Dünya
  • 31.3.2003 00:03

BUSHUN DANIŞMANI HALİLZAD'DAN TÜRKMEN LİDERİNE AHLAKSIZ TEKLİF : "KÜRDİSTAN'I KABUL ET"

ANKARA- Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasında hazırlık çalışması yürütülen mutabakat zaptı görüşmelerinde ABD Başkanı George W. Bush'un Irak Özel Temsilcisi Zalmay Halilzad'ın takındığı tutum ve izlediği politikalar nedeniyle sonuç alınamıyor. Değişik kaynaklardan edinilen bilgilere göre, ABD'nin Irak Temsilcisi Zalmay Halilzad, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) reddedilen tezkerenin TBMM'de görüşülmesinden bir gün önce Selahaddin kentinde muhalif gruplarla toplantı yaptı. Bu toplantıda Başbakanlık Tezkeresi'nin sevk edilmesine alt yapı oluşturan ABD ve Türk heyetlerinin katıldığı ve 3 hafta süren görüşmelerde varılan tüm mutabakatların aksine muhalif gruplara taahhütlerde bulunduğu öğrenildi. Milletvekillerinin bunu öğrenmesi üzerine de TBMM'de önemli oranda ret oyu kullanılarak, tezkerenin reddedildiği ifade ediliyor. Halilzad'ın karşılıklı temaslarla endişeleri giderme yerine, tezkerenin reddedilmesi yönünde gösterdiği faaliyetlerin mevcut sonucu doğurduğu kaydediliyor. Halilzad'ın ABD Başkanı Bush adına sergilediği bu davranışlar, Türk tarafının güvenini sarstı ve bugüne kadar yapılan toplantılardan sonuç alınamamasının altında yatan nedenin de güven bunalımı olduğu öğrenildi. "HALİLZAD, TÜRKİYE'Yİ KÜRTLER'İN ÇİZGİSİNE ÇEKMEYE ÇALIŞIYOR" Türkiye'de ABD Başkanı George W. Bush'un Irak Özel Temsilcisi sıfatıyla temaslarda bulunan Zalmay Halilzad'ın Dışişleri Bakanlığı'ndaki toplantılar sonrasında yaptığı açıklamaların aksine temaslarda bulunduğu öğrenildi. Halilzad'ın Türkiye'nin endişeleri konusunda Irak'ın kuzeyindeki küçük Kürt gruplarını ikna etmek yerine, onların her türlü taleplerine karşı taahhütlerde bulunduğu, Türkiye'yi ise Kürt grupların çizgisine çekmeye çalıştığı belirtiliyor. TBMM'de reddedilen ikinci tezkere öncesinde hazırlanan Washington'a kadar bildirilip onay alan mutabakat metnindeki 'Türkmenlerin Başkanlık Konseyi'nde kurucu sıfatıyla temsil edilmesi, harekat sonrası yeniden yönetim yapılanmasında Türkmenler'in kurucu millet olarak kabulü ve Irak'ın kuzeyinde federe bir devlet kurulmaması' yönündeki tüm taahhütlerinin aksine hareket ettiği öğrenildi. Irak'ın kuzeyindeki Kürt grupların bağımsız devlet kurma hayali ile oluşturdukları sözde anayasayı açıklamaları sırasında 'Kürdistan'ın başkenti Kerkük'tür' iddiasının aksine bugüne kadar bir açıklama yapılmamış olması da Türk tarafını endişeye sevk ediyor. 800 bin nüfusu ile Kerkük'te çoğunluğu elinde bulunduran Türkmenler'in her an bir saldırıya uğrayabilecekleri endişesi de halen giderilemediğini ifade eden kaynaklar, Kerkük'te demografik yapıyı bozup nüfus çoğunluğunu ele geçirebilmek için her an silahlı çatışmalar olabileceğini kaydetti. Harekat bahanesiyle Kerkük'e göç adı altında Kürt nüfus yerleştirildiğine dikkat çeken kaynaklar, bu yerleşmenin bir sonraki adımının Türkmenler'e saldırıp, onları dışarı atarak çoğunluğu ele geçirmek ve burada söz sahibi olmaya çalışılacağını bilmek gerektiğini ifade etti. "TÜRKMEN CEPHESİ LİDERİNE 'KÜRDİSTAN' BASKISI" ABD Başkanı Bush'un temsilcisi olarak toplantılara katılan Halilzad'ın, toplantılarda teknik meselelere hiç değinmediği öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, Halilzad'ın 1932'de yapılan Irak'ın kuruluş anlaşmasında Araplar, Kürtler ve Türkmenler'in kurucu olduğunu bilmesine rağmen, şimdiki müzakerelerde Türkmenler'i reddettiği, bu asli problemin aşılmaması nedeniyle de teknik konulara girilemedi. Son olarak geçtiğimiz hafta Irak'ın kuzeyine giderek muhalif grup temsilcileriyle görüşmeler yapan Halilzad'ın, Irak Türkmen Cephesi Lideri Sanan Ahmet Aga'ya "Sen Irak Kürdistanı'nı kabul et. Konuşmaların da 'Irak Kürdistanı' söyleminde bulun, o zaman seni Başkanlık Konseyi'ne alacağız. Türkmenler'in güvenliğini biz sağlayacağız" gibi kabul edilemez tekliflerde bulunduğu öğrenildi. Halilzad'ın Irak'ın kuzeyine yaptığı son gezide ayrıca, Barzani ve Talabani güçlerini savaşmaya ikna etmeye çalıştığı, Türkmenler'in kurucu millet olarak yer almayacağı taahhüdünde bulunduğu da edinilen bilgiler arasında yer alıyor. "10 ASKER VEREN POLONYA KOALİSYONDA TÜRKİYE YOK" Dışişleri Bakanlığı'nda uzun süredir devam eden heyetler arası görüşmelerde sonuç alınamamasının altında yatan nedenler konusunda kaynaklar, toplantılarda ABD'nin temsilcisi Halilzad vasıtasıyla izlediği güvensiz politikalar olduğunun tartışıldığını belirtti. ABD'nin talepleri arasında Türkiye'nin 'kuvvet vermesinin' bulunmadığı, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) sınır ötesinde sadece göçe ve sınırları tehdit edebilecek unsurlara karşı bulunacağının belirtilmesine karşılık yapılan açıklamalarda, Türkiye'nin koalisyon içerisinde sayılmaması güveni sarsıyor. Yetkililer, Türkiye'nin üslerin yeniden dizaynı, Türk hava koridorunun açılması gibi taleplerde bulunan ABD'ye bunları sağladığını belirterek, "Sadece sınırdan asker sevkıyatı ve ülkede asker bulundurulması konusunda hazırlanan tezkere, Halilzad'ın tezkereden bir gün önceki Selahaddin kenti temaslarının öğrenilmesi üzerine TBMM tarafından reddedildi. Demokrasiye inanmış bir ülke olarak ABD'nin bunu saygı ile karşılaması gerekir" görüşünü savundu. Yetkililer, 10 asker vererek koalisyonda görünen Polonya'nın aksine Türkiye'nin alınmamasının güven verici olmadığını ifade ediyor. Türkiye'nin, ABD tarafından terörist ülke olarak kabul ettikleri İran ve Suriye ile aynı kefeye konulduğunu ifade eden kaynaklar, hava koridorunu açan, yaralılarını sevk eden stratejik müttefik denilen Türkiye'nin bunu hak etmediğini belirtiyor. ABD'nin, harekat nedeniyle Türkiye'den kuvvet talep etmediğini, buna rağmen koalisyona alınacak ülke statüsünü belirlerken, 'kuvvet veren ülkeler' ibaresini yerleştirdiğini kaydeden kaynaklar, "Bu gibi politikalarla Türkiye koalisyon dışı oluyor" diyerek federe devlet kurulması ve Türkmenler'in kurucu millet olarak kabul edilmemesi halinde sonuç alınmasının da mümkün görülmediğini ifade etti. Aynı kaynaklar, Irak'taki Arap ve Şii grupların da ABD'nin Kürtler'le anlaşmalı politikalar izlemesi nedeniyle harekata destek vermediklerinin görülmesi gerektiğine dikkat çekti. "125 BİN ASKER DAHA HAREKATA KATILACAK" ABD'nin Irak harekatı ile birlikte Türkiye'ye insani sebeplere sığınarak dayatma denilebilecek düzeyde girişimlerde bulunduğuna dikkat çeken kaynaklar, TBMM'nin iradesi açıkça ortadayken yaptırılmak istenenlerin uluslararası kurullara göre doğru olmadığını ifade ediyor. Bir yandan reddedilen tezkere öncesi sağlanan anlaşmaları dışlamasını, bir yandan da Türkiye'nin hassasiyetlerine rağmen insani amaçlı da olsa kullanmaya çalışmasının bunun örneklerinden olduğu belirtildi. ABD'nin güven vermeyen politikalarının sadece Türkiye'ye has olmadığını, Arap ve Şii grupların temsilcilerinin de Kürt yanlısı ABD politikası nedeniyle harekata gerekli desteği vermedikleri kaydedilerek, meydana gelen direnişler sonrası koalisyon güçlerinde sevk edilen asker sayısının yetmediğini, önümüzdeki günlerde 100 bini ABD, 25 bini İngiliz olmak üzere toplam 125 bin askerin daha harekata dahil edilmesinin beklendiğini ifade edildi.

İLGİLİ HABERLER