Gündem
  • 11.3.2009 14:59

BAYKAL: YİĞİDİ KİM MUHTAÇ ETMİŞ KURU SOĞANA?

ANKARA - CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dünkü mitingde "Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana" dizelerinin de yer aldığı şiiri okumasını değerlendirirken, "Siyasetçilerin şiirler okumasını, bazen yanlışlıklar yapsalar da memnuniyetle bakıyoruz. Ama söylenen sözün bir anlamı olması lazım. Yani Mahzuni'nin o muhteşem dizelerini Başbakan'ın ağzından dinlerken herkesin aklına 'Yiğidi kim muhtaç etmiş kuru soğana?' diye sormak geliyor. Gerçekten Türkiye'de yiğit muhtaç olmuş kuru soğana. Yoksulun sırtına vuran vurana ama yiğidi kim muhtaç etmiş kuru soğana?" diye sordu.
Partisinin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Karayalçın, Çankaya Belediye Başkan adayı Bülent Tanık'ın yanısıra milletvekilleri ve parti yöneticileriyle birlikte seçim otobüsüyle Ankara turuna çıkan Baykal, Sakarya Caddesi esnafını ziyaret etti.
Baykal'ın, Sakarya Caddesi'ndeki yürüyüşü sırasında, vatandaşlar "Gökçek gidecek, Karayalçın gelecek" sloganları attı. Sakarya Caddesi'nde bir lokantanın önünde oturan Baykal, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
Baykal, "Yerel seçimlerde AK Parti için bir kriter dile getirdiniz. CHP için kriteriniz var mı?" ve "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, başarısız olmanız halinde koltuğu bırakıp bırakmayacağınızı sordu. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorularına karşılık verirken, Türkiye'de iki siyaset anlayışı bulunduğuna işaret etti.
Bunlardan birinin, "kendisini iktidara göre kurguladığını" belirten ve "İktidar varsa siyaset yapar, iktidar için siyaset yapar" diyen Baykal, diğer siyaset anlayışını "siyaseti ilkeleri için yapar, prensipleri için yapar, hizmet etmek için yapar" diye tanımladı.
Baykal, şöyle devam etti:
"Bu amaçla siyaset yapan insanlar da vardır. Atatürk, İnönü, Bülent Ecevit, Süleyman Demirel siyaseti iktidara bağımlı kılmayan, iktidar olsa da olmasa da Türkiye için, bu ülkenin geleceği için kendisini görevli sayar.,
Buna karşılık bugün Sayın Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği anlayışa sahip çıkanlar da vardır. Biz siyaseti belli bir noktada bulunmak için değil Türkiye'yi belli bir noktada ilerletebilmek için yapıyoruz. Siyaset iktidarda da yapılır, muhalefette de yapılır. İktidar da saygın bir görevdir, muhalefet de saygın bir görevdir. Bu anlayışta olanlar için halka en etkin şekilde hizmet etmek temel anlayıştır. Bunun gereği daima yapılır. Ne olacaktı yani İsmet İnönü 1950'de seçimi kaybedince bırakacaktı, çekilecekti, ülkeyi demokrasiye taşıma konusundaki başöğretmenliğini gerçekleştirmeyecekti... Bizim anlayışımızda biz Türkiye için siyaset yapıyoruz. Biz Türkiye için muhalefet de yaparız, partinin başında da yaparız, içinde de yaparız, kenarında da yaparız. Önemli olan Türkiye'dir. Bunun için ben bu ölçüleri yapay, yanlış bir siyaset anlayışının sonucu olarak görüyorum ve önemsemiyorum."
Başbakan Erdoğan'ın kendisine yönelik "Höşmerim yesin ama çok yemesin sonra şekeri çıkar" sözlerini de değerlendiren Baykal, de şunları söyledi:
"Ben höşmerim yiyorum ama benim şekerim gayet normal. Yani benim yediğim höşmerimden şeker yükselmiyor. Ama Başbakanın kafasında böyle bir anlayış olduğunu görüyorum. Sanıyorum Başbakanın yüksek şekeri, galiba onun çok yiyor olmasından, çok yemesinden kaynaklanıyor olabilir. Başbakan benim şekerimi bıraksın da milletin tansiyonuna baksın. Bu ekonomik kriz ortamında milletin tansiyonu çok tehlikeli şekilde yükseliyor. Görevi benim şekerime teşhis koymak değil, benim öyle bir derdim yok, milletin tansiyonuna çare bulmaktır. Kendisine hatırlatmak isterim. Milletin tansiyonunu halletmek lazım. Milletin tansiyonunu da balyozla önlemenin imkanı yok."
Sakarya Caddesi'nden sonra Ulus'a devam eden Baykal, Ulus Çarşısı'ndaki esnafa da ziyarette bulundu. Baykal, Akman Pastanesi'nde boza içti. Burada Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Karayalçın da Ulus'a ve kente yönelik projeleri hakkında bilgi verdi.

İLGİLİ HABERLER