Sağlık
  • 30.8.2021 20:25

Bulaşıcı hastalık seyahat ile başlar; göç ile yerleşir!

Sağlık Bakanlığı Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi, Enfeksiyon hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Alper Şener salgın, göç ve aşı konusunda Akit’e özel açıklamalarda bulundu.

Göç dalgasının devam ettiği ülkemizde koronavirüs ile mücadele devam ederken, gelen Afgan düzensiz göçmenlerin özellikle Delta varyantın yayıldığı Hindistan’a sınır komşusu olması da endişeleri artırıyor.

Koronavirüs salgını, Türkiye’deki aşılama kampanyası ve bunlara bağlı olarak yasadışı yollarla ülkemize gelen düzensiz göç dalgasını Koronavirüs Bilim Kurulu Üyesi ve Katip Çelebi Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Prof. Dr. Alper Şener Akit’e değerlendirdi.

Bulaşıcı hastalıkların kontrolsüz seyahatlerle başladığını belirten Prof. Dr. Şener, “Tarihteki en önemli salgınlar ve yeni hastalıklar hep kontrolsüz insan hareketi ile yayılmıştır. Bunun en bilinen örnekleri frenginin yeni dünyada kıta Avrupasına gelmesi yanında, karşılığında su çiçeğinin bırakılması. Ve tabii en bilineni ise vebanın çeşitli formlarının bazen ticari yollar ile bazen de ya haçlı seferleri ile kıta Avrupasında zaman zaman yaptığı salgınlardır. Avrupa genellikle tarih boyunca göçülen son nokta olduğu için bulaşıcı hastalıkların ülkelerinde yaptığı yıkım yanında sosyal ve ekonomik hasarları da sık yaşadığı için geçtiğimiz yüzyıllar boyunca çeşitli savunma mekanizmaları geliştirmiştir. Özellikle deniz ticaretinin hakim olduğu yıllarda hemen her ticaret şehrinde ‘karantina’ adaları, bazen şehir surları dışında özgül alanlar oluşturmuşlardır. Bu alanlarda kuluçka dönemi boyunca kişi veya ürün tutularak bulaşıcı hastalık açısından incelemeye veya izleme tabii tutulmuştur. Aslı İtalyanca olan bu kelime çoğu dile de aynı şekilde geçmiştir zaten ve 40 gün demektir. Salgın hastalık durumu olmasa bile, insan hareketleri bulaşıcı hastalıklar açısından çok tehlikelidir. Kontrollü insan hareketlerinde ülkeye giren her bireyin aşılanma durumu kayıt altına alınır ve gerekli ise eksik aşılanmaları sağlanır. Bu hem kendi sağlıkları için gereklidir, hem de ev sahiplerinin sağlığı için gereklidir. Ülkemiz bu gibi durumları geçmişte deneyimlendi. Özellikle kızamıkta. Çünkü bir toplumda sık görülen hastalıklar ile kişiler bağışıklık kazanır ve o toplumda ilgili hastalık salgın yapmayabilir. Bunun çok tipik örneğini yakın zamanda kızamık ile deneyimledik (2012-2013). Hatta daha sonraki yıllarda ise bu durumu nerdeyse kanıksadık. Çünkü tıpkı farklı toplumların göç ile iç içe olması yanında mikroorganizmalar da iç içe geçer ve zamanla bir dengeye gelir. Ama o dönem içerisinde hastalık yaygınlığı artar” bilgilerini paylaştı.

Afgan göçmenler risk taşıyor

Son günlerde gündemde olan yasa dışı yollarla ülkemize gelen Afgan göçmenlerin risk taşıdığını belirten Prof. Dr. Şener şöyle devam etti: “Şu anda mevcut olan Covid 19 salgını ise çok olağanüstü bir durumdur. Bu tüm dünya için önem arz etmektedir. Eğer bugün siz Güney Afrika’dan tarifeli uçak ile İstanbul’a gelseniz 14 gün karantina ve sonrasında negatif PCR ile ülkeye girebilirsiniz. Çünkü mevcut korona nedeniyle özellikle Güney Afrika varyantı ihtimali kimse yoktur diyemez. Bunun gibi uygulamaları her ülke yapıyor, çünkü sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer. Bu salgın tüm dünyaya Çin’den seyahat ile yayıldı! Bu seyahat kayıtlı veya kayıtsız olsun karantinasız kabul edilemez. Covid 19 salgının başından beri en çok ismini duyduğumuz varyantlar- coğrafik isim ile- İngiltere, G.Afrika, Brezilya ve en son Hindistan varyantıdır. Şu anda mevcut basına yansıyan Afgan göç hareketi ise; Hindistan’a sınır komşusu bir ülkeden gelmektedir. Bu kişilerin hem kendi sağlıkları hem de toplum sağlığı açısından karantina da tutulmaları ve test edildikten sonra durumları hakkında bir karar verilmelidir. Mevcut durumda Türkiye’de salgının sönümlendiğini görüyoruz ama halen kontrol altına alındığını söyleyemeyiz. Bu nedenle hele bir de delta (Hindistan ) varyantı bu kadar gündemdeyken, bu tip kontrolsüz insan hareketlerinin salgının yeniden alevlenmesine sebep olmayacağını söylemek çok iyimser bir bakış açısı olur.”


 

İLGİLİ HABERLER