Medya
  • 11.5.2019 23:44

Beşinci Sema!.. Nuh Tufanı'nın indiği derya

BEŞİNCİ SEMA
NUH TUFANININ İNDİĞİ DERYA


Peygamber Efendimiz Sallallahü aleyhi ve Sellem’in anlattıklarına devam edelim..
Bundan sonra, Beşinci Semaya yükseldik.
Yüce Hak, bu semayı kırmızı altından yaratmış, ismine,  “Safiye”  derler.
Diğer semâlarda olduğu gibi, Cebrail kapının açılması istedi. 
Belli sual cevap vaki oldu. Sonra, kapı açıldı.
İçeri girince gördüm ki;  Oranın hazini Kelkâil nurdan bir kürsü üzerine oturmuş.. 
Ona selâm verdim, tazim (Saygı gösterip yücelterek)  edip selâmımı aldı.
Kelkâil’e beş yüz bin melek hizmet ediyordu
Bu meleklerden her birinin beş yüz bin melek etbaı (emirlerine tabi melekler) vardı.
Bunlar şu teşbihi okuyorlardı:
-Mukaddestir, mukaddestir Rablar Rabbı. 
Noksan sıfatlardan münezzehtir en yüce en azametli Rabbımız. 
Pek mukaddestir meleklerin ve ruhun Rabbı.

Kuddûsün Kuddûsün Rabb’ül –erbab, sübhane Rabbina el –alâ el azam, Kuddûsün Rabb’ül –melâiketi ver-ruh)
Bu tesbihi okumaya devam ediyorlardı.
Bunları geçtikten sonra, bir güruh melâikeye rastladım. 
Bunların hesabını (Sayısını) ancak Yüce Mevlâ bilir. 
Bu melâikeler huşu üzere ka’de de duruyorlardı. (Namazda oturuş, oturmak)
Daima dizlerine bakıp şu tesbihi okuyorlardı:
Noksan sıfatlardan münezzehtir.
En yüce faziletin sahibi. 
Sübhandır mahza adalet olup zulmetmeyen Yüze Zat.

(Sübhane zil-faz’il-ekber, sübhan’el-adl illezi lâ yecurü)
Cebrail’e “bunların ibadeti bu mudur?. “ diye sordum. 
Cebrail şöyle anlattı:
- Bunlar yaratıldıktan bu yana, hep bu ibadetle meşguldürler. 
Niyaz eyleyin..Yüce Hak bu ibadeti ümmetine de ihsan eylesin.
Ben de tazarru ve niyaz edip Yüce Hak’tan diledim. 
Ümmetime namazda ka’de ihsan olundu.
Bunları geçtikten sonra, İsmail, İshak, Yakup, Lut ve Harun peygamberleri gördüm.
Bunlara selâm verdim. 
Selâmımı aldılar ve bana, “Hoşgeldin ey salih oğul, ey salih kardeş, ey salih peygamber” dediler. 
Kemaliyle tazim edip, güzel ikramların müjdesini verdiler.
Bu peygamberlerin tesbihi şuydu:
Vasfedenler, azametini ve müntehasını anlatmaktan yana aciz kaldıkları Yüce Zat, noksan sıfatlardan münezzehtir. 
Boyunlar önünde eğilen, güçler ona karşı küçülen Yüce Zat, noksan sıfatlardan münezzehtir.

(Sübhane men lâ yesif’ül –vasıfune azmetehuve müntehahü, sübhane men hadaat leh’ür –rikabü ve zellet leh’üs –sıfak)
Onları geçtikten sonra, bir deryaya vâsıl oldum. 
Onun büyüklüğünü, ancak Yüce Hak bilir. Onu başkası anlatamaz.
Cebrail’e, “ Bu derya ne deryasıdır?. “ dedim; 
Cebrail bana şöyle anlattı:
-Bunun adına, “Bahr’ün – nıkam, (azab deryası.) “ derler. 
Nuh tufanı bu deryadan inmiştir.
Bundan sonra, Cebrail ezan okuyup kamet getirdi. Beşinci semâ meleklerine imam olup iki rekât namaz kıldım. 

DERLEYEN
METİN ÖZER/HABERVİTRİNİ

Yorum Yazın

İLGİLİ HABERLER