Gündem
  • 17.10.2019 09:25

Çocuğu erkeğin doğurmasının yollarını arıyorlar

Hayrettin Karaman, “İşte bu iki uçtan biridir” diye uyardı: Çocuğu erkeğin doğurmasının yollarını arayacak hale geldiler

İlahiyatçı Prof. Dr. Hayrettin Karaman, bugünkü yazısında dinden kadın aleyhine sapışın iki ucu bulunduğuna dikkat çekerek, bir uçta kadınların zulme maruz kalması olduğunu, diğer uçta ise kadınların neredeyse çocuğu erkeğin doğurmasının yollarını arayacak hale gelmelerinin bulunduğunu yazdı.

İlahiyatçı yazar Prof. Dr. Hayrettin Karaman, bugünkü yazısında, para-evlilik-boşanma ilişkisini masaya yatırdı.

“Paraya kavuşan boşuyor boşanıyor” başlıklı yazısında, örf ve âdetin dînî kisveye bürünerek cemiyette hakim olduğunda, bid’atlar, hurafeler ile din istismarlarının alıp başını gittiğine dikkat çeken Karaman, “Bunlarla mücadele ve ıslah faaliyeti de oldukça zor hale geliyor; bir bid’atı, bir hurafeyi, örfte adette yerleşmiş sünnete aykırı bir uygulamayı değiştirmek isteseniz, dinin farzları ve haramları çiğnendiğinde gösterilenden daha sert ve yaygın tepki ile karşılaşıyorsunuz.” dedi.

Hayrettin Karaman, “İşte bu iki uçtan biridir” diye uyardı: Çocuğu erkeğin doğurmasının yollarını arayacak hale geldiler

İslam hukukuna göre kadının evli, bekâr, çalışan ya da çalışmayan olması fark etmeksizin geçiminin duruma göre erkek akrabası ve kocası tarafından sağlanması gerektiğini belirten Karaman, “Kadın aç ve açık kalma korkusuyla bir yerlerde çalışıp para kazanma mecburiyetinde kalmayacaktır. Bundan sonrasında kadının ev dışında çalışmasının başka ferdî veya sosyal sebepleri olabilir, bu sebepler ve ihtiyaçlar çalışmasını meşru hale getirebilir.” dedi.

“Kadın köleleştirmeye maruz kaldığında ne yapacak?”

Yazısında, “Kadına evlilik hayatı içinde haksızlık edildiğinde, zulme, baskıya, işkenceye, köleleştirmeye maruz kaldığında ne yapacak?” diye soran Karaman, “Kadın boşandığı takdirde baba evine dönmesinin de ayrılıp geçimini sağlamasının da imkansız veya zor olması halinde ya bu zulme katlanarak dünyada cehennem hayatı yaşayacak, ya intihar edecektir. Bu durum eskiden beri İslam dünyasında ve ülkemizde zaman ve mekana göre azlık veya çokluk bakımından değişse de var mıdır, vardır. İşte bu iki uçtan biridir. Dinden kadın aleyhine sapışın getirdiği ifrattır, aşırılıktır.” değerlendirmesinde bulundu.

“Çocuğu erkeğin doğurmasının yollarını arayacak hale geliyorlar"

Bu aşırılığın diğer ucunun, kadınların ilk duruma gösterdikleri aşırı tepkiden doğduğunu belirten Karaman, “Bu uçta da kadınlar dinden sözde kadın lehine saparak pek çok kırmızı çizgiyi çiğniyor, mesela ev işlerini beraber yapmayı, çocuğa beraber bakmayı bırakın çocuğu erkeğin doğurmasının yollarını arayacak hale geliyorlar. Cinsel eşitlik çerçevesinde söylenen ve uygulanan birçok fıtrat dışı rezaletler de bu uçta gerçekleşiyor.” ifadelerini kullandı.

Kadını çalışmaya mecbur etmeden meşru ve makul ihtiyaçlarını sağlama vazifesi ihmal edilerek, kadın boğaz tokluğuna köle gibi kullanılınca ortaya bir fikir atıldığına dikkat çeken Karaman, bunların olduğu yer ve zamanlarda, kadının bu zulümden kurtulmasının çaresinin ekonomik özgürlüğe kavuşmasında arandığına işaret etti.

Yazısının devamında, “Peki çalışıp kazanarak ekonomik özgürlüğüne kavuşan kadın ne yaptı?” sorusunu yönelten Karaman, “Ne yazık ki, bu imkan yalnızca kadının zulümden kurtulmasını sağlamadı, ortada çekilemez bir durum bulunmadığı halde nefse yenilerek hürriyeti seçme sonucunu da doğurdu. İstatistikler, giderek evlenmelerin ve evlilerde çocuğun azaldığını, boşanmaların ise çoğaldığını gösteriyor.” yorumunda bulundu.

Yorum Yazın

İLGİLİ HABERLER