Spor
  • 28.11.2020 11:47

Bilimadamları ikinci kez koronaya yakalanan Yılmaz Vural'ın durumunu anlamaya çalışıyor

Yılmaz Vural'ın sağlık durumu: İlkinden daha şiddetli bir ikinci atak oluştu.. Koronavirüs salgınıyla ilgili dikkat çeken uyarılar

Bilim Kurulu Üyesi Doç. Dr. Afşin Emre Kayıpmaz ve İç Hastalıkları ve Hematoloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Çetiner, CNN TÜRK canlı yayınında koronavirüs salgınına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Vaka sayıları, aşı çalışmaları ile Türkiye'de alınan ve alınacak tedbirlerin konuşulduğu programda kritik ifadeler yer aldı. Yılmaz Vural'ın son sağlık durumuna da değinilen programda Prof. Dr. Çetiner'in sözleri ise dikkat çekti.

CNN TÜRK canlı yayınına katılan ve Tunç Arslanalp'ın sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Emre Kayıpmaz ve Prof. Dr. Mustafa Çetiner dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

"NE YAZIK Kİ YILMAZ VURAL'IN DA DURUMU BENZER ŞEKİLDE" 

"Virüsün mutasyona uğramasıyla ilgili bu zamana kadar ne aşı çalışmalarını aksatacak mutasyon ilerlendi ne de hastalığın öldürücülüğünün arttırıcılığını gösteren bir mutasyon izlendi. CDC, ‘hastalığı geçirenlerin ilk 3 ay test yaptırmaları gerekmiyor’ diye. Oxford Üniversitesinin sağlık çalışanları üzerinde yaptığı çalışma da ise antikor düzeylerinin 6 aya kadar uzadığını gösterdi. Salgının başından itibaren bu kaygılar vardı. Süreç içinde kesin olarak gösterildi ki bağışıklık kalıcı olarak ortaya çıkmıyor. Hastalık tekrar edebiliyor, reenfeksiyon görülebiliyor." diyen Prof. Dr. Çetiner şöyle devam etti:

"Genel kabul ikinci enfeksiyonlarının ilk enfeksiyonlara yönelik daha hafif geçtiği yönündeydi. Ancak ABD’deki çalışmalarda ikinci enfeksiyonun daha şiddetli geçeceği yönünde raporlar vardı. Ne yazık ki Yılmaz Hoca’nın durumu da benzer bir şekilde. İlkinden daha şiddetli bir ikinci atak oluştu. Bu kimde nasıl niye oluştuğunu bilmiyoruz. Hastalığı hafif geçirenlerde antikor düzeyleri daha erken kayboluyor. Ama bunun detaylarını henüz bilmiyoruz. Bildiğimiz şu burada kalıcı bağışıklıktan bahsedemeyiz. Aşıların önemini bu daha da artırıyor. Belki de aşılarla belirli aralıklarla aşılanmamız gerekecek. Hala birçok bilinmez devam ediyor. Hasta sayısı da bir taraftan çok artıyor."

"TEDBİRLERİN SIKILAŞTIRILACAĞI ORTAYA ÇIKTI"

Bilim Kurulu Üyesi Emre Kayıpmaz ise dünyada alınan koronavirüs önlemleri ile Türkiye'deki önlemleri karşılaştırdı.
"Önümüzdeki günlerde bizleri daha kısıtlayıcı tedbirlerin geleceği ortada." diyen Kayıpmaz, sözlerine şöyle devam etti:

"Hastalığın yayılma oranına göre tedbirler artırılıyor dünyada da. Farklı tedbirler alınıyor. Zorunlu ihtiyaçları sağlayan market, eczane gibi birçok şirketin kapatılması dünyaya geliyor. Hekimler olarak ‘tam kapatma olsun’ diyebiliriz. Ama şu noktada bir gerçek ki işin sadece tıbbi boyutu yok. Çok farklı alanlarda boyutları var.

Kamu yönetimi tüm bunları düşünerek karar vermek durumunda. Tedbirlerin artık daha da sıkılaştırılacağı ortaya çıktı. Önümüzdeki günlerde bizleri daha kısıtlayıcı tedbirlerin geleceği ortada. Önemli olan üretimi, tedariki, insanların ihtiyaçlarını karşılamak önemli. Tedbirler haftanın diğer günlerine yayılabilir. "

"KİMSENİN AŞI SEÇME ÖZGÜRLÜĞÜ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM" 

Prof. Dr. Çetiner, Türkiye ve dünyadaki aşı çalışmalarıyla ilgili şunları söyledi:

"Önümüzdeki sonbaharda normalleşmemiz biraz mümkün olabilsin. Uzun bir süreç bu. Kimsenin aşı seçme özgürlüğü olduğunu düşünmüyorum. Gidilecek daha çok yol var. Milli aşı politikalarının geliştirilmesi konusunda umarım bunların hepsi gerçekleşecek."

SALGINA KARŞI ALINAN ÖNLEMLER

Çetiner şöyle devam etti:

"30 binlere çıkmış vakamız çok daha fazla. Bu art niyetli yorumlardan uzaki bilimsel bir yorum bu. CDC tespit edilen vakaların 8 kat daha fazla olduğunu söylüyor. Herkesi baştan başlayıp bir bir testleyemiyorsunuz. 10 kat hesabını yaparsanız aramızda 1 milyon taşıyan var demektir. Tamamen uyarı amaçlı söylüyorum. Lütfen potansiyel olarak herkesin KOVİD-19 taşıyıcısı olabileceğini düşünerek hareket edin."

"YÜZDE 113'LÜK ARTIŞ..." 

Prof. Dr. Çetiner, "Dün 30 bin sınırında vaka, 177 ölüm, 5 bin ağır hasta sayısı... Kasım ayının başından itibaren ağır hasta sayısında yüzde 113'lük bir artış. Önümüzdeki günlerin de pek parlak ve iç açıcı geçmeyeceği açık olan bir tabloyla karşı karşıyayız. Burada bir noktanın altını çizmek istiyorum. Bence önlemler konusunda hamle üstünlüğünü genellikle kovid'e bırakıyoruz aslında. Biraz önceden davranmak gerektiğini düşünüyorum. Örneğin Güney Kore'de 528 vaka sayısına ulaşıldığında neredeyse Türkiye'dekiyle bire bir aynı önlemler alındı. Yani önceden önlem almak gerekiyor. İngiltere okulları açık tutarak, ama bunun dışında sadece market ve eczanelere izin vererek bir kapanmaya gitti. Fransa günlük 50 bin vaka sayısını 12 bin 500'e indirdi önlemleri alarak. Bizde önlemlerde bir adım gecikiyor olduğumuzla ilişkin bir kaygı yaşıyorum." diye konuştu.

"Birkaç noktanın da altını çizmek lazım. Her durumda başka ülkeleri örnek alarak hareket edemezsiniz. Ev içi bulaşın çok ciddi risk olduğunu biliyoruz. Seyahat, iş yeri,marketlerde olan bulaşımdan neredeyse 10 katı fazla olduğu söyleniyor ev içi bulaşım. 65 yaşı evde oturtup da aynı evde oturan genç insanları işe gönderdiğinizde, bunlar da kontrollerden kurtulmak için dolmuşlarda saklanarak yolculuk ettiklerinde evdeki 65 yaşı koruyamamış oluyorsunuz." diyen Çetiner şu ifadeleri kullandı:

 

 

 

 

 

İLGİLİ HABERLER