Gündem
  • 31.10.2012 20:54

Bizi kurşunla, sizi uyuşturucuyla öldürüyor!..

     Çiçek, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile Fransa Odalar Birliği Başkanı Andre Marcon ve beraberindeki heyeti kabul etti. Çiçek, kabulde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Fransa ile uzun bir geçmişi olduğunu belirterek, ''Biz bizim tarihte en imtiyazlı ilişki kurduğumuz Avrupa ülkesisiniz. Türkiye'deki bir çok kurum, Fransa'dan alınmış kurumlar...Fransız kültürünün bizim aydınlarımız arasında da özel bir yeri önemi var. Türkiye entelektüel çevrelerde Fransız kültürü önemli yer tutar'' dedi.
     Çiçek, daha sonra iki ülke arasına ''kara kedinin girdiğini'' belirterek, şöyle konuştu:
     ''Ne olduysa araya kara kedi girdi, ilişkilerimiz limonileşti. Çok tatsız, tuzsuz, ekşi bir hal aldı. Buna neden ihtiyaç duydunuz, nereden çıktı, bizden ne zarar gördünüz de ilişkileri böyle ekşittiniz- Temel soru şu; siz bizimle ilişkileri geliştirmek istiyor musunuz, istemiyor musunuz- Bizim yönümüzden vereceğimiz cevap olumludur. İlişkileri biz gerginleştirmedik. Üçüncü ülkelerin veya doğrudan Fransa ile ilgili olmayan konuların ilişkilerimizi zehirlemesene, sıkıntıya sokmasına, iç politika mülahazalarıyla fırsat verilmemesi lazım. Şundan emin olun, Türkiye'nin dostluğunun tesir katsayısı çok yüksektir. O nedenle, Türkiye Fransa ile ilişkilerini olabildiğince iyileştirme çabası içinde. Siz de bunu böyle düşünüyorsanız, önümüzde fırsatlar var. Ama istemiyorsanız, zorla da güzellik olmaz, makyaj yapamayız ilişkilere. Yeni Cumhurbaşkanı'nın seçilmiş olması, bir önemli fırsattır. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Hükümet yetkililerinin temasları, karşılıklı mesajları yeni bir kapı aralandığını gösteriyor. Ama bu aralık da çok fazla gözükmüyor, bunu biraz açmanız lazım, bu size bağlı. Bu hem iki ülkenin yararınadır, hem de barışa katkı sağlayacaktır.''
    
     -''63'te söz verdiniz...''-
    
     Türkiye'nin AB'ye tam üye olmak istediğini hatırlatan Çiçek, sözlerini şöyle sürdürdü:
     ''Bu sizin de sözünüz. AB sadece demokrasi, insan hakları, özgürlükler değil, ahde vefa, verilmiş sözde durmak AB'nin değerleri arasındadır. 1963'te söz verdiniz, o günden beri koşturup duruyoruz. Ama 5 başlığa getirdiniz, blokaj yaptınız. Neden- Türkiye'nin AB üyeliğine karşı çıkıyorsunuz. 'İlişkiler sadece mal alıp satmaktan ibaret kalsın' diyorsanız, eyvallah, biz buna da varız. Ama Türkiye'nin AB konusunda fazla oyalanmaması, engellenmemesi lazım. Fransa bu işin başını neden çekiyor- Biz nerede sizin ayağınıza bastık da bu kadar hasmane tavır içine giriyorsunuz- 'Biz size mal satalım ama ondan sonra bir şey istemeyin'' diyorsanız, eyvallah dünyanın sonu değil AB'ye girip girmemek... Ama bu herkesin yararına olur. Neden engelleniyor Türkiye- 5 başlığa siz şey koydunuz, bizim şu an AB süreci dondu, bitti bizde. Bu işin başını neden Fransa çekiyor, bunun makul izahlarının ortaya konulması lazım.''
    
     -''Kaynayan kazanın altına Fransız dostlarımız odun atıyor''-
    
     Fransa'nın Türkler ile Ermeniler arasındaki ilişkiler konusunda da öncülük ettiğini ifade eden Çiçek, şunları kaydetti:
     ''Bu sizinle bizim aramızda konu değil, Türkler ile Ermeniler arasında ve tarihi bir konu... Biz tarihimizle yüzleşmeye hazırız. Bizim sabıkamız yok. Objektif tarihçiler, bilim adamları, sizin tarihçileriniz de dahil bu konuları incelesin, araştırsın. Sonuçta ne çıkarsa biz buna varız. Biz kendisine güvenen bir milletimiz. Tarihimizde sabıkamız yok, çok açık ve net ama bir şey var. Demokrasi, insan hakları, özgürlükler diyoruz. Günümüzde aşırılıklar, Avrupa başta olmak üzere radikal unsurlar, etnisiteye dayalı nefret söylemleri gelişiyor. Bu kaynayan kazanın altına Fransız dostlarımız odun atıyor. Ders kitaplarınızda nefret söylemini geliştirecek, tetikleyecek, tahrik edecek ifadeler kullanılıyor. 'Soykırım yapıldı' demek serbest, 'yapılmadı' demeyi cezai hükmüne bağlayan kanun geçmeye çalıştı, direkten döndü. Bu kararın arkasından dolaşacak bir başka işi ders kitaplarına koymak suretiyle getiriyorsunuz. O zaman benden nefret eden bir toplumla ben nasıl ilişki kuracağım- Bunu Fransız çocukları, gençleri okuyacak, benden nefret edecek, sonra ben sizinle ilişki kuracağım. Nasıl olacak bu iş- Bu tartışmalı ve tek yanlı bilgiler, karşılığında benim düşüncem, görüşüm yok. 'Şu itirafta bulunmazsan ben seni aday göstermem' diyen mahkeme kararlarınız var. 'Şu itirafta bulunacaksınız' diye kanunlarınızda olmayan şeyler, oradaki Türk kökenli seçmenler açısından getirip kondu. Marsilya'da böyle kararlar çıktı. Gerçekten samimi olarak biz sizinle ilişkileri geliştirmekten yanayız. Her alanda...Burada üniversiteniz var, bizim orada Türk üniversitemiz yok. Bizim hasmane tavrımız olsa bizim de burada öyle bir şeyimiz olması lazım.''
    
     -''Bizi kurşunla; sizi uyuşturucuyla öldürüyor''-
    
     Çiçek, önemli bir ülke olan Fransa'nın neden dolambaçlı yollara girerek ilişkileri sıkıntıya sokacak gayretin içinde olduğunu sordu. Hollande'in işbaşına gelmesinin ilişkiler açısından önemli fırsat oluşturduğuna işaret eden Çiçek, ''Gelin bu işlere yeni baştan bakalım, ilişkileri geliştirelim. İki ülkenin yararına olduğu kadar barışa da katkı sağlar. Dünyadaki gelişmeler çok da hoş değil, nefret söylemleri, hasmane tavırlar, İslam karşıtlığı, yabancı düşmanlığı Avrupa'yı kasıp kavurur bir süre sonra. 3 tane oy alacağız diye iç politikaya uluslararası konuları alet etmek çok doğru olmuyor. Bunu politikacılar olarak biz yapıyoruz ama politikacılara da fazla alan bırakmayın'' dedi.
     PKK terör örgütüne karşı bir kısım adli işlemlerin başlatıldığını, bunu takdirle karşıladıklarını anlatan Çiçek, ''Bunlar yetmez, bizim çok canımız yanıyor. Hak ve özgürlükler diyoruz, bunlar hak ve özgürlükleri ortadan kaldırıyor. Bu örgütler Avrupa'dan destek görmeye devam ederse, sizin çocuklarınızı uyuşturucuyla öldürecek. Bugün uyuşturucunun patronu PKK'dır. Avrupa'ya giden ne kadar uyuşturucu varsa önemli kısmı PKK kanallarından gidiyor. Bizi kurşunla, sizi uyuşturucuyla öldürüyor. Bu konu karşısında bugünkünden çok daha azla ciddi işbirliğine ihtiyaç var. Türkiye mücadeleyi kendi başına sürdürüyor, sürdürecek. Biz başkasından, hele hele zamanında gelmeyen yardımın çok fazla faydası olmadığını biliyoruz ama neticede küresel bakıyoruz'' dedi.
     Çiçek, iki ülke ilişkilerini sıkıntıya sokan, ilişkilerin dikiş noktalarına jilet atan konuları söylemeye çalıştığını belirterek, iş dünyasının ciddi çabayla buna engel olması gerektiğini vurguladı. Çiçek, Marcon'a, ''Sözlerim size değil, görüşlerimizi Fransız kamuoyuna duyurmak istiyoruz'' dedi.
     Hisarcıklıoğlu da yaptığı konuşmada, ''Siyasetçiler arasında AB'de her ne kadar kavga varsa da iş dünyasının arasında kavga yok. Siyasetçiler bizim önümüzü açarsa, halklarımızın refahını yükseltemeye, bölgemize ve dünyamıza barışı getirmeye hazırız'' dedi.
     Marcon da Çiçek'e ''dürüstlüğünden ötürü'' teşekkür ederek, Türkiye ile en iyi ilişkilere sahip olmak istediklerini belirtti. Çiçek, Türkiye ile daha iyi ilişkiler geliştirmenin kendileri için yararlı olacağına işaret ederek, ''Sizler gençlik ülkesisiniz, sonuçta gençler geleceğimizi inşa ediyor. Ülkeniz ekonomik açıdan çok önemli bir istikrara sahip. Pazarınız Fransız yatırımcılar için elverişli ve ilgi çekici, aynı zamanda Ortadoğu'ya kapı açıyor'' diye konuştu.

aa
    

İLGİLİ HABERLER