Gündem
  • 6.3.2021 15:38

Cübbeli Ahmet'e soruldu: Kripto para caiz mi?

Katıldığı bir programda "Kripto paralar caiz mi?" sorusuna yanıt veren Cübbeli Ahmet Hoca, "Arkasında devlet yok. Buna bir güvence verilmiyor. Yarın bir gün sorun olsa hakkını arayacak bir kurum karşında yok" diyerek caiz olmadığını belirtti.

Son dönemde kripto paralara olan ilgi her geçen gün artmaya devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde 58 bin dolarla rekor kıran Bitcoin, şu sıralar 48 bin dolar seviyesinde bulunuyor. Piyasada kısa sürede dikkat çeken artışlar yaşanırken, büyük kar yapmak isteyenlerin de yatırım tercihi kripto paralar olmaya başladı.

Kripto paralar caiz mi?

Yaşanan gelişmeler sonrası bir kesim "Kripto paralar caiz mi?" sorusunu sormaya başladı. Önceki gün TV100 ekranlarında yayınlanan 'Kayıt Dışı' programına konuk olan Cübbeli Ahmet Hoca, merak edilen soruya ayrıntılı bir şekilde yanıt verdi.

Cübbeli Ahmet Hoca konu hakkında şunları söyledi:

"İslamiyet'te elle tutulan, gözle görülen, alınan-satılan şeylere mal olarak bakılıyor. Esasen kağıt para da İslam'a göre para değil. Allah madenlerden altın ve gümüşü para olarak halk etmiştir. Bunun dışında para olarak hiçbir şey yaratmamıştır. Zümrüt de para olarak yaratılmamıştır, yakut da, pırlanta da... Eskiden İslamiyet'te somut şeyler mal olarak kabul edilirken, sonradan fıkıhçılar değeri olan soyut şeyleri de ekledi.

"Günah, sevap diye bakamayız"

Kripto paralara 'Günahtır, bunlar para değildir, bunların değeri yoktur' şeklinde bir yorum yapamayız. Bunun değerini piyasalar belirliyorsa, piyasalarda buna bir değer atfediliyorsa bunun bir değeri var. Bu noktadan günah, sevap diye bakamayız. Ama aldanma, aldatma yönünden bakabiliriz. İslami açıdan elle tutulmuyor, gözle görülmüyor diye bunun bir değeri yoktur diyemeyiz. Artık çoğu işlem dijitalden yapılıyor. Onu dediğimiz zaman elle tutulmayan gözle görülmeyen satılan her şeye sıkıntı girer.

"Bir güvencesi olmadığı için caiz değildir"

Ama şu var, arkasında devlet yok. Buna bir güvence verilmiyor. Yarın bir gün kapandı gitti, kimin olduğu da belli değil nereye dava açacaksın, nereden hakkını isteyeceksin? Karşında böyle bir müessese olmadığı için biz fıkıh yönden caiz değildir diyoruz."

İLGİLİ HABERLER