Gündem
  • 31.10.2012 19:45

CHP'den Gül'e teşekkür

TBMM (AA) -      CHP Grup Başkanvekilleri Akif Hamzaçebi ve Tarhan, Parlamento Muhabirleri Derneği'ni (PMD) ziyaret ederek, PMD Genel Başkanı Göksel Bozkurt ile görüştü.
     Tarhan, gazetecilerin geçmiş bayramını ve yeni yasama dönemini kutlayarak, ''Sizlere güç ve sabır diliyoruz'' dedi.
     Hamzaçebi de ''Sizler parlamentoda bizim çalışmalarımızı, TBMM'nin çalışmalarını anlatabilmek için fedekarca görev yapıyorsunuz, bunun için biz CHP Grubu olarak size teşekkür ediyoruz'' diye konuştu.
     Bozkurt ise Parlamento muhabirlerinin Cumhuriyetin kurulduğu günden bugüne, Meclis'in çalışmalarına ayna tuttuğunu belirterek, bu aynayı tutmaya bundan sonra da devam edeceklerini söyledi.
     Hamzaçebi ve Tarhan, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.
     ''BDP'li milletvekilleri hakkındaki fezlekelerin hazırlanması'' ile ilgili haberlerin hatırlatılması üzerine Hamzaçebi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın hükümeti kurduğunda, 'terörle mücadele, uzantısıyla (BDP) müzakere'' açıklaması yaptığını, ancak ilerleyen zamanda bunun tam tersine açıklamalarda bulunduğunu iddia etti.
     Hamzaçebi, 9 vatandaşın terör saldırısında hayatını kaybetmesinden sonra Erdoğan'ın, ''Bunun hesabını ahirette de vereceklerdir'' dediğini ifade ederek, bu açıklamanın, sorunu öbür dünyaya havale etmek olduğunu ileri sürdü.
     Erdoğan'ın terör karşısında çaresiz olduğunu savunan Hamzaçebi, ''Daha önce 'BDP'yle müzakere edeceğim, PKK ile mücadele edeceğim' diyen Başbakan çizgiyi değiştirdi, 'ben terör örgütüyle kucaklaşan milletvekillerinin olduğu partiyle müzakere yapmam' dedi. 'Ben onlarla görüşmem, İmralı ile örgütle görüşürüm' diyor. Aslında BDP'nin istediği de oydu. Şimdi en son olarak BDP'li milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasını söylüyor. Bunun açılımı şudur: 'Elimde başka bir şey kalmadı, en son sizin dokunulmazlığınızı kaldırmak zorundayım, ya örgütün saldırılarını durdurun ya da dokunulmazlığınızı kaldıracağım' diyor. Bu bir çözüm değildir, çaresizliğin ifadesidir. Bunlar örgütle görüşeceğim açıklamasının altyapılarıdır'' dedi.
    
     -''Cumhurbaşkanı sağduyulu yaklaştı''-
    
     Hamzaçebi, ''Devlette çift başlılık görüyor musunuz-'' sorusuna, ''Görüyorum. Sayın Cumhurbaşkanı konuya çok sağduyulu yaklaşmıştır. Cumhurbaşkanına bu yaklaşımı nedeniyle teşekkür ediyoruz. Ancak Sayın Başbakan Sayın Cumhurbaşkanı'nın bu yaklaşımından rahatsızdır'' yanıtını verdi.
     Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın ''kutlamayı yapanları Ergenekoncu olarak nitelendirdiğini'' anımsatan Hamzaçebi, şu ifadeleri kullandı:
     ''Orada 40'a yakın yasal STK'lar var. Hiç kimse Cumhuriyet Bayramı'ndaki coşkuya katılmak zorunda değildir. Başbakan, meydanlardaki kalabalıkların coşkusunu yüreğinde hissetmeyebilir, stadyumlarda kutlamak isteyebilir ama demokrasi, insanların bu bayramı coşkuyla kutladıkları rejimin adıdır. Bozdağ, 'bunlar Ergenekoncu' diyor. Bu mantık şöyle bir mantık; Cumhuriyet Bayramı'nı kutlamak suçtur. Bu mantığı devam ettirirsek, demek ki Ergenekon davasında yargılananlar, Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayan kişilerle benzer duyguları yaşıyorlar. Bunlar Ergenekoncu olduğuna göre milyonlarca da insan mahkemeler önüne çıkarılabilir, yargılanabilir. Bunun altyapısını hazırlamaya çalışan bir hükümet var.
     Cumhuriyet Bayramı'nı kutlamak, Atatürk Anıtı'na çelenk koymak artık illegal bir faaliyet olarak görülmektedir, anıta çelenk koyanlar da illegal örgüt olarak görülmektedir.''
     Hamzaçebi, Uluslarararı Tenis Turnuvası'nda bakanların yuhalandığını ifade ederek, ''Başbakan, Arena Stadı'nda da yuhalandı. Toplumu germek suretiyle yarattığınız psikoloji, o statlardan tepki olarak size geri dönüyor. Milyonlarca kişi önümüzdeki bayramlarda çok daha güçlü bir şekilde meydanlarda olacaktır, Hükümet geri adım atacaktır'' diye konuştu.
     TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in, ''Sistem değişmezse, Başbakan ve Cumhurbaşkanı arasında daha çok çatışma olur'' şeklindeki açıklamasının sorulması üzerine ise Hamzaçebi, ''Bayram kutlamasında, Cumhurbaşkanı'nın sağduyulu davranışından sistem tartışması yaratmak kadar çirkin bir şey yoktur. Hemen, 'başkanlık ya da yarı başkanlık sistemine geçelim' demek çirkin bir durumdur'' dedi.
    
     -CHP'li Tarhan-
    
     Emine Ülker Tarhan ise iktidar temsilcilerinin eyleme katılan 40'a yakın sivil toplum örgütüne ağır hakaretler ettiğini ileri sürerek, şu ifadeleri kullandı:
     ''Bu benim için şaşırtıcı değil, çünkü o insanlar demokrasiyi bir tramvaydan ibaret görüyorlardı. 'Hedefe ulaşıncaya kadar biz demokrasiyi kullanırız' diyorlardı. Duvarlarına bir yarık açılmasını saldırı ve hakaret ile tahkim etmeye kalkışmasınlar, bize savcılarıyla, polisleriyle sanki Cumhuriyet Bayramı kutlamaları yasadışı bir örgüt eylemiymiş gibi bizim hakkımızda soruşturma açmaya kalkanlar, bunun sonuçlarını... 1 milyon 200 bin kişi provokatör gibi hedef gösteriliyor. Soruşturma açanlara sesleniyorum; akıllarını başlarına alsınlar. 1 milyon kişi tutuklayamazlar, buna cezaevleri yetmez.''
     Tarhan, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş gününün kutlandığını belirterek, ''Bizden herhalde Yunanistan'ın veya ABD'nin kuruluş günlerini kutlamamızı beklemiyorlar'' dedi.
    
     Muhabir: Coşkun Ergül
     Yayıncı: Kudret Topçu

 

İLGİLİ HABERLER