Gündem
  • 29.7.2008 17:23

BAYKAL: RÜŞVET İDDİASI BİR ZIRVA

ANKARA - ''Savcı Bey, senin iddian bu. Ya da bu iddia kimin, çık söyle'' diyen Baykal, bu olaya ilişkin her şeyin gerçek dışı olduğunu söyledi. Baykal, ''Bu iddia bir zırva. Hiç kuşku yok. Asıl sorulması gereken niçin böyle bir zırva, bir önemli iddianamenin içinde yer tutuyor. Bununla Ergenekon arasında nasıl bir bağlantı var?'' diye konuştu.
     Baykal, kendisine 7 yıl siyasi yasak konulduğunu da anımsatarak, eşi Olcay'a da ''Nerede bu paralar'' diye sorduğunu söyledi.
     ''Böyle bir zırvanın niçin söyleme gereği duyulduğunu'' soran Baykal, ''Bu lafın gereği yerine getirilse saygı duyarım. Bu lafı söyledin mi bırakamazsın, gereğini yerine getireceksin. Bir iddianamede bir savcı bunu söylüyorsa, söyleyip unutamazsın bunu. Bunun gereğini yerine getireceksin. Bunun gereğinin yerine getirmek için ne lazımsa yapacaksın'' dedi.
     Deniz Baykal, kimin, neye dayanarak söylediği, delilinin ne olduğu belli olmayan tek taraflı rüşvet verildiği iddiası bulunduğunu belirterek, şöyle konuştu:
     ''Niçin verildi rüşvet? Ne yapıldı? Ben mi yapacağım? Rüşveti ben nasıl alacağım? Rüşveti alsa alsa orada teşvik belgesini verme yetkisi kendisinde olan insan alır. Ben de o yetki mi var? Ben, siyasi yasaklıyım. Sen, bana para veriyorsun. Bana verdiğin paranın rüşveti ne olacak? Var mı böyle bir şey? Kim vermiş, çıksın söylesin. 'Ben verdim' desin. Gösterin. Var mı öyle bir şey? Yok... Kim bu iddianın sahibi? Yok. Öyle böyle ama bir iddia var benim hakkımda da. Başbakan'a tekrar bu teklifi yapıyorum: 'Gel Sayın Başbakan. Hiç uzatmayalım. Tatile de girmeden Mecliste senin ve benim dokunulmazlıklarımızı kaldıralım. Yargıya teslim edelim. İncelesinler... Bunlar, bu belgenin hukuki belge olmaktan ibaret olmadığını bize gösteriyor. Bu siyasal bir belge. Böyle bir iddianame olur mu? İddianamenin amacı hukuktur. Hukuken gereğini yap. Siyasi hüküm var, çürütme çabası, çamur atma çabası var ama yanlış yere yöneldiler. Biz buna alıştık... Bu iddiayı kim ortaya atıyor? Savcı üzerinden o savcılık cübbesini çıkarsın da bu iddiayı benim hakkımda söylesin de kendisiyle Türk adliyesi önünde bir hesaplaşıverelim bakalım.''

KARŞIMIZDAKİNİN ADINI KOYMAKTAN KAÇINAMAYIZ

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, isim vermeden Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sözlerini eleştirerek, ''Karşımızdakinin adını koymaktan kaçınamayız. Propagandasını için değil, lanetlemek için adını koymak lazım. Yoksa siz bunu yapanların lanetlenmesini mi istemiyorsunuz?'' dedi.
     Partisinin grup toplantısında konuşan Baykal, İstanbul Güngören'de meydana gelen terör saldırısına değinerek, bugün çok acı bir terör saldırısının hemen arkasında bir araya geldiklerini söyledi.
     Uzun süredir unutmak istedikleri bir terör saldırısının, birden bire İstanbul'da karşılarına çıkmasına tanık olduklarını, bunu büyük bir acı ve üzüntü içinde milletçe yaşadıklarını ifade eden Baykal, ''Bir kez daha bu terör olayı üzerinde düşünme fırsatını, bunun nedenlerini, niçinlerini bunun nasıl aşılabileceğini hep birlikte değerlendirme şansını elde ettik'' dedi.
     Baykal, terörün bu defa milleti İstanbul'da vurduğunu 17 vatandaşın hayatını kaybettiğini, bir minicik evladın annesinin karnında, daha dünya yüzünü göremeden hayata veda ettiğini, çok yaralının bulunduğunu hatırlatarak, ''Ama asıl önemli olan, böyle bir terör olayının Türkiye'de aniden ortaya çıkabileceğini görmüş olmamızdır. Bu vesile ile bu olayı bütün boyutlarıyla değerlendirme durumunda kalmamızdır'' dedi.
     ''Kimdir bunlar, niçin böyle yapıyorlar?'' sorunu soran Baykal, bunun sorgulanacağını bildirdi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, ''Kim olduğu önemli değil, kim olursa olsun, terör terördür'' sözlerini isim vermeden eleştiren Baykal, şunları söyledi:
     ''Tamam da bu hangi terör. Karşımızdaki kim? Karşımızdakinin adını koymaktan kaçınamayız. Kim olduğunu göreceğiz. terörün propagandasını yapar duruma düşmeyelim, o nedenle bunu kimlerin yaptığını söylemeyelim.' Böyle bir şey olabilir mi? Propagandası için değil, lanetlemek için adını koymak lazım. Yoksa siz bunu yapanların lanetlenmesini mi istemiyorsunuz? Bu olayın nereden kaynaklandığı konusu elbette önemlidir."
     Medyanın bu konuya ciddi sahip çıkmasından memnuniyet duyduğunu ifade eden Baykal, "Bir an için düşünün gazetelerin bütün birinci sayfalarının bu acıyı dile getirmediğini, kendi haline bıraktığını? Ne kadar vahim bir manzara olurdu" diye konuştu.
     Ekonominin gidişatının son derece önemli olduğunu, bu konuda kaygı verici gelişmeler yaşandığını kaydeden Baykal, ''Artık Başbakan bile ekonomik durumla ilgili çare talep etme noktasına gelmiş görünüyor. Cari açık probleminin ciddiyetini, önemini kavramaya başladığı, bu konuda muhalefetten öneri bekler noktaya geldiğini ifade ediyor. Bütün bunlar yaşanmakta olan sorunun ne kadar ağır, ciddi olduğunu bizlere gösteriyor'' dedi.
     Daha önce cari açık konusunu sık sık gündeme getirdiklerini ve bu soruna mutlaka çare bulunmasını istediklerini kaydeden Baykal, bunları dile getirdiklerinde, ''Böyle bir sorun yok, ödenmesi sağlanabildiği sürece cari açık diye bir problem yoktur'' yanıtı aldıklarını söyledi.
     Konuşmasında Ergenekon iddianamesine de değinen Baykal, iddianamenin birbirinden kopuk, bağlantısız iddialar içerdiğini, daha çok telefon dinlemelerine dayalı olduğunu savunarak, ''Bu iddianame benim gözümde, 'Biri Bizi Gözetliyor Evinin' tutanak belgesi'' dedi.
     İddianamenin ciddi bir yanı olmadığını ifade eden CHP Lideri Baykal, şöyle devam etti:
     ''Hatta o kadar ki; farkındalar mı bilmiyorum ama iddianameyi hazırlayanlar Başbakan'ı da sanık olarak içine almışlar. Başbakan, (Ben bu davanın savcısıyım) demişti, ama şimdi görüldü ki sanıklarındandır. İddianamede deniliyor ki Başbakan 60 milyon dolar Mehmet Ağar'a rüşvet vermiş. Rüşvet almak suç da rüşvet vermek suç değil mi? Hem suçtur, hem günahtır.
     İddianame bunu söylüyor. Ben, Başbakan bir açıklama yapsın diye bekledim. Ama hiç ses seda yok, Başbakan, Mehmet Ağar'a 60 milyon doları verdi mi vermedi mi? Ya çıksın desin ki 'Vermedim' o zamanda iddianame bir darbe yesin ve yahut da 'Verdim' desin sanıklar arasında yerini alsın, hesabını versin.''

İLGİLİ HABERLER