Gündem
  • 30.8.2018 00:09

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Manşetlerle, kalemşörlerle çarpışarak bu günlere geldik'

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Maalesef bu memleketin havasını teneffüs edip, ekmeğini yiyip, suyunu içip, tüm imkanlardan en üst düzeyde faydalanıp Türkiye’nin yüzüstü yere kapaklanmasını heyecanla bekleyenler olduğunu görüyorum. Milletimize ve onun temsilcisi olarak gördükleri şahsımıza karşı duydukları husumeti ülkenin felaketini dileyecek kadar ileri götürenler bulunduğuna şahit oluyoruz. Medyanın da bilerek veya bilmeyerek bu alçaklığa aracılık etmesinden üzüntü duyuyoruz” dedi.

Medya Oskarları Ödül Töreni’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın her yerinde medya kuruluşlarının faaliyet gösterdikleri devletlerin ve toplumların ortak çıkarlarını gözettiklerini, bu anlayışın medyanın yazılı olmayan kuralı olduğunu söyledi.

“Operasyonlarını hep medya üzerinden yürüttüler”

Konuşmasında medyanın önemine değinen ve medya tarihini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Medyanın hayatımıza bu kadar girmesiyle birlikte kolaylaştırıcı ve zaman kazandırıcı pek çok yönü yanında kontrol edici ve yönlendirici tarafları da tartışılmaya başlanmıştır. Bugün baktığımızda haberlerden sinemaya, eğlence programlarından çizgi filmlere kadar medya içeriğinin önemli bölümünün belli odakların tekelinde olduğunu görüyoruz. Medyanın tekelleşmesi, giyim kuşamın, mimarinin, yeme içme alışkanlıklarının daha pek çok bireysel ve toplumsal davranışın da tekdüze haline gelmesine yol açıyor” diye konuştu.

40 yıllık siyasi hayatındaki tecrübelerinden çıkardığı sonucu açıklayan Erdoğan, “Şayet ülke ve millet olarak güçlüyseniz, kendi özgünlüğünüzü koruma şansına sahipsiniz. Böyle bir gücünüz yoksa ya kendinizi dünyadan tecrit edeceksiniz, artık böyle örnekler pek kalmadı, küresel düzene tabi olacaksınız. Bizim yöntemimiz daha farklı, biz ne tabi olmayı ne tecrit olmayı seçtik. Bizim tercihimiz güçlü hale gelmekten yana oldu. Geçtiğimiz 16 yılda Türkiye’yi 3,5 kat büyüttük. Ülkemizi her alanda kendi ayakları üzerinde durur hale getirmeye çalıştık. Bunun için vesayet odaklarından darbecilere, siyasi madrabazlardan ekonomik tetikçilere kadar herkesin karşısında milletimizle birlikte durduk. Yerli ve milli vurgusu yaptık. Sadece 15 Temmuz’daki mücadelemiz bile millet olarak bu yöndeki kararlılığımızın bu yöndeki en somut örneğidir. Açık konuşmak gerekirse, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday olduğumuz günden itibaren bize en çok saldıranların, linç etmeye çalışanların başında kusura bakmayın medya geliyordu.

Ana akım medya ülkemizde eskiden beri vesayetçilerle, darbecilerle, mandacılarla birlikte hareket etmiştir. Milletin yanında yer almak yerine marjinallerin safında yer almayı maharet sanan medyaya karşı mücadeleler verdik. Bir şairimizden esinlenerek söylediğim gibi, biz her biri top güllesi niyetiyle atılan manşetlerle, köşelerini kurşun gibi kullanan kalemşörlerle çarpışa çarpışa bu günlere geldik. Hukuka da vicdana da ahlaka da sığmayacak bir mahkeme kararıyla mahkum edildiğimizde bizim için atılan ‘muhtar bile olamaz’ manşetlerini unutmadık. Şahsımız, partimiz, hükümetimiz aleyhinde yazılan, çizilen bühtanların, atılan iftiraların, yapılan çarpıtmaların haddi hesabı yoktur. Geçi ihanetini sosyal tepki, 17-25 Aralık yargı-emniyet darbe girişimini hukuka saygı, çukur eylemlerini sivil direniş, 15 Temmuz’u tiyatro olarak göstermeye çalışanlar operasyonlarını hep medya üzerinden yürüttüler. Teröristlere güzelleme yapan, milleti aşağılayan, hor gören, hakir gören bir zihniyet yıllarca medyada baştacı edildi. Millete ‘göbeğini kaşıyan adam’ diyerek, ‘bidon kafalı’ diyerek, ‘koyun’ diyerek ve daha nice ifadelerle en ağır hakaretleri yapanlar hep medya mensupları değil miydi? Türkiye’nin geçirdiği büyük değişimden medyamızda nasibini aldı. Bugün artık eskisine göre hakikatlere daha saygılı, haberlerinde, yayınlarında daha dengeli bir medyamız olduğuna inanıyorum” şeklinde konuştu.

“Bizde otağımızı orada kurup, oradan Malazgirt’e geçeceğiz”

Malazgirt ve Ahlat ziyaretlerine değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ahlatta butik de olsa Cumhurbaşkanlığı Köşkü yapacağız, Sayın Bahçeli’nin de bizlere öyle bir ricası oldu. Onu kısa zamanda yetiştirip önce Ahlat, çünkü Sultan Alparslan otağını orada kurmuştu, bizde otağımızı orada kurup, oradan Malazgirt’e geçeceğiz. Tarih ibret alınırsa tekerrür etmez. Biz bunu yaşayacağız, yaşatacağız. Bundan sonra hem Ahlat’ta hem Malazgirt’te ecdadın hatırasını yaşatmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

İLGİLİ HABERLER