Gündem
  • 29.3.2012 17:31

BDP'nin basın özgürlüğü önergesinini AKP'liler reddetti

BDP, Danışma Kurulu'nda oybirliği sağlanamaması nedeniyle basın özgürlüğü konusunda verdiği Meclis araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul'un gündemine getirdi.
      BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, öneri lehinde yaptığı konuşmada, yıllarca basın özgürlüğünün tartışılmasına rağmen bu konuyla ilgili bir adım atılmadığını, her iktidarın, kendine göre basını dizayn etmeye çalıştığını savundu.
      Kurt, ''Tutuklananlar, gazeteci değil'' denildiğini ifade ederek, ''Bunlar içinde gaspçı, tecavüzcü, adam öldürmeye kast eden var deniliyor, kim bunlar, tek tek açıklayın- Tutuklu olan yüz küsur gazeteciyi, töhmet altında bırakamazsınız. Bu şekilde itham etmek, vicdansızlıktır. Basın özgürlüğü, bu ülkenin alnındaki kara lekedir. Bu lekeyi derhal silmek lazım'' dedi.
      Öneri aleyhinde konuşan AK Parti İzmir Milletvekili Rıfat Sait, fikirlere karşı olmadıklarını, herkesin, fikrini söyleyebilme, yazabilme hakkı bulunduğunu ancak bunun nefrete, şiddete, kana dönüşmemesi, birlik ve beraberliği bozmaması gerektiğini söyledi.
      Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, şiir okuduğu için mahkum edildiğini anımsatan Sait, ''Basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün değerini en iyi bilen AK Parti'dir'' diye konuştu.
      Sait, gazetelerin kapatılmasının doğru olmadığını ifade ederek, üçüncü yargı paketiyle artık Türkiye'de gazetelerin kapanmayacağını dile getirdi.
      AK Parti'li Sait, ''Cezaevinde tutuklu ve hükümlü gazeteciler var'' denilirken, bu konunun sadece rakamsal olarak değil, işlenen suçların gazetecilik faaliyetleri kapsamında olup olmadığı şeklinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
     
     -''Özgürlükler de bir yere kadar''-
    
     CHP Adana Milletvekili Turgay Develi de öneri lehinde yaptığı konuşmada, şunları kaydetti:
      ''Devletin demokratikleşmesi gerçekleşmedikten sonra, burada bize dayatılan sonuçlar üzerinden tartışmalar yaparız, gündemi kendimiz belirleyemeyiz. 1980 askeri darbenin yapılış gerekçesini bilmeden, darbeden sonra yaşanılanları unutursak sorunlara doğru çözümler bulamayız. Toplumun omurgası, yeniden şekillenmeye çalışılıyor, basın özgürlüğünü bunların dışında tutmak mümkün değil. Bir muhabirin bir haberi gazeteye koyup koymaması, yazdığı yazıdan dolayı köşesinin kapatılması, işsiz kalması, bir gazetenin kapatılması, bunlar basın özgürlüğü değil, basın özgürlüğü bir kavram. AKP, kendi resmi ideolojisini dayatmaya çalışıyor. Basın özgürlüğünü de bu kapsamda değerlendirmek gerekiyor.''
      AK Parti Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin, Hükümet'in, çeşitli düzenlemelerle, basın özgürlüğünü teminat altına aldığını belirtti.
      ''Özgürlükler de bir yere kadardır'' diyen Şahin, ''Basın mensupları, kamuoyunu aydınlatmak için çalışıyorlar. Ama Türkiye Cumhuriyeti, 780 bin kilometrekareden oluşan üniter devlet yapısına sahip, bağımsız bir ülkedir. Bu konuda açmaza girmezseniz hiçbir sorun yaşamazsınız'' görüşünü dile getirdi.
      Konuşmaların ardından yapılan oylamada BDP'nin grup önerisi kabul edilmedi.

 

İLGİLİ HABERLER