Gündem
  • 12.1.2022 17:50

Beyaz Türk Leman Sam yine Peygamber Efendimizin soyuna saldırdı

Leman Sam'dan tepki çeken 'ırkçı' paylaşım: Soysuz araplar

Ünlü şarkıcı Leman Sam, Twitter'dan yaptığı son paylaşımda tartışma yarattı. Sam'ın sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımdaki 'soysuz araplar' ifadesi ırkçılık yaptığı eleştirileriyle gündem oldu.
Sam'a ilk tepki Ekonomist Özgür Demirtaş'tan geldi.

Sam paylaşımında “Yıllar önce bu soysuz araplara tepkili olduğum içi uzun süreli lince maruz kalmıştım, şimdi herkes ne mal olduklarını anladı. Daha bunlar iyi günler, ekmeğe ortak yakında toprağa da ortak olacaklar. Bıçaklamalar, tecavüzler,sonu yağmadır bunun. Hiç şikayet etmeyin, göz göre göre geldi” ifadelerini kullandı.

"ÖZGÜR DEMİRTAŞ BİLE TEPKİ GÖSTERDİ: KAFATASÇI IRKÇILIK BERBAT BİR ŞEY"

Sam'a ilk tepki Ekonomist Özgür Demirtaş'tan geldi. Demirtaş, Sam'a verdiği cevapta;" Göçmen politikasını eleştirmek ayrı ve doğru Sosyo-Kültürel seviyeyi tartışmak ayrı ve doğru Sınırların yol geçen hanı olmasını eleştirmek ayrı ve doğru, Bu tip Irk ve Köken bazlı kafatasçı ırkçılık ise berbat bir şey. Sizi kınıyorum. Yazdığınızı görünce çok üzüldüm.” dedi.

Ihsan Şenocak Hoca’dan Leman Sam’a

Ben bu kadının adını ne ilim, ne fikir, ne de sanat meclislerinde, ne doğrudan ne de dolaylı duymadım. Bunlar, İslam hangi istikameti gösterdiyse zıddına gitmeyi çağdaşlık kabul eden, İslam gündüz dediyse gece, “nikah” dediyse “zina” demeyi maharet zanneden, sanatçı etiketiyle “ahlaksızlık komisyonculuğu” yapan mübtezel varlıklardır.

Bunlarda İslam düşmanlığı atalarından gelen irsi bir soysuzluk hastalığıdır. Bu hastalığa mübtela olan müseccel yobazlarından Tevfik Fikret bir Arefe günü kurbanlık hayvanları görür ve şöyle der; “Din şehid ister, asuman kurban, her zaman her tarafta kan, kan”.

Ne var ki, Bugün İslam’a saldıran Tevfik Fikret gibi asgari seviyede de olsa sanat cephesinde varlık gösteremeyen, bütün sermayesi Eski İstanbul sokaklarında müşteri arayan RUM AŞUFTELERİ gibi boyadığı yüzüyle ya da yaptığı küfürlerle itibar arayan zavallı bir kadın… Kadınlık onurunu çiğneyen bir kadın… Sizinle konuşurken internette SURATINA bir defa baktım: Saç şekli, giyim tarzı, bakışı, edası hasılı her şeyinde Batı Uygarlığı’nın mührü var. Batı’nın hayat tarzına mahkûm olduğundan İslam’dan mahrum kalan nasipsiz diye bakmalı ona. Acımalı…

İnsaniyet adına Kurban’ı eleştiren bu zavallının köleliğini yaptığı Batı’lı Efendileri, Afrika’daki çocukların sofrasından ekmeği aldı, onları sömürdü. Onun hayran olduğu Batı, Hindistan’da İngiliz kumaş piyasasını kaybetmemek için 40 bin kumaş ustasının elini kesti. Bir buçuk asırdır İslam coğrafyasını kan gölüne çevirdi. Batılı katillere kölelik yapan BİR KADININ hayvan haklarından bahsetmesi katillerin suçunu örtmeye yönelik bir hamledir. Bir casusluktur. Zavallı köle…

Batılı Efendileri insan öldürüyor, onları görmüyor. Çünkü öldürülen Müslüman ve onların nazarında Müslüman’ın hayvan kadar da değeri yok.

Oturdukları zaman şarabın yanında bir çeşit etle iktifa etmeyenler, Kurban’a saldırıyor. Bu kadın, madem samimidir, gitsin tavuk kümeslerinin, mezbahaların, kasapların önünde nöbet tutsun. Sosyeteye “et yemeyin” diye ricada bulunsun. Et onlara helal, Müslümana haram öyle mi?!

Baldırbacak komisyonculuğunu sanat zanneden o zavallıya ve onu konuşturan güruha söyleyin; Kasaptan eti alıp, tıksırıncaya kadar yiyenlerin, bütün hayatları mideyle tuvalet arasına mahkum olduğundan Kurban gibi ulvi meseleleri anlamaları zordur. Onlar hayvanı tıksırıncaya kadar yemek, Müslümansa Kurbanı aynı zamanda paylaşmak için keser. Nitekim “Kurban kes” emrine kadar, “Her şey benim olsun.” diye birbiriyle savaşanlar, Müslüman olup Kurbanla paylaşmayı öğrenince savaş alanlarında susuzluktan dudaklarının çatladığı son nefeslerinde mataralarındaki birkaç damla suyu kardeşleriyle paylaştılar.

Bunların sanatçı, sinemacı, gazeteci etiketiyle asıl yaptıkları “ahlaksızlık komisyonculuğu”dur. İslam’a nefret ve efendileri Batı’ya sadakat, idrak melekelerini öylesine iptal etmiştir ki, küçücük beyinlerini saran boyalı kafalarında fikir ve sanat istidadı kalmadığı gibi, ahlak ve haya haysiyeti de yok olmuştur. Bu yüzden patlayan öfkeleri fikir ve sanat mecrasından değil, şehvet, kin ve ihanet vadisinden akıyor.

İLGİLİ HABERLER