Medya
  • 10.8.2019 22:06

Cennetin kapısındaki yazılar..

Resûlü Ekrem Sallallaha Aleyhi ve Sellem Efendimiz Mirac'da Cennet-i Ala' nın tamamını dünya gözüyle gördü. Cenab-ı Allah'ın burada kullarına insanlarını bizzat müşahede etti. Gördükleri ve duyduklarından anlaşyabileceklerimiz kadarını da Ashabına anlattı.. İşte Mirac'daki cennet bölümünün ilk giriş kısmı

CENNETİN KAPISINDAKİ YAZILAR..

Orada beni Cebrâil karşıladı ;
-Ya Resulullah buyurun size cenneti göstereyim.
Sonra beni alıp cennete götürdü.
Cennetin kapısında şunların yazıldığını gördüm;
- Sadakanın birine 10 sevap verilir.
- Borç verenin birine 18 sevap verilir.

Cebrâil’e sordum;
- Sadakanın birine 10 sevap, Borç verenin birine 18 sevap verilmesinin sırrı ve hikmeti nedir?
Şöyle anlattı;
- Ya Resulullah, sadaka bazen muhtaç olana düşer(denk gelir), bazen de muhtaç olmayana(denk gelir) .. Ama borç öyle olmaz..O mutlaka ihtiyaç sahibi olana, yani layık olana verilir. (Hakiki manada borç isteyen birisi, gerçek manada ihtiyaç sahibidir)
Cennetin kapısının üst çıkıntı kısmında, şu üç satır yazılı idi..
LA İLAHE İLLALLAH MUHAMMEDÜN RESÛLULLAH (Allah’tan başka ilah yoktur, Muhammed Allah’ın Resûludür)
Bunun altında;
- Önce gönderdiğimizi burada bulduk. Yediğimiz yanımıza kar kaldı. Geriye bıraktıklarımızı kaybettik.
- Günahkar kullar, bağışlayıcı Rab.
Birinci satırın açıklaması şöyle;

Şu mallarımız ki; Biz onları hayırlı yerlere harcadık. Fakirlere ve zaiflere sadaka olarak verdik. Bunların sevabını bugün burada hazır bulduk.
-Şu mallarımız ki , Biz onu dünyada yiyip bitirdik. Dünyada yanımıza kar kaldı. Buraya bir şey gelmedi.
-Şu mallarımız ki; Ne yedik ne yedirdik ne de kimselere verdik.Ölünce geride bıraktık. Burada hesabı oldu. Bunda da aldandık ve ziyan ettik.
İkinci satırın şerhi ise şöyledir;
Ümmet-i Muhammed çokça günah işler. 
Hak teala, Onları hidayet nuruna İrşad etmek sureti ile pürnur edip, Resulullah’ın (Sallallahü aleyhi ve sellem) ümmetlik bölüğüne koydu. 
Böylece Nur üstü nur saadetine mazhar eden Yüce Rabbımız, tam manasıyla bağışlayıcıdır.
Onların; küçük-büyük, gizli-aşikar ile bilerek ve bilmeyerek irtikâb  (Kötü bir iş yapma) ettikleri cürüm ve günahlarını, ayıp ve zenblerini (Hoş olmayan işlerini, kabahatlarını) af ve mağfiret edip; sırf lütuf, kerem, fazıl ve inâyeti (Allahü teala'nın özel yardımı) ile meccanen (karşılıksız olarak) umumi rahmetine nâil eder.
Üstün cennetine koyar.
Cümle nimetlerin en azizi ve en lezizi ile büyük rızasına kavuşturur.
Bütün bunlarla Ümmet-i Muhammed’i sair ümmetlerden daha faziletli kılmış olur.
Nitekim bu manalarda Allahü teala Kur’ân-ı Kerim’de mealen şöyle buyurdu;

- “ Söyle; Ey kendi aleyhlerine haddi aşanlar, Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Çünkü Allah, bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki o çok bağışlayandır. Çok merhametlidir. 
Onun için ümidi kesmeyin. Başınıza azab gelmeden önce tevbe ile Rabbinize yönelin ve O’na teslim olun. Sonra kurtulamazsınız.( Zümer Suresi : 53-54)
Hak teala başka bir Ayet-i kerimede mealen şöyle buyurdu;
- Siz; insanlar içerisinde çıkartılmış hayırlı ümmetsiniz.İyiliği emreder, kötülükten vazgeçirmeye çalışırsınız. Allah'a inanıyorsunuz. 
Ehl-i kitap da inansaydı, kendileri için hayırlı olurdu. İçlerinden (Aralarında) iman edenler var ama pek çoğu fâsıklardır. (Al-i imran : 10
NOT: (İşlediği günahtan utanmayan, o günahı sürekli yapan ve açıktan günah işleyene fâsık denir.)
Bu ayetlerde anlatılan mana, Ümmet-i Muhammed’e büyük müjdedir.
Şerhten sonra tekrar Resulullah’ın (Sallallahü aleyhi ve sellem) cennetin kapısında anlattıklarına dönelim..
Kapının önünde gördüklerini şöyle buyurdu;
Cennetin kapısı kızıl altındandı. Her kanadının kalınlığı 500 yıllık yoldu. O kapının 400 çivisi, (Direği veya sütunu) vardı.
Bunlar inciden, lâalden, yakuttan ve zümrütdendi.
Her çivinin ortasında büyük bir halka vardı. Bu halka kırmızı yakuttandı ve gayet büyüktü.
İçinde 40 bin şehir vardı. 
Her şehrin içinde de 40 bin kubbe vardı.Her kubbenin içinde ise 40 bin melek oturmuştu.
Bu melekler ellerinde ikişer tabak tutuyorlardı.
Birisi hulle (Cennet giysisi. Belden aşağı ve belden yukarı olan iki parçadan ibâret olan elbise.) birisi de nur doluydu.
Bunları Cebrail’e sordum, bana şöyle dedi;
- Ya Resulullah, Bunlar Adem’den 80 bin sene evvel yaratıldı. 
Bu makamda ellerindeki tabaklarla o günden bu yana öylece beklerler, sırf sana ve ümmetine niyaz etmek için beklerler.
Kıyamet gününde izzet ve saadetle ümmetinle buraya teşrif buyurduğun, buranın eşiğine kadem bastığın zaman; bu melekler hoş geldin ve izzet ikram babında bu tabaktakileri saçarlar.
Bunlar size ve ümmetinize bu ikramda bulunabilmek için o gün bugündür kıyametin kopmasını bekler ve kıyametin kopması için dua ederler...

Bundan sonra Cebrail cennetin kapısını tahrik etti. (Hareket ettirdi) 
Cennetin hazinedarı olan Rıdvan sordu:
- Kimdir?
‘Cebrail’im’ deyince tekrar sordu..
- Ya seninle beraber olan da kimdir?
Cebrail, “Muhammed’dir’ diye cevap verdi.
O tekrar sordu;
- O’nun peygamberlik zamanı geldi mi ?
Cebrail, “Evet geldi” deyince Rıdvan’dan ses geldi;
-Allah’a hamd olsun..
Ve kapı açıldı..

NOT: Burada bahsedilen cennet ADN Cennetidir.

HEPİNİZİN BAYRAMINI KUTLAR,
GEÇİCİ VE KALICI ALEMDE HER GÜNÜMÜZÜN BAYRAM OLMASINI DİLERİM.
RABBİMİZİN İHSANLARI ÜSTÜMÜZDEN EKSİK OLMASIN İNŞALLAH..

METİN ÖZER/HABERVİTRİNİ

Yorumlar (2)

  • - Harun

    niye cennette sadakamı vereceğiz borç mu vereceğiz ki öyle yazsın ... HABERVİTRİNİ : Dünyada verdiğin sadakanın sevabını cennette göreceksin demek Harun kardeşim dikkatli okumamışsın... Peygamber Efendimiz bu yazıyı ashabına anlattığı için o ashabı halis niyetle borç isteyenleri çevirmedi Allahü teala'da sözünü dinleyenlere sevap miktarlarını cennetin kapısına yazarak müjdeledi.. Yoksa cennete ne sadaka ne zekat ne de borç yok kısaca

  • - ASABİ

    NEREDEN UYDUYORLAR BUNLARI. CENAB-I HAKKIN KÜRSÜSÜNÜN BULUNDUĞU YERİN KAPISI DESENİZ ANLARIM DA?

Yorum Yazın

İLGİLİ HABERLER