Gündem
  • 23.5.2004 12:37

CEM BOYNER'İN KIZI KAÇIRILDI

Elif Boyner'in 3 saatlik savaşı Cem Boyner’in kızı Elif, New York’ta bir kapkaççı tarafından kaçırıldı. Saldırganla üç saat boyunca konuşan Elif Boyner, onu ikna edip kurtulmayı başardı. BOYNER Ailesi geçen hafta başında korku dolu üç saat geçirdi. Tam Amerikan korku filmlerinde rastlanacak türden bir hikáyeydi. Olayı öğrendikten sonra Cem Boyner’i arayıp doğru olup olmadığını sordum. Doğruymuş. Aslında bir haber. Ama arkadaşlardan, ‘Bunu oturup ben yazayım’ diye rica ettim. Nedenini de yazının sonunda anlatacağım. * * * Olay üç gün önce New York’ta bir gece kulübünün önünde meydana geliyor. Cem Boyner’in kızı Elif 19 yaşında ve New York’ta sanat eğitimi alıyor. Geçen hafta başında bir arkadaşı ile gece kulübüne gidiyor. Gece saat 02.30 civarında çıkıyorlar. Ancak arabaya bindikleri sırada Elif Boyner cep telefonunu kulüpte unuttuğunu anlıyor. Arkadaşı telefonu almak için kulübe dönüyor, o ise arabada bekliyor. O sırada aniden arabanın kapısı açılıyor ve genç bir adam şoför mahalline oturup kontağı çeviriyor. Elif Boyner daha ne olduğunu anlamadan araba New York sokaklarına dalıyor ve o andan itibaren üç saatlik bir korku filmi başlıyor. Elif Boyner’i kaçıran kişi, 25-30 yaşlarında hangi etnik gruptan olduğunu tam anlayamadığı birisi. Kılık kıyafeti iyi değil. Araba önce Brooklyn tarafına doğru gidiyor. Soğukkanlılığını kaybetmeyen Elif Boyner, saldırganla konuşmaya başlıyor ve kendisini bırakmasını istiyor. Ancak saldırgan filmlerde gördüğümüz en tehlikeli sözü söylüyor: ‘Benim yüzümü gördün, artık bırakamam.’ * * * Gece kulübünde unutulan telefonu alıp dışarı çıkan Elif Boyner’in arkadaşı, arabanın orada olmadığını görünce hemen polisi arıyor. İki üç dakika sonra olay yerine gelen polis, Elif Boyner’in cep telefonundaki son aramalara bakıp tek tek arkadaşlarına ulaşıyor. Ancak ulaştığı kimseler, Elif Boyner’in kendileri ile birlikte olmadığını söyleyince genç kızın başına bir şey geldiği anlaşılıyor. Polisin ulaştığı arkadaşlarından biri, İstanbul’u arayıp olayı Cem Boyner’e bildiriyor. O andan itibaren aile alarma geçiyor ve New York’taki Türk yetkililere de olay iletiliyor. Aynı dakikalarda Elif Boyner arabanın içinde tam bir psikolojik savaş veriyor. Saldırganı ikna etmek için durmadan konuşuyor. Beklediği psikolojik mesaj o sırada geliyor. Saldırgan, ‘Paraya ihtiyacı olduğunu’ söylüyor. Bu cümleyi kaçırmayan Elif Boyner, ‘Benim kaldığım yurtta param var. Beni oraya götürürsen, sana para verebilirim’ diyor. Saldırgan önce kabul etmiyor. Ancak konuştukça ikna olmaya başlıyor. Sonunda Elif Boyner’i kaldığı yurda götürmeye karar veriyor. * * * O sırada polis, yurdu da arayıp bilgi topluyor. Elif Boyner’in arabası yurda yaklaşırken, polis araçları da aynı yere doğru hareket ediyor. Sonunda araba yurdun önüne geliyor. Ancak korku filmi burada bitmiyor. Elif Boyner tam kurtulduğuna inanmaya başladığı anda, hiç beklemediği bir şey oluyor. Saldırgan, yurdun önündeki anormal durumu seziyor ve arabayı yeniden hareket ettirmeye davranıyor. İşte o anda Elif Boyner’in sinir sistemi de boşalıyor ve saldırganla arasında mücadele başlıyor. Bir süre boğuştuktan sonra arabadan atlıyor, ama saldırgan da aynı anda dışarı fırlayıp koşarak karanlıkta kayboluyor. İki üç dakika sonra ise polis araçları olay yerine geliyor. Bu macera üç saat sürüyor. * * * Bu olayı neden ben yazdım? Buna benzer bir olay benim kızımın başına da geldi. Kızım Gülümsün, 1990’lı yılların başında Washington’da okuyordu. Bir akşam kaldığı yurda giderken bir kapkaççının saldırısına uğradı. O da elindeki çantayı kapkaççının suratına çarptı ve aralarında boğuşma geçti. Bu olayı duyduğum an neler hissettiğimi anlatmak güç. İnsanların çocuklarının başına gelen olaylar, kendi başlarına gelenden daha fazla can yakıyor. O nedenle Boynerler’in neler hissettiğini çok iyi anlıyorum. Üstelik biz olayı olup bittikten sonra öğrendik. Onlar ise üç saat boyunca yaşadılar. Ama tecrübeli biri olarak şunu söyleyeyim: Olay bitse de izi kalıyor. Ertuğrul Özkök Hürriyet

İLGİLİ HABERLER