Sağlık
  • 28.9.2008 12:52

BİZİ HASTA ETMEYEN HİÇBİR ŞEY YOKMUŞ

Günlük hayatımızda kullandığımız neredeyse her şeyin hastalık sebebi olabileceğini söyleyen Kuzanlı, kitapta bu riskleri bertaraf edebilmek için doğal ürünlerden yapılan tarifler de veriyor


Kimya mühendisi Mennan Kuzanlı’nın Dharma Yayınları’ndan çıkan Nasıl Zehirleniyoruz? Nasıl Korunuruz? adlı kitabı şaşırtıcı olduğu kadar ürkütücü bilgilerle dolu. Öyle ki yediğimiz gıdalardan, oturduğumuz koltuğa, kullandığımız deodoranttan saç kurutma makinesine kadar her şey neredeyse sağlığımızı bozmak için üretilmiş. Aslında günlük yaşamda hiç fark etmediğimiz davranışlarımızın bizi amansız hastalıklara sürükleyeceğini bilmek pek de iç açıcı görünmüyor. Ama Kuzanlı kitabında risklerden nasıl korunabileceğimizi de anlatıyor. Örneğin çamaşırları beyazlatmak için kullandığımız ürünlerin kanserojen etkilerinden bahsediyor ve bu etkilerin ortaya çıkmaması için doğru kullanım şeklini anlatıyor. Hatta ‘Aman riskliyse ben hiç kullanmayayım’ diyenlere de alternatif doğal tarifler veriyor.

TEHLİKENİN FARKINDA DEĞİLİZ

Kimya mühendisliğinin bu alanda yaptığı araştırmaları anlamakta kendisine çok yardımcı olduğunu söyleyen Kuzanlı, değil kimya eğitimi alan, tıp eğitimi gören ve ileride toplum sağlığı ile birebir ilgilenecek olan gençlere dahi sağlığın nasıl korunabileceği, çevrenin nasıl sağlıklı olabileceği konularında yeterli derecede bilgi verilmediğini düşünüyor. Kuzanlı ‘Hatta bu eğitim ve bilgilerin üniversite seviyesinde değil, çocukluk döneminden itibaren aile içi ilk eğitimlerde verilmesi gerektiğine inanıyorum. İnsanlar yaşamları süresince hem kendilerine zarar verecek şekilde yanlış besleniyorlar hem de on binlerce değişik cins zehirli kimyasal ile bir arada yaşamanın ve bu ürünleri yaşamlarının bir parçası haline getirmenin nelere mal olabileceğinin farkına varmadan yaşamlarını sürdürüyorlar’ diye konuşuyor.

TESADÜF DEĞİL

Kuzanlı bilimsel verilerden oluşan kaynakların yanı sıra kişisel tecrübelerinin de kendisini bu alana ittiğini söylüyor. Kuzanlı bugüne kadar maruz kaldığı tehlikelerden nasıl etkilendiğini şöyle anlatıyor: ‘Kimya mühendisliğinden mezun olduktan sonra ilk işim, tarım ilaçları üreten bir fabrikada üretim mühendisliği idi. Yaklaşık beş yıl son derece toksik ve kanserojen kimyasallarla iç içe geçti. Sonraki yıllarda tekstil ve deri sanayi gibi toksik kimyasallar ile çalışan sektörlerde görev aldım. Geçtiğimiz temmuz ayında yapılan yıllık rutin kontrol sonucunda, prostat kanseri olduğumu söylediler. Sonunda bir operasyonla prostata veda ettim. Bu süre içinde geriye dönük olarak neden hasta olduğumu düşündüm. Son altı yıldır yapabildiğim kadarıyla toksinlerden uzak kalmaya gayret etmiştim ama o kadar iç içeyiz ki yeteri kadar uzak kalmanız mümkün değil. 68 yaşında kanser geldi beni buldu ve bana göre sebebi tesadüf değildi. Önceki yıllardaki yaşam tarzım ve maruz kaldığım kanserojen kimyasal maddeler ve halen yaşadığım daha doğrusu hep beraber yaşadığımız kirli çevre, kirli atmosfer, kirli yiyecekler, kirli tüketim malzemeleri yeterli etkenler. Umarım bu kitabı okuyanlar, okumayanlara da ‘zehirlenmekten nasıl korunacakları’ konusunda yardımcı olabilir.’


Kuru temizlemeden aldığınız kıyafeti açık havada bekletin


MENNAN Kuzanlı kitabında özellikle temizleme maddeleriyle ilgili birçok riskten söz ediyor. İşte bu maddelerden bazılarının içerdikleri riskler ve bunlara alternatifleri...

  • Halı ve döşeme şampuanları: Birçok üründe kanserojen olan perkloretilen ve naftalen ile etanol, amonyak gibi aşırı toksik maddeler kullanılır. Ne yapmalı? Halınızın öncelikle kuru ve rutubetsiz olması gerekir. Halının üstünü pişirme sodası veya boraks ile kar yağmış şekilde örtün. Yarım saat sonra elektrik süpürgesiyle süpürün.

    Bulaşık makinesi deterjanları: Bu ürünlerin birçoğu su ile temas ettiğinde aktive olarak toksik klor gazı çıkarır. Ne yapmalı? İki yemek kaşığı pişirme sodası ile iki yemek kaşığı boraksı karıştırarak kendi deterjanınızı yapabilirsiniz.

    Cam temizleyiciler: Birçoğunun bileşimi amonyak ve boyadan ibarettir. Sprey şeklinde olanları havada zerrecikler halinde amonyak yoğunlaşmasına neden olacağından daha tehlikelidir. Ne yapmalı? Boş bir sprey şişesine yarı yarıya su ve sirke koyarak camlarınızı bu sıvıyla temizleyin. Yine bir buçuk kaşık sıvı sabun, üç kaşık beyaz sirke ve iki bardak su da sprey şişesinde çalkalandıktan sonra kullanılabilir.

    Kuru temizleme: Uygulamada genellikle perkloretilen adında buharı solunduğunda kanser, karaciğer hasarı gibi önemli hastalıklara sebep olabilecek kimyasal bir madde kullanılır. Ne yapmalı? Eşyalarınızı kuru temizlemeden alınca ilk iş açık havada bekletmek olmalı. Bu süre birkaç gün olabilir.


    Pişirirken çelik, yerken boyasız porselen tercih edin


    NASIL Zehirleniyoruz? Ne Yapmalı? kitabında satın alırken hangi üründe hangi maddeye dikkat etmemiz gerektiği yer alıyor. Örneğin porselen yemek takımı alırken parlak sırlı veya boyalı takımların ne kadar kurşun içerdiğini bilemeyeceğimizi söyleyen Kuzanlı, bu tür ürünlerin riskli olabileceğini belirtiyor. İşte kitaptan birkaç hayati örnek...

    Pişirme kabı alırken dökme demir, paslanmaz çelik, ısıya dayanıklı cam kaplar seçin.

    Çocuğunuza oyuncak alırken tahtadan yapılanları ve boyasızları tercih edin.

    Tıraş kremi ve sabun alırken içeriğinde aloevera, vitamin E, çay ağacı yağı, nane, lavanta gibi doğal içerikli olanları alın.

    Diş macunu alırken içinde polysorbat 60 ve 80 olanlara dikkat edin.

    Duvar kağıdı seçerken plastik olmayanı tercih edin ve su esaslı yani suda eriyen yapıştırıcılar kullanın.

    Evinizde zemin döşemesi olarak masif ahşabı tercih edin.
  • (STAR GAZETE)
  • İLGİLİ HABERLER