Bilim Kurulu sonrası Bakan Koca'dan önemli açıklamalar

6 dk okuma
Bilim Kurulu sonrası Bakan Koca'dan önemli açıklamalar

Hızlı Özet

"Aziz vatandaşlarım, değerli sağlık çalışanları, hepimizi derinden etkileyen bir olay yaşadık. Dr. Rümeysa Şen, mesleğine, bütün zorluklarına rağmen bağlı, hayatının baharında bir arkadaşımızdı. Geçtiğimiz Cumartesi günü kendisini bir trafik kazasında kaybettik. Kaza dramatikti. Hepimizi sarstı.






Bakan Koca: Vakalar tepesi kesilmiş bir dağ gibi



Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından video mesajla ulusa seslendi. Bakan Koca, ikinci doz ile üçüncü doz arasındaki sürenin uzamasının antikor düzeyini düşürdüğünü vurgulayarak, "Dünkü verilere göre, 2 milyon 807 bin 716 kişi, yaptırması gereken üçüncü doz aşısını henüz yaptırmamıştı." dedi. Günlük vaka sayılarının adeta tepesi kesilmiş bir dağ gibi yatayda seyrettiğini vurgulayan Bakan Koca, "Belki önemli düşüşler henüz görmedik ancak dramatik ve ani yükselişler de görmüyoruz. İşte bunu sağlayan aşıdır." ifadelerini kullandı.



Koronavirüs Bilim Kurulu, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca başkanlığında toplandı. Vaka ve vefat sayıları, gebelerde aşılama ve yerli aşı konularının masaya yatırıldığı görüşmeler sonrasında Bakan Koca, video mesaj ile ulusa seslendi.



Bakan açıklamasında, ikinci doz ile üçüncü doz arasındaki sürenin uzamasının antikor düzeyini düşürdüğünü vurgulayarak, "Dünkü verilere göre, 2 milyon 807 bin 716 kişi, yaptırması gereken üçüncü doz aşısını henüz yaptırmamıştı." dedi.



Günlük vaka sayılarının adeta tepesi kesilmiş bir dağ gibi yatayda seyrettiğini vurgulayan Bakan Koca, "Belki önemli düşüşler henüz görmedik ancak dramatik ve ani yükselişler de görmüyoruz. İşte bunu sağlayan aşıdır." ifadelerini kullandı.



"ÜÇÜNCÜ DOZU AKSATMADAN YAPTIRIN"



İşte Bakan Koca'nın 5 madde ile yaptığı o açıklamalar:



1-İkinci doz aşı ile üçüncü doz aşı arasındaki sürenin uzatılması antikor düzeyini düşürmekte, aşının koruyuculuğunu azaltmaktadır. Bilim Kurulu, zamanı gelen üçüncü doz aşıların aksatılmadan yapılmasını ısrarla önermektedir. Dünkü verilere göre, 2.807.716 kişi, yaptırması gereken üçüncü doz aşısını henüz yaptırmamıştı.



2- 2019 yılına göre 2020 yılında hayatını kaybeden gebe sayısında yaklaşık yüzde 52’lik bir artış var. Bu yıl da seyir geçen yıla benzer sürüyor. Geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 50 daha fazla anne adayını Covid-19 sebebiyle kaybettik. Daha önce yaptığımız çağrıya rağmen maalesef halen gebelerde aşılanma oranı oldukça düşük. Kayıplarımızın arkasında en belirgin sorun gebelerin aşılanma oranının düşük olması. Covid-19 sebebiyle kaybettiğimiz gebelerin yüzde 99’u aşısızdır. Bilim Kurulumuz bir kez daha anne adaylarımızı aşı olmaya ve aşılarını tamamlamaya davet ediyor.



3- Aşının etkisini salgının seyrinde açıkça görebiliyoruz. Dikkat edecek olursanız haftalardır yüksek yeni vaka sayıları görüyoruz. Ancak önceki dönemlere kıyasla önemli bir fark var. Yeni vaka sayıları hızlı tırmanışlar şeklinde zirveler görmüyor. Günlük vaka sayılarımızı gösteren grafikler adeta tepesi kesilmiş bir dağ gibi yatayda seyrediyor. Belki önemli düşüşler henüz görmedik ancak dramatik ve ani yükselişler de görmüyoruz. İşte bunu sağlayan aşıdır.



4- Aşı sayesinde günlük vaka sayılarının kontrol edilemez şekilde artışı engellendi. Çok yakında günlük vaka sayılarının düştüğünü de göreceğimizi değerlendirdik. Bunu başarmanın yolu ise vakti gelen hatırlatma dozlarının yapılması ve topluca yüksek oranda aşılı olmaktır.



5- Yerli aşımız Turkovac’ın seri üretime geçmesi için gönüllülere ihtiyacı var. Hatırlatma dozunun zamanı gelen 18-59 yaş arası sağlıklı vatandaşlarımızı kendi aşımız, kendi gücümüz için gönüllü olmaya davet ediyorum.



Sevindirici bir gelişmeyi yeri gelmişken paylaşmalıyım: Birçok Tıp Fakültesi, nöbetlerin yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenmesi için harekete geçti. Tıp Fakültelerinden bir kısmının kendiliğinden aldığı bu karar inanıyorum ki yaygınlık kazanacak. Haftada ve ayda en çok kaç nöbet tutulacağı konusunda karar verici konumda olan başhekimler, hocalarımız, kıdemli uzmanlar aynı hassasiyeti gösterecekler.



Mesleğimizde hocalarımıza ve kıdemlilerimize saygı etik bir şarttır. Çünkü “tıp kitabı” okuyarak hekim olunmaz. Hekimlik, usta hekimlerin gözetiminde öğrenilir. Bu durum, doğal olarak bir ast üst ilişkisi oluşturur. Bu ilişkinin arkadaşça bir boyut kazanabildiğini tecrübelerimizle biliyoruz. Çalışma ortamının stresini azaltmak, çalışma sürelerinde ise gençlerin enerjisini biraz da geleceğe saklamak bu arkadaşça ilişkiye bağlı.



Nöbetler konusunda karar vericileri zorlayan realiteler, mecburiyetler olduğunu kabul ediyorum. Vereceğim bilgiler de bunu kanıtlıyor:



Türkiye’de toplam hekim sayısı 185.840, toplam hemşire sayısı 232.548’dir. Hekimlerin 101.198’i Sağlık Bakanlığına bağlı kurumlarda görevlidir. Toplam hekim sayısını ülke nüfusuna oranladığınızda bir hekime 457 kişi düşmektedir. 457 sayısı on yıl kadar önce 575’ti. Gelişme ne olursa olsun, bugün bir hekime 457 kişi düşüyor olması çok ağır bir iş yükü demektir.



Bakanlığım döneminde, uzman hekim ihtiyacını karşılamak amacıyla önemli bir adım atılmış, uzmanlık eğitimine başlayan hekim sayısı 7.000’den 11.000’e çıkarılmıştır. Sayıyı artırmak için nitelikli eğitim kliniklerinin sayısını artırma çabası içindeyiz.



Hekim başına düşen kişi sayısını makul düzeylere indirmemiz, çalışma sürelerini azaltmamız mesleğine girecek gençlerin önünü açmamıza da bağlıdır. Aile Hekimliği sisteminin güçlendirilmesi iyileştirme çabalarının bir parçasıdır.



Şiddet, başta hekimler olmak üzere, sağlık çalışanlarının hayati sorunlarından biridir. Fiziki veya sözlü saldırı dışında kalan kimi faktörlerin şiddetin görünmeyen bileşenleri arasında yer aldığını ise son derece iyi biliyorum.



Kabul edilemez bazı olaylara rağmen, halkımızın hekimlerine, tüm sağlık çalışanlarına öteden beri duyageldiği saygıyı duyduğuna inanıyorum, arkadaşlarımın da bundan kuşkusu olmamalıdır. Sağlık çalışanlarına, insani olmaktan tamamen uzak davranışları gösterenler, diğer ortamlarda da aynı yanlışların içinde olan kişilerdir. Bu kişilere karşı, yasanın gücüyle birlikte toplumun desteğine de ihtiyacımız var. Sağlık çalışanına şiddet uygulayanı dışlamak, toplumun bir erdemi olacaktır.



Salgın şartlarından uzaklaştıkça, çok yönlü iyileştirme için sağlam adımlar atacağız. Sağlık hizmetinden yararlanmanın ahlakını, usulünü, kuralını toplumca konuşacağız. Bu toplum bu ahlakı kendisi üretmiş, yüceltmiştir.



Sağlık çalışanları acil sorunlar yanında ekonomik sorunları her ne kadar geri plana atmışsa da bu sorunlarla yakından ilgileniyorum. Hekimlerin özlük haklarını iyileştirme çalışmamızın kısa zaman zarfında sonuçlanması için gayret ediyorum. Ek ödemenin çalışanlarımız arasında hakkaniyetli bir şekilde dağılımını da sağlayacağız. Sabit ek ödemenin maaşa eklenmesini temin edeceğiz.



Atama bekleyen arkadaşlarımız var. Mesleğe adım atmak için sabır göstermenin zorluğunu anlıyorum. Beklentilerini ısrarla gündeme getirmelerini azimlerinin işareti kabul ediyorum. Milletimizin, devletimizin kendilerine ihtiyacı var. Atamaların mülakat olmadan puana göre yapılmasını sağlayacağız. Fakat unutulmamalı, devlet, kararlarını tüm hazırlıklarını tamamlayarak sonuçlandırır. Arkadaşlarımız, atamaların, şartların hazır olduğu en erken tarihte yapılacağından emin olsunlar.



Aziz vatandaşlarım, Şimdi izninizle, Bilim Kurulu toplantısında ele alınan konularda varılan sonuçları maddeler halinde paylaşmak istiyorum:



1-İkinci doz aşı ile üçüncü doz aşı arasındaki sürenin uzatılması antikor düzeyini düşürmekte, aşının koruyuculuğunu azaltmaktadır. Bilim Kurulu, zamanı gelen üçüncü doz aşıların aksatılmadan yapılmasını ısrarla önermektedir. Dünkü verilere göre, 2.807.716 kişi, yaptırması gereken üçüncü doz aşısını henüz yaptırmamıştı.



2- 2019 yılına göre 2020 yılında hayatını kaybeden gebe sayısında yaklaşık yüzde 52’lik bir artış var. Bu yıl da seyir geçen yıla benzer sürüyor. Geçen yıla kıyasla yaklaşık yüzde 50 daha fazla anne adayını Covid-19 sebebiyle kaybettik. Daha önce yaptığımız çağrıya rağmen maalesef halen gebelerde aşılanma oranı oldukça düşük. Kayıplarımızın arkasında en belirgin sorun gebelerin aşılanma oranının düşük olması. Covid-19 sebebiyle kaybettiğimiz gebelerin yüzde 99’u aşısızdır. Bilim Kurulumuz bir kez daha anne adaylarımızı aşı olmaya ve aşılarını tamamlamaya davet ediyor.



3- Aşının etkisini salgının seyrinde açıkça görebiliyoruz. Dikkat edecek olursanız haftalardır yüksek yeni vaka sayıları görüyoruz. Ancak önceki dönemlere kıyasla önemli bir fark var. Yeni vaka sayıları hızlı tırmanışlar şeklinde zirveler görmüyor. Günlük vaka sayılarımızı gösteren grafikler adeta tepesi kesilmiş bir dağ gibi yatayda seyrediyor. Belki önemli düşüşler henüz görmedik ancak dramatik ve ani yükselişler de görmüyoruz. İşte bunu sağlayan aşıdır.



4- Aşı sayesinde günlük vaka sayılarının kontrol edilemez şekilde artışı engellendi. Çok yakında günlük vaka sayılarının düştüğünü de göreceğimizi değerlendirdik. Bunu başarmanın yolu ise vakti gelen hatırlatma dozlarının yapılması ve topluca yüksek oranda aşılı olmaktır.



5- Yerli aşımız Turkovac’ın seri üretime geçmesi için gönüllülere ihtiyacı var. Hatırlatma dozunun zamanı gelen 18-59 yaş arası sağlıklı vatandaşlarımızı kendi aşımız, kendi gücümüz için gönüllü olmaya davet ediyorum. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum."




Bu haber 1232 kez görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Gazze'de böbrek hastası 77 yaşındaki Hacci, at arabasında oksijen tüpüyle diyalize gidiyor
Sağlık
#Spor#haber#Kültür Sanat

Gazze'de böbrek hastası 77 yaşındaki Hacci, at arabasında oksijen tüpüyle diyalize gidiyor

İsrail'in saldırılarıyla büyük yıkıma uğrattığı Gazze Şeridi'nde oksijen tüpüyle at arabasıyla zorlu şartlarda diyaliz tedavisine giden 77 yaşındaki Fethi el-Hacci, yaşadığı zorluklar nedeniyle "ölümü temenni eder hale geldiğini" söyledi. | Anadolu Ajansı

Habervitrini13583 Görüntüleme
Sivas'ta kene alarmı! 13 kişi tedavi altında
Sağlık

Sivas'ta kene alarmı! 13 kişi tedavi altında

Sivas'ta bu yıl, kene tutunması şikayetiyle hastaneye başvuran 129 kişiden 10'u Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) nedeniyle hayatını kaybetti. Halen 2'si yoğun bakımda 13 hastanın tedavisi sürerken, uzmanlar hayati risk taşıyan vakalarda erken müdahalenin önemine dikkat çekiyor.

Habervitrini15145 Görüntüleme
Kadının ağırlığının 3'te 1'i rahminden çıkarıldı
Sağlık

Kadının ağırlığının 3'te 1'i rahminden çıkarıldı

Geçtiğimiz aylarda midesindeki şişkinlik ve değişik sağlık sorunları sebebiyle Batman'dan İstanbul'a gelen K.G. (45) isimli kadın, Prof. Dr. Hanifi Şahin'e başvurdu. Yapılan kontroller sonucunda hastanın rahminde 60 santimetre çapında dev bir miyom olduğu tespit edildi.

Habervitrini11581 Görüntüleme
Sağlık Bakanlığı'ndan dijital hamle! e-Rapor sistemi resmen hayata geçti
Sağlık

Sağlık Bakanlığı'ndan dijital hamle! e-Rapor sistemi resmen hayata geçti

Sağlık Bakanlığı, istirahat raporlarının dijital ortamda düzenlenmesini sağlayan e-Rapor sistemini devreye aldı. Yeni uygulamayla öğrencilerden memurlara, kamu görevlilerinden esnafa kadar birçok kişi raporlarına e-Devlet üzerinden ulaşabilecek. Basılı evrak zorunluluğu da büyük ölçüde ortadan kalkacak.

Habervitrini15012 Görüntüleme