Yaşam
  • 29.4.2010 16:48

BU KÖYDE YAŞAMAK CESARET İSTER!

Bitlis - Siirt Karayolu üzerinde il merkezine 32 km ve Baykan ilçesine 15 km uzaklıkta bulunan 17 haneli Çaykaya köyü sakinleri, yetkililerin kendilerini kurtarmalarını bekliyorlar. Bitlis - Siirt karayolu üzerinde bulunan 500 m yükseklikteki tepenin üzerine kurulan Çeykaya köyünün, 3 tarafının keskin uçurumlarla çevirili olması, köyde yaşayan çocuklar için adeta bir cezaevi gibi olmuş. "Uçurumdan düşerler" korkusu ile evde n çıkarılamayan çocuklar, adeta evde mahpus hayatı yaşıyor.

Köyün bulunduğu yerde daha fazla ev yapılamadığından ve kendi arazilerinde de ev yapılmasına izin verilmediğinden dolayı yaşanan göç sonucu daha önce 500 kişinin yaşadığı köyde, sadece 100 kişilik bir nüfus kalmış. Köylüler, Kadastro tarafından düz arazilerinin ormanlık olarak kaydedilmesi, kendilerine düzlükte ev yapma imkanı verilmediğini ve daha önce afet bölgesi içine alınan köy, daha sonra bilinmeyen bir neden dolayı afet bölgesinden çıkarıldığını ifade ettiler. Köylüler, yetkililerden bir an önce kendilerine destek verilmesini ve köylerinin afet bölgesi kapsamına alınarak uygun bir yerde yapılmasını istediler.

Yaşadıkları köyde yaşamanın cesaret istediğini belirten köyün 1. azası Mehmet Şerif Tarda; "Bizim köy çok tehlike arz eden bir yerde kurulmuş. Yaşadığımız evlerin hemen dibinden başlayan uçurumdan çok sayıda hayvanımız düşüp telef olmuştur. Köyün üzerinde bulunduğu uçurumda çok sayıda insan düşüp hayatını kaybetti. Çocuklarımızın hayatlarından endişe duyuyoruz. Dedelerimiz köyü kurmuş ama tehlikenin farkına varamamışlar 50 yıldır çocuklarımızı elimizden geldiğince uçurumdan uzak tutmaya çalışıyoruz. Ama neticede adı üstünde çocuk! Onları her zaman gözetmek mümkün değil. Çocukları evde tutmak da arttık çözüm olmuyor. Bulunduğu yerden daha müsait bir yerde devlet tarafından bize ev yapılmasını istiyoruz. Yoksa bu köyde kimse kalmayacak herkes çekip gidecek.

Buradaki bütün arazilerimiz bom boş ve ekilip biçilmeden öylece kalacak. Aslında biz buralardan taşınmak istiyoruz fakat bizim maddi durumumuz buna elvermiyor. Bu yüzden burada mecburen yaşamak zorundayız. Uçurumun kenarındaki bir çok ev, gördüğünüz gibi yıkılmış durumda. Buralar çok tehlikeli. Köy boşalmış durumda, çünkü köy gelişmeye müsait değil. Köyde büyüyen çocuklarımız batıya göç ediyorlar. Köyümüzde cezaevini yaşıyoruz. Eğer gücümüz olsa biz de batıya gider yaşardık ama gücümüz yetmediği için bizde burada idare ediyoruz. Devletten beklentimiz, bize daha güvenli bir yerde ev yapmalarıdır. Bayındırlık bir ara bizim köyde konut yapacaktı ama o zaman köylüler evlerini batıya götürmüştü bir türlü bir arada toparlayamadığımız için yapılması planlanan konut projesi de bozuldu.

Kadastro, 2 sene önce köyde çalışma yaptı ve bütün arazilerimizi ormana çevirdi ama tapularımızı bize vermedi. Bizi mağdur duruma düşürdü, Kadastro; 'Bize gelmeyin, bu arazilerin hepsi ormandır' dedi; ama hepsini traktör ile sürüp biçer ile biçebiliyoruz. Ormanlık alanla alakası yok. Tapulardan da yararlanamadığımız için artık köyde kalmak istemiyoruz. " dedi.

ZEKERİYA GÜNEŞ- RECEP ÇELİK -SİİRT

İLGİLİ HABERLER