü ordularından biri olma konumunu sürekli tahkim ediyor. Bu ordu, tarihne sığmayacak kahramanlıkların sahibidir. Milletimizin peygamber ocağı dediği şerefli bir kurumun kapısından ilk adımı atıyorsunuz.

TERÖRLE MÜCADELE HERKESE HAK GÖRÜLÜYOR, AMA KONU TÜRKİYE OLUNCA...

Milletlerin tarihinde dönüm noktası vardır. Son yıllarda yaşadığımız hadiseleri milletimiz bakımında böyle görüyorum. Ülke ve millet olarak tercihimizden asla pişman değiliz.

Terörle mücadele herkese hak görülüyor, ama konu Türkiye olunca işin rengi değişiyor.

S-400'lere ihtiyacımız var ve anlaşma bitmiştir en kısa zamanda alacağız.

Erdoğan'ın açıklamalarının satırbaşları şöyle:

"TSK'da astsubaylık kritik bir görevdir. 15 Temmuz kıyamının sembol ismi Ömer Halisdemir kardeşimiz de bir astsubaydı. Ordumuza astsubay olarak katılıp daha sonra subaylığa geçen ve general rütbesine yükselen kardeşlerimiz var. Subaylarımız, astsubaylarımız ve uzman personel yapısıyla TSK bölgesinin ve dünyanın en güçlü orduları başında gelme konumunu sürekli tahkim ediyor. TSK dünyanın en köklü, yaygın ordusudur.

Cumhurbaşkanlığı forsumuzda temsil edilen devletimizin en önemli özelliği sağlam bir ordu düzenine sahip olmalarıdır. Kendilerinden kat be kat düşmanları hep yenilgiye uğratmıştır. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri de Malazgirt Zaferi'dir. Esasen milletimizin tamamı ezanı, bayrağı, vatanı, devleti tehlikeye düştüğünde cesaretle mücadeleye atılmaktan çekinmeyecek cesarettedir.

Sizler bugün milletimizin "peygamber ocağı" diyerek gönlündeki yeri ifade ettiği böyle şerefli bir kurumun kapısından ilk adımı atıyorsunuz. Gazilik veya şehitlik unvanlarının anlamını hiçbir maddi değerle tarif edebilmek mümkün değildir. Üniversitemizin ve yüksek okulumuzun tüm eğitim-öğretim kadrosuna da şükranlarımı sunuyorum.

Milletlerin tarihinden dönüm noktaları vardır. Bizim tarihimizde de pek çok dönüm noktamız var. Son yıllarda yaşadığımız hadiseleri böyle bir dönüm noktası olarak görüyorum. Ülke ve millet olarak tercihimizden asla pişman değiliz. Bugün hep birlikte başı dik, alnı açık şekilde geleceğimize umutla bakıyor olabilmemizi bu durumumuza borçluyuz. Bunun bir bedeli var. Terör örgütlerine karşı verdiğimiz mücadelede gazilerle, şehitlerle ödüyoruz. Kimi zaman haksızlığa, ayrımcılığa uğrayarak ödüyoruz. Son günlerde olduğu gibi ekonomik saldırılarla ödüyoruz. Türkiye'nin sınırları içinde ve dışında karşılaştığı saldırıları, riyakarlığı hak edecek sorumluluğu bulunmuyor.

Terörle mücadele konusunda bizden istenen nedir? Tüm terör örgütleri ülkemizi taciz etsin, biz elimiz kolumuz bağlı oturalım, öyle mi? Bunlarla stratejik ortaklığımız da var. Terörle mücadele herkese hak gözüküyor, mesele Türkiye olunca işin rengi değişiyor. Suriye'den ülkemize yapılan saldırılar karşısında adeta yalnız bırakılmış ülkeyiz. Kendimizi koruyabilmemiz için ihtiyacımız olan füze savunma sistemlerini olmadık bahanelerle bize verilmedi. Parasıyla satmadıkları silahları terör örgütlerine bedava verdiler. Topraklarımızı korumak için alternatif arayışına girdiğimizde de sakın ha diyorlar. Bizim bu tür dayatmaları kabul etmemiz mümkün değildir. Türkiye'nin S-400'lere ihtiyacı var, en kısa zamanda alacağız. Türkiye'nin F-35'lere de ihtiyacı bulunuyor. Verdikleri takdirde anlaşmaya uyduklarının bir ispatıdır. Biz ortaklığımızın gereği 900 milyon dolar ödeme yaptık. İnsansız hava araçlarını vermediler şimdi biz üretiyoruz. Bu teröristleri bunlarla vuruyoruz.

Türkiye'nin ABD ile olduğu işbirlikleri gibi diğer ülkelerle işbirliklerine ihtiyacı var. Bugüne kadar ikili veya çok taraflı ilişkilerimizde sözümüzü tutmazlık etmedik, riyakarlık yapmadık. Ama bize hepsi yapıldı. Buradan alnın akıyla çıkacak tek ülke Türkiye'dir. Hem Avrupa hem ABD defalarca sınıfta kalmıştır. ABD'nin sadece Suriye konusunda bize verip yerine getirmediği sözleri saymaya kalksam kimsenin yüzümüze bakacak hali kalmaz.

Hukuk içinde devam eden davayı bahane ederek Türkiye'yi ekonomik yaptırımlar altına sokmayı hiçbir şekilde izah etmek mümkün değildir. AB üyeliğinde o kriterleri nasıl fırıldak gibi döndürdüklerini biliyoruz. Ekonomi konusunda yaşananları bunlardan bağımsız görmüyoruz. Her şey apaçık ortada. Biz artı ve eksilerimizin farkındayız. Döviz kurundaki istikrarsızlık ülkemize yönelik bir operasyondur. Terör örgütleriyle, ihanet çeteleriyle yapamadıklarını döviz kurşunu haline getirdikleri ekonomi silahıyla gerçekleştirmek istiyorlar. Türkiye bu saldırının da üstesinden gelecektir.

Ne yaparlarsa yapsınlar 2023 hedeflerimize ulaşmamızı engelleyemeyecekler. İhracatımız, istihdamımız artmaya devam ediyor. Turizm, ticaret tarihi rekorlar kırdı. Bu da geçer ya hu!

 

Güncellenme Tarihi : 31.8.2018 11:25

İLGİLİ HABERLER