Medya
  • 31.8.2008 03:05

CAHİL VE YETENEKSİZ KONUK İSTEMİYORUM!..

Kanaltürk'te 3 yıldır kendi programını sunan Rutkay, "Konuk seçiminde cahil ve yeteneksiz olanları istemiyorum, kimyam tutmaz" dedi.
Kanaltürk'ün eski döneminde yayınlanan 'Doğa'yla Gece Yarısı' isimli program hayatınızdaki dönüm noktalarından biri değil mi?
Benim en büyük uğurumdur. O zaman Tuncay ağabey ve yönetimi vardı ve bana şöyle bir telefon geldi: "Doğa sen çok iyi talk şov yaparsın. Gel bize yap!" İnanamadım. 2005'in Eylül ayında programa başladım 2008'in başlarında yani son yönetimle beraber bitti. Bir istikrar sağladı 3 sene boyunca. Ama canlı yayın değildi, banttı. Canlı yayın yapmamı istediler. Cumartesi günü tiyatro yaptığım için olmazdı. Bir de biraz daha pişmem lazımdı. 3 sene içinde bu gerçekleşti.
“TAHMİN YETENEĞİM YÜKSEK”
Yenilenen Kanaltürk'teki programınız 'Her Şeyi Söylemek Mümkün'le ile çok daha başarılısınız. Programınız çok beğeniliyor. Dersinize çok mu çalışıyorsunuz?
'Her Şeyi Söylemek Mümkün' 7’nci haftasında. Benim bu programdaki kontrol gücüm, öncesinde dersimi iyi çalışmamdan kaynaklanıyor. Konuklarımın internetteki bütün haberlerini okumakla işe başlıyorum.
Bu hazırlık aşamasını birçok sunucu sizin kadar titiz yapmıyor!
Aynı fikirdeyim. Biriyle de sunmuyorum ben bu işi. Şimdi son moda; kadınlar çay molası vermiş gibi 'gıy gıydı gıy gıy...' O çok kolay. Bu konuda hiç mütevazı olamayacağım. Bu yüzden özgüvenle oturuyorum o koltuğa. Bana soruyorlar, "50 senedir bu işi yapıyor havasındasınız, bu güven nereden geliyor?" Ama tahmin yeteneğim çok yüksek. Şu adam bu kadar bilgiliyse ben onunla şu kadar yol alırım. Sorular hazırlıyorum. Yapımcım Yüksel Evsen var. Onunla beraber konuk seçimi yapıyoruz. Ancak, sevmediğim antipatik bulduğum, cahil ve yeteneksiz bulduğum insanlar var; onları da istemiyorum. Çünkü onlarla bir kimyam oluşmaz.
Bu işte başarılı olacağınızı tahmin ediyor muydunuz?
Tabii kendime güveniyordum ama benim programın karşısında hep maç oluyor. Ben kanalımızda bunun isyanındayım, "Ne olur benim günümü değiştirin" diye. Geçen programda çok hoş bir şey oldu, maçın bitiminden sonra beni yayına soktular. Beni kolladılar. 'Kanaltürk müthiş bir yapılanma içinde ne kadar dikkat çekebilirim?' diye düşünürken, 'Kanaltürk?' diye insanlara sorunca benim programım akıllara geliyor. Öncelikle bana bu şansı verenler çok önemli. Kimdir; Fatih Karaca'dır. Kimdir; Simay'dır, Yüksel Evsen'dir. Bu insanlar olmasaydı ben programı yapamazdım, aklıma bile gelmezdi.
Babanız, değerli sanatçı Rutkay Aziz, programınıza ne zaman konuk olacak?
Babam, en büyük hayranı programımın. Babamı içeren bir konu olduğu zaman mutlaka onu da çağıracağım. Önce konuyu seçiyoruz sonra konukları.
Bugüne kadar ağırladığınız en garip konuk kimdi?
Sina Koloğlu'ydu diyebilirim. Bana karşı müthiş bir antipatisi vardı. Yıllardır yaptığım her işi negatif anlamda yazdı. Onunla tanışmak çok istedim. Bir kere müzisyen, sonra Galatasaray mezunu, çok tatlı bir adam olduğunu keşfettim. Şimdi arkadaş olduk. Aynısını Atilla Dorsay'a da yaptım. Hatta o da bana, "Sen, beni buraya intikam almak için mi çağırdın" demişti.
Televizyondaki idealiniz nedir?
Beş sene önce sorsaydın, "Tiyatro yapacağım; televizyon benden uzak dursun" derdim. Ama Kanaltürk'le, başka daha neler yapabilirim diye düşünüyorum. Bir format var kafamda. Mesut Yar koordinatörümüze şöyle söylemiş, "Doğa Türkiye'nin 'anchorwoman'ı olacak." Çok gururlandım. O anlamda yürüyebilirim.
Başarılı bulduğunuz Türk filmleri var mı?
'Maskeli Beşler', 'Neredesin Firuze' benim en çok sevdiğim Türk filmleri.
Gişesi sağlam filmler mi en çok eleştiriliyor dersiniz?
Valla Bekir Hazar demişti ki "Bir filmi ne kadar yerden yere vurursak o kadar iyi demektir.” Ben de onun üzerine dedim ki, "Bekir Hazar neyi yerden yere vurursa, bu iyi diyeceğim." Böyle bir durum var. Ama Amerika'da da böyle.
“Recep İvedik’i çekirdek çıtlatırken izlemek lazım”
Şahan Gökbakar'ın Recep İvedik'ini seyrederken sizi güldürdü mü?
Buna Şahan Gökbakar'ın kız arkadaşı olarak cevap vermek istemiyorum. Zannedilir ki kız arkadaşı diye böyle söylüyor.
Objektif olarak bakın isterseniz...
Objektif olarak baktığımda; filmi gerçekten çekirdek çıtlarken, yazın bilgisayarınızla güneşlenirken izleyin. Güldürürken düşünmek vardır ya, o ne demektir bilmem. Tiyatro 'Kafkas Tebeşir Dairesi'... Evet, güldürürken düşündürmeli ama bırakın da onlar düşündürsün. Sen gidip de Borat'la güldürürken düşündürdün mü? G.O.R.A güldürürken düşündürüyor mu? Bırakın Allah aşkına! G.O.R.A da süper film. (BUGÜN)

İLGİLİ HABERLER