Gündem
  • 30.8.2018 00:07

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye'nin alternatifsiz olmadığını herkes görecek

Türkiye'nin alternatifsiz olmadığını herkesin göreceğini söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bizi ekonomi üzerinden sıkıştırmaya çalışıyorlar ama bu dalgayı atlatacağız" dedi. Ankara'da düzenlenen medya ödül töreninde konuşan Erdoğan, Trump yönetiminin NATO müttefiği bir ülkeye davranış biçimine dikkat çekerek "Tehditlerle bize geri adım attırmak mümkün değildir" dedi.

Bin yıldır acısıyla, tatlısıyla sahip olunan bu coğrafyaya çok daha sıkı sahip çıkılması gereken bir dönemden geçildiğini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"TERÖR ÖRGÜTLERİ VASITASIYLA DIŞARDAN TAZZİKE BAŞLADILAR"

"Ülke ve millet olarak son 150-200 yıldır sürekli savunmada kalmak, sürekli gerilemek mecburiyetinde kaldık. Her biri canımızdan birer parça olan nice vatan topraklarını gözü yaşlı, kalbi kırık bir şekilde geride bıraktık. Bugün kadim coğrafyamızın hangi köşesine gitsek, bizi anlatan eserler, hatıralar, izler bulmaya devam ediyoruz. Tavsiye ediyorum, Ahlat'a muhakkak gidin ve 8 bini aşkın o kabristandaki kabirleri görmek, inanıyorum ki sizlere ayrı bir cesaret verecektir. Orada bambaşka bir tarih var.

Bunun için diyoruz ki Türkiye, mevcut fiziki sınırlarından ibaret bir ülke değildir. Aynı şekilde Türk milletini de bu sınırlar içinde yaşayanlardan ibaret göremeyiz. Bu ülkenin ve milletin gerisinde koskoca bir medeniyet, koskoca bir tarih, koskoca bir birikim vardır. Ülkemizin sınırları başkadır ama gönlümüzün sınırları bambaşkadır. Bunun için biz ülkemizin sınırları içinde vatandaşlarımıza en iyi, en güzel, en ileri hizmetleri sunmakla kalmıyor, her fırsatta gönül sınırlarımız içindeki kardeşlerimizle de kucaklaşmaya önem veriyoruz." 

Erdoğan, 1 Eylül'de Kırgızistan'a giderek Türk Cumhuriyetleri temsilcileriyle üç boyunca bir araya geleceklerini ve toplantılar yapacaklarını anlattı. Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Türkiye'nin bu onurlu ve kapsamlı politikası, birilerini rahatsız ediyor. Geçtiğimiz 5 yılda ülkemizin üzerine bu kadar çok gelinmesinin sebebi işte budur. Farklı toplum kesimlerini tahrik edip ülkemizi iç kargaşaya sürükleyemeyince bu defa terör örgütleri vasıtasıyla dışardan tazzike başladılar. Yaptığımız sınır ötesi operasyonlarımızla bu projeyi de akamete uğrattık.

Şimdi ekonomi üzerinden bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Türkiye'nin ekonomide çözmesi gereken yapısal sorunları elbette mevcuttur. Biz bunları zaten biliyor ve çözmek için çalışıyoruz. Ancak, bunların hiçbiri son zamanlarda yaşadığımız hadiseleri açıklamaya yeterli olamaz. Nitekim, birileri ülkemizi ekonomi üzerinden köşeye sıkıştırmaya çalıştıklarını açıkça da ifade etmekte çekinmiyorlar. İnşallah biz bu dalgayı da atlatacağız. Altyapımız, bunu atlatmaya zaten inanıyorum ki kabiliyetlidir, o gücü de vardır. Gerek ekonomi yönetimimiz, gerek devletimizin diğer kurumları ihtiyaç duyulan tedbirleri alıyorlar, alıyoruz."

"BİZİ BU TEHDİTLERLE YILDIRMAK MÜMKÜN DEĞİLDİR"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin elindeki kaynakların seferber edildiğini, yurt dışındaki dostların da çok ciddi rakamlarla mücadeleye destek vermeye başladıklarını söyledi.

Bu sürecin hem ekonomik hem de siyasi bakımdan yeni bir sıçrama dönemine girişine vesile olacağına inandığını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin bu onurlu ve kapsamlı politikası birilerini rahatsız ediyor” açıklamasında bulunan Erdoğan, gecen 5 yılda Türkiye’nin üzerine gelinmesinin sebebinin bu olduğunu kaydetti. Erdoğan, “Farklı toplum kesimlerini tahrik edip ülkemizi iç kargaşaya sürükleyemeyince bu defa terör örgütleri vasıtasıyla dışarıdan tazyike başladılar. Yatığımız sınır ötesi operasyonları ile bu projeyi de akamete uğrattık. Şimdi ekonomi üzerinden bizi sıkıştırmaya çalışıyorlar. Türkiye’nin ekonomide çözmesi gereken yapısal sorunları elbette mevcuttur. Biz bunları zaten biliyor ve çözümü için çalışıyoruz. Ancak bunların hiç biri son zamanlarda yaşadığımız hadiseleri açıklamaya yeterli olamaz. Nitekim birileri ülkemizi ekonomi üzerinden köşeye sıkıştırmaya çalıştıklarını açıkça ifade etmekten çekinmiyorlar. İnşallah biz bu dalgayı da atlatacağız.

Alt yapımız bunu atlatmaya kabiliyetlidir, o gücü de vardır. Gerek ekonomi yönetimimiz, gerek devletimizin diğer kurumları ihtiyaç duyulan tedbirleri alıyorlar. Nitekim milletimizin elindeki kaynakları şuanda seferber edilmiştir. Yurt dışındaki dostlarımız da çok ciddi rakamlarla mücadelemize destek vermeye başladılar. Bu sürecin hem ekonomik hem de siyasi bakımından yeni bir sıçrama dönemine gireceğimizin vesilesi olacağına inanıyorum. Türkiye’nin alternatifsiz olmadığını herkes görecek. Türkiye ile birlikte hareket etmenin karlı bir tercih olduğunu bugüne kadar beraber çalıştığımız herkese gösterdik. Ancak, NATO’da birlikte stratejik ortak olduğumuz bir ülkenin kalkıp ta Türkiye gibi NATO içinde ilk üç içinde yer alan bir stratejik ortağına bu şekilde yaklaşımlarda bulunmasını hiçbir cümle ifade edemez. Bizi öyle tehditlerle, bize ileri geri ifadelerle geri adım attırmak mümkün değil. Biz öyle bir tarihin varisleriyiz ki, bizi bu tehditlerle yıldırmak mümkün değildir. Demek ki onlar bu milleti tanımadılar, ama tanıyacaklar” dedi.

“Medyanın da bilerek veya bilmeyerek bu alçaklığa aracılık etmesinden üzüntü duyuyoruz”

Hedefsiz bir ülkenin pusulasız bir gemi gibi olduğunu kaydeden Erdoğan, “Türkiye çok net hedeflere sahip bir ülkedir. Biz 2023 vizyonumuzu 2011 yılında ilan ettik ve aynı rotada yürümeyi sürdürüyoruz. 2023 hedeflerimize sahip çıkıyoruz” diye konuştu.

Türkiye’nin girdiği her mücadeleden sadece ayakta değil, aynı zamanda kazançlı bir şekilde çıkmasından başkalarının rahatsız olabileceğini söyleyen Erdoğan, “Ama bu ülkenin hiçbir ferdi, kuruluşu böyle bir hakka sahip değildir. Maalesef bu memleketin havasını teneffüs edip, ekmeğini yiyip, suyunu içip, tüm imkanlardan en üst düzeyde faydalanıp Türkiye’nin yüzüstü yere kapaklanmasını heyecanla bekleyenler olduğunu görüyorum. Milletimize ve onun temsilcisi olarak gördükleri şahsımıza karşı duydukları husumeti ülkenin felaketini dileyecek kadar ileri götürenler bulunduğuna şahit oluyoruz. Medyanın da bilerek veya bilmeyerek bu alçaklığa aracılık etmesinden üzüntü duyuyoruz.

Batı ülkeleri başta olmak üzere dünyanın her yerinde medya kuruluşları faaliyet gösterdikleri devletlerin ve toplumların ortak çıkarlarını gözetirler. Bu anlayış medyanın yazılı olmayan kuralıdır. Kendi ülkesine ve toplumuna karşı husumet içine giren kişiler ve kuruluşların her yerde olduğu gibi medyada da dışlanır, mecrasız bırakılırlar. Türkiye’nin de bu olgunluğa bu sorumluluk düzeyine ulaşması şarttır. Son dönemde bu doğrultuda önemli bir mesafe kat etmiş olmakla birlikte daha gitmemiz gereken çok yol olduğu da ortadadır” şeklinde konuştu.

İLGİLİ HABERLER