Medya
  • 31.1.2021 02:42

Cehennem nasıl bir yerdir?

Peygamber Efendimiz Mübarek Miraç’ında cehennemi dünya gözüyle gördü. Cehennemi yaşarken gören tek kimse Resûl-u Ekrem Sallallahü Aleyhi ve Sellem efendimizdir.
İlk anı şöyle anlattı;

-Cehennemin bulunduğu üçüncü semada idi. Bana ümmetimden asilerin kalacağı Cehennemin en üst katı gösterildi
Ben aşağı tabakada olanların azaplarının şiddetinden bakmaya takat getiremedim. 
Ancak en üst tabakada olanlara baktım. 
Buraya Ümmetimin asileri girerler. 
Buraya  bakınca gördüm ki;  Orada ateşten yetmiş derya var. 
Her deryanın kenarında ateşten birer şehir var. 

Her şehirde ateşten yetmiş bin ev var. 
Her evin içinde ateşten yetmiş bin sandık var.
O sandıkların için de de erkekler ve kadınlar var.
Oraya hapsolmuşlar. 
Yanlarında yılanlar ve akrepler var. 
Resûlullah gördükleri karşısında dehşete düşüp şöyle buyurdu;
-Ey Malik kapıyı kapa bakacak takatim kalmadı.
Malik (Aleyhisselam) şöyle anlattı :
-Ya Resûlullah, mübarek gözünüzle müşahede ettiğiniz azapları gördüğünüz gibi,  ümmetinize bildirin. 
Ümmetinizi çok çekindirin. Masiyetlerden (Haddi aşmak, günah, kabahat), Allah'ın emrine aykırı hareketten onları alıp men edin. 
Allah'a  tam  itaate teşvik edip ibadet yoluna  getirin.
Allah'ın azabı  şiddetlidir. 
Cehennem yedi tabakadır, Bu gördüğünüz ilk tabakasıdır, aşağıları daha şiddetlidir.

Bunu dinledikten sonra Resûlullah Sallallahü Aleyhi ve Sellem Efendimiz;  ümmetine olan şefkatinden dolayı ağlamaya şefaat ve niyaza başladı.
Ümmetinin zaafı ve o gibi azaba takat getiremeyeceklerini anlatıp, o kadar ağladı ki, Cebrail Aleyhisselam ve dahi mukarrep melekler ve Üçüncü semanın diğer melekler dahi ağlamaya başladı. 
Başta Cebrail Aleyhisselam olmak üzere bütün melekler Resûlullah efendimizin tazarru ve niyazına, hep birlikte “Âmin” Dediler.
Ebû Hüreyre (Radıyallahü anh.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (Aleyhisselatü vesselam.) şöyle buyurmuştur: 
- Cehennemden kaçıp, ona karşı tedbir almayıp uyuyan veya cenneti isteyip cennetlik ameller yapmamak suretiyle uyuyan kimseler gibisini görmedim.” (Tirmizî rivâyet etmiştir.)

Âlimler; Peygamber Efendimizin buradaki ‘uyuyan’ kelamını, hiçbir çaba göstermeyenler olarak anlatmıştır.
Kısaca, “cehennemi ve cenneti görseler uykuyu unutup, zamanlarını Allah için ibadetle harcarlardı” diye özetlediler.
Abdullah b. Mes’ûd (Radıyallahü anh.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem.) Efendimiz şöyle buyurdu: 
- O kıyamet günü Cehennem getirilecek (
Mahşer meydanına) ve onun yetmiş bin bağı olacak ve her bir bağı ile beraber o bağdan çeken yetmiş bin melek olacaktır.” (Müslim, Cennet: 17)
Ebû Hüreyre (Radıyallahü anh)’den rivâyete göre, Rasûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurmuştur;
- Kıyamet günü Cehennem ’den bir gurup yaratık çıkacaktır ki onun gören iki gözü işiten iki kulağı ve konuşan bir dili olacaktı.
O şöyle diyecektir; “ Ben üç kişiye vekil tayin edildim, her inatçı zorbaya, Allah ile birlikte başkalarına ilahlık yakıştıranlara ve resim ve heykel yapanlara.” (Müsned: 8076)

(Buradaki resim yapmadan murat; canlı varlıkların insan ve hayvanların resmini yapmak olarak açıklandı)
İster hürmet edilmek için, ister hakaret edilmek için olsun, ister büyük olsun, ister küçük olsun, ister insan ister hayvan resmi olsun, canlı resmi ve heykel yapmak haramdır, büyük günahtır.
Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:
- Canlı resmi yapana, kıyamette "Yaptığın resme can ver" diye azap olunur. [Müslim]
- [Zaruretsiz] canlı resmi yapanların yeri cehennemdir. Ahirette yapılan resimlere can verilecek, o resmi yapanlara cehennemde azap edecektir. [Buhari, Müslim]
- Dünyada [zaruretsiz] canlı resmi yapana, kıyamette bu resme can vermesi söylenerek azap edilir. Hâlbuki o, o resme can veremez.) [Nesai]
- Resim, cünüp ve köpek olan odaya rahmet melekleri girmez.) [Ebu Davud, Nesai, İbni Hibban]

CEHENNEMIN DERINLIĞI NE KADARDIR? ORADA KAMÇILAR VAR MIDIR?
Utbe b. Gazvan’dan (Radıyallahü anh) rivayetle Rasûlullah (Aleyhisselatü vesselam.) şöyle buyurdu: 
- Büyük bir kaya Cehennemin kenarından aşağıya bırakılır.  Cehenneme yetmiş sene iniş yapar da yine dibine varamaz.
Utbe Radıyallahü anh sözüne şöyle devam etti: Hazret-i Ömer Radıyallahü anh şöyle derdi; “Cehennemi çok hatırlayın onun sıcaklığı çok şiddetli, dibi derindir. Kamçı ve balyozları da demirdendir.” (Müslim, Zühd: 17)

CEHENNEMDEKİ İKİ KİŞİNİN ÇIĞLIĞI
Ebû Hüreyre (radıyallahü anh)’dan rivâyete göre, Rasûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) şöyle buyurdu: 
- Cehenneme girenlerin iki kişinin çığlıkları şiddetli olacak ve Yüce Allah onları çıkarın buyuracaktır.
Çıkarıldıklarında neden çığlıklarınız şiddetli oldu (
Niçin bu kadar ağlayıp feryat ediyorsunuz?) diye soracaktır.
O ikisi de, “Ya Rabbi Bize acıyasın” diye böyle yaptık diyecekler.
Allahü Teâlâ’da, “ Benim size rahmetim kendinizi Cehennem ’deki olduğunuz yere atmanızdır” buyuracak.
(Madem beni sevip kendinize acımamı istiyorsunuz. O halde atın kendinizi tekrar cehenneme)
Bunun üzerine ağlayıp feryat edenlerden biri kendini Cehenneme geri atacak. Fakat cenabı hak ateşi ona soğuk ve selamet kılacaktır.
Öbürü ise dikilecek (Hiç kıpırdamayacak) ve kendisini atmayacaktır.

Bunun üzerine Allah ona,  “Arkadaşının attığı gibi senin de kendini ateşe atmana engel olan nedir? “ diye buyuracak.
O kimse de, “Ya Rabbi” diyecek, “Beni çıkardıktan sonra tekrar oraya atmamanı senden bekliyordum. (Çünkü senin vaidin vardı. Cehennemden çıkanı bir daha oraya atmam diye. O vaidin hatırıma geldi. O vaidin için atlamadım).
(
Bu söz Şanı Yüce Allah’ın çok hoşuna gidecek)
Bunun üzerine Allah: Sende umduğuna erişeceksin diyecek ve her ikisi de Allah’ın Rahmetiyle Cennete girecektir.”
 (Tirmizî rivâyet etmiştir.)

CEHENNEMLIKLERIN VÜCUDLARI BÜYÜK MÜ OLACAK?
Ebû Hüreyre (Radıyallahü anh.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem.) şöyle buyurdu:
- Cehenneme düşen kâfirin derisinin kalınlığı kırk iki arşın olacak. (28.46 metre. Bir arşın 68 santimdir). Azı dişi ise Uhud dağı kadar olup Cehennem ‘deki kapladığı yeri ise Mekke ile Medîne arası kadardır. Kıyamet günü kâfirin azı dişi Uhud dağı kadar uyluğu Beyda kadar Cehennem ‘deki oturma yeri Rebze gibi üç gecelik mesafe kadardır. (Müslim, Cennet: 27)
Rebze gibi sözünden Medîne ile Rebze arası kadarlık mesafe kastedilmektedir. 
“Beyda” Uhud dağı büyüklüğünde bir dağdır.

CEHENNEM ATEŞININ ŞIDDETI NE KADARDIR?
Ebû Hüreyre (Radıyallahü anh)’den rivâyete göre; Rasûlullah (Aleyhisselatü vesselam.) Efendimiz şöyle buyurdu:
- Sizin şu yakmakta olduğunuz ateş ki, Cehennem sıcaklığının yetmiş parçasından bir parçadır.
Bunun üzerine Ashab: “Vallahi Cehennem ateşi dünya ateşi kadar bile olsa azab için kâfi gelirdi. Ey Allah’ın Rasûlü!” dediler.
Peygamber Efendimiz şöyle devam etti;
- Cehennem ateşi dünya ateşlerinden altmış dokuz kat fazlalaştırılmıştır. Her bir katın derecesi buradaki ateş kadardır. Sizin şu ateşiniz Cehennem ateşinin yetmiş parçasından bir parçadır. Bunlardan her bir parça dünya ateşine denktir. (Buhârî, Bed-il Halk: 27; Müslim: Cennet: 17)

CEHENNEM ATEŞININ RENGI NASILDIR?
Rasûlullah (Sallallahü Aleyhi ve Sellem.) Efendimiz şöyle buyurdu: 
- Cehennem ateşi bin sene yakıldı kırmızılaştı.
Sonra bin sene daha yakıldı beyazlaştı.
Tekrar bin sene yakılarak siyahlaştı şimdi simsiyah ve karanlıktır.” 
(Tirmizî rivâyet etmiştir.)

Ya Rabbi bizi bu ateşten ırak eyle.
Kişi sevdiğiyle beraber olacaktır.
Bizi sevdikleriyle beraber olan büyüklerimizle komşu eyle.
Şanı Yüce Rabbim!..
Rahmet ve merhametini her daim üzerimizle eyle.
Tövbelerimizi kabul, ibadetlerimizi makbul eyle.
Ey Yüceler Yücesi, Şanı Yüce, Rahmet ve merhameti daim, Sübhan olan Yüce Hakk, bizi kendine ‘Kul’ olarak kabul eyle.. (AMİN)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İLGİLİ HABERLER