Sağlık
  • 28.2.2002 15:53

BİLİM, HİPNOZA ŞÜPHEYLE YAKLAŞIYOR...

KAYNAK : Haber Vitrini SULTAN SANSARCI İSTANBUL - "Telkin ile oluşturulan özel bir bilinç durumu'' olarak tarif edilen hipnozun alkol, sigara, uyuşturucu bağımlılıklarının tedavisinde çoğu kez başarılı yöntem olarak kullanıldığı, ancak, hipnozun amatör kişiler tarafından yapılmasının olumsuz sonuçlar doğuracağı bildirildi. Psikiyatrist Dr. Tahir Özakkaş, yaptığı açıklamada, hipnozdaki kişinin, dışarıdan bakışta, sanki uyuyormuş gibi görünmekle birlikte uyanık olduğunu, her şeyi duyup algıladığını ve cevap verdiğini belirterek, hipnozun, kronik ağrılarda, ağrısız doğumda, diş çekiminde, migren, astım, ameliyatlar için anestezi sağlamada, tik, kekemelik, obesite (şişmanlık), gece işemeleri, sigara bağımlılığı, fobiler (Hayvan, yükseklik, asansör, uçak, deniz, dişçi fobisi vb.), sahne heyecanı, sınav stresi, panik bozukluğu, sosyal fobi gibi pek çok rahatsızlığın tedavisinde kullanıldığını söyledi. Hipnozun, alkol, sigara, uyuşturucu bağımlılıklarının tedavisinde çoğu kez başarılı bir yöntem olarak kullanıldığını ve bu yöntem ile pek çok tiryakinin sigarayı bıraktığını, uyuşturucu bağımlılarının da önemli bir yol katettiğini anlatan Dr. Tahir Özakkaş, "Tabii bu bir tedavi sürecidir. Bir anda olan bir şey değil, belki aylarca devam etmek gerekiyor" dedi. Eğitimini alan herkesin hipnoz yapabileceğini, ancak bunun amatör kişiler tarafından kötü amaçlı olarak yapılırsa olumsuz sonuçlar doğurabileceğini ifade eden Dr. Tahir Özakkaş, dikkati ve konsantrasyonu fazla olan, bir düşünceye kolayca yoğunlaşabilenlerin, hipnoza yatkınlığının daha fazla olduğunu kaydetti. Bu anlamda çocukların, hayal güçlerinin fazlalığı ile hipnoza en yatkın grup olduğunu vurgulayan Psikiyatrist Özakkaş, kadınların da erkeklere nazaran daha kolay hipnoz olabildiklerini söyledi. Psikiyatrist Dr. Tahir Özakkaş, hipnoz olamayacak grubu ise şöyle sıraladı: "Geri zekalılar, bunaklar, ağır depresyon hastaları, hayal güçleri az olan kişiler, kontrolünü hep kendi ellerinde tutmak isteyen kuşkucu, güvensiz ve aşırı titiz kişiler ile kendini fazlaca beğenen kişiler". Halk arasında oldukça yaygın bir kanaat olan 'Hipnoz edilen kişinin uyanamaması' gibi bir durumun kesinlikle söz konusu olmadığını anlatan Dr. Özakkaş, "Hipnozdaki kişi, hipnoz yapan kişinin telkiniyle hipnozdan çıkar. Bu yönde bir telkin olmadığı zaman ise hipnoz bir süre sonra, önce normal uykuya dönüşür, daha sonra da kişi uykudan kendiliğinden uyanır" diye konuştu. "Hipnotik transtaki kişi, kendi isteği dışında bir şey yapar mı?" sorusuyla sıkça karşılaştığını belirten Psikiyatrist Dr. Tahir Özakkaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hipnoz yapan kişi, hipnoza soktuğu kişiden, onun ahlaki ya da sosyal değerlerine uygun olmayan bir sey söylemesini ya da (cinayet işlemek, hırsızlık yapmak, soyunmak, cinsel ilişki kurma v.b.) yapmasını isterse, kişi bunların hiç birisini yapmaz. Yapmak için zorlanırsa hipnozdan çıkar. Böyle bir şey kesinlikle mümkün değildir. Çünkü hipnozdaki kişi, seansın başından sonuna dek her şeyin farkındadır". Pek çok rahatsızlığın hipnoz ile tedavi edildiği gerçeğine rağmen bilimin hala hipnozu kabullenmekte direndiğini ifade eden Dr. Özakkaş, "Anestezik bir gaz hipnozdan daha etkilidir. 2cc'lik bir ilacı damardan yapıyoruz, hasta küt diye gidiyor. Bilinçaltı da gidiyor şuuru da... Bunu kimse garipsemiyor. Çünkü onun fizyolojisi, fizyodinamiği incelenebiliyor. Ama bir telkin ile insan aynı duruma getirilince bu garip karşılanıyor" dedi. Özakkaş, hipnozun bilim tarafından kabul edilmemesini, 'suiistimale çok müsait bir konu' olmasına bağladı.

İLGİLİ HABERLER