Dünya
  • 31.3.2003 11:17

DAILY TELEGRAPH: ''AMERİKA'YA DESTEK VERİRSE TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİNİ UNUTMASI GEREKECEĞİ SÖYLENDİ''

LONDRA - Avrupa basınının ana gündem maddesini ABD'nin savaş planlamasına dair eleştiriler oluştururken Daily Telegraph yazarı Türkiye'yi ABD'nin safına çağırdı. İngiltere'de Tony Blair'in kurduğu ilk hükümetteki Dışişleri Bakanı Robin Cook'un dün Sunday Mirror'daki makalesi, ''Çocuklarımızı geri getirin'' başlığıyla sunulmuştu. Cook dün, savaş bitmeden askerlerin çekilmesini savunmadığını söyleyerek sözlerine açıklık getirdi. Guardian gazetesi ise bugün, yazıya atıfta bulunarak meseleyi sürdürdü. Gazetenin, ''Geri dönüş yok-İngiltere birlikleri şimdi geri çekilemez'' başlığıyla verdiği haberde, Cook'un aslında askerlerin hemen geri çekilmesini istemediğini, ama makalesinin yazımı kötü olduğu için bu hükmün çıkarıldığını belirtildi. Guardian, ''Birleşik Krallık'' kamuoyunun askerlerin mücadelesine destek verdiğini, hem taktik olarak hem de siyaseten askerlerin şimdi geri çağrılmasının yanlış ve sorumsuz bir karar olacağını belirtti. Eski bakan Cook'un ''İngiltere askerleri, Amerikalı siyasetçilerinin hatalarının mağduru oluyor'' şeklindeki görüşüne Guardian da katıldı ve Irak halkını kurtarmaya gittiği söylenen Amerikalı ve İngiliz askerlerin halk tarafından sıcak karşılanmadığını belirterek ''Ama sebep ne olursa olsun, şimdi çekilmeye karşıyız'' dedi. Independent'ın Bağdat'taki muhabiri Robert Fisk, savaştaki ilk intihar saldırısını düzenleyen 50 yaşındaki Iraklı çavuşun bir Şii olduğunu yazdı ve, ''Yani Saddam'ın devrilmesinde bizimle işbirliği yapacağı söylenen mezhebin mensubu'' diye ekledi. Olay ortaya çıktığında Amerikalılar kadar Iraklı yöneticilerin de ne yapacaklarını şaşırdıklarını belirtti. Iraklı bakan Taha Yasin Ramazan'ın, ''Arap ülkelerinden 4 bin gönüllü şehadet operasyonlarına katılmak için Bağdat'a geldi'' şeklindeki açıklamasına da değinen yazar, tamamen milliyetçi bir kurtuluş savaşına artık İslam'ın da karıştığını çünkü mücadelenin Amerika'ya karşı yapıldığını kaydetti. TÜRKİYE'YE UYARI Daily Telegraph'taki bir yazının başlığı, Türkiye'ye uyarı niteliğini taşıyor. Barbara Amiel adlı yazar, Türkiye'nin Alman-Fransız dostlarına temkinli yaklaşmasını tavsiye etti. Yazara göre Amerika'ya Irak savaşında destek vermemesinin bir nedeni olarak, Fransa ve Almanya'dan Ankara'ya yönelen bir tehdidin rolü oldu. Yazarın, bazı medya kaynaklarına dayandırdığı bu görüşe göre Fransa ve Almanya, Amerika'ya destek verirse Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliğini unutması gerekeceği söylendi. Yazar, Almanya ve Fransa'nın Avrupa Birliği'ni kıtayı kapsayacak yüce bir mefhum gibi değil, kendi krallıklarını kurma aracı olarak gördüklerini savundu. Alman-Fransız bloğu projesini Irak savaşının keskin bir şekilde ortaya koyduğunu anlatırken, Telegraph yazarı bu ikilinin Türkiye'yi Avrupa Birliği'ne alması için, Türkiye'nin Amerikan karşıtı, serbest piyasa karşıtı karakterini kanıtlaması gerekeceğini ileri sürdü. Yazara göre Türkler, Batı'nın, Fransız-Alman ikilisi değil, Amerika tarafından temsil edildiğini, ayrıca, Amerika'yı kızdırmanın çok zararlı olabileceğini görmeli, Avrupa Birliği'ni unutup, Frank imparatorluğu yerine Amerika ile onun savaştaki Avrupalı müttefiklerine katılmalı. İngiliz gazetelerinin bazılarında olduğu gibi Fransız Le Figaro'nun manşetinde de Amerikan yönetiminin savaş stratejisi eleştirildi. Savunma Bakanı Rumsfeld'in ilk kez ülke içinde hedef haline geldiğini belirten Le Figaro'ya göre, Pentagon'daki strateji uzmanları, daha fazla askere ihtiyaç olacağını bakan Rumsfeld'e kabul ettirilemediğini söyledi. Yine Fransa'dan Liberation, Amerikalı bazı şahinlerle bazı Amerikan firmaları arasındaki bağlara dikkat çekti. Gazete, askeri sanayiin güçlü unsurlarının, savaşı kendi çıkarlarına göre planladıklarını belirterek ''Amerikalı şahinler şimdi zor havalanıyor'' diye yazdı. Liberation, laboratuvarların, yani ''think-tank'' teknisyenlerinin tasarladığı savaşın şimdi savaş alanındaki gerçeklere hızla uyarlanmakta olduğunu belirtti. Gazete, savaş karşıtı hareketin de Bağdat'a yönelik askeri harekat gibi durakladığını vurguladı. ''SAVAŞ BAŞLANGIÇTA ÖNGÖRÜLEN MODELE UYMUYOR'' İspanyol gazetesi ABC, savaşın başlangıçta öngörülen modele uymadığını belirtirken Pentagon'un sıkıntılarını üç maddede toplayarak bunları, ''Türkiye'nin rolüne ilişkin geri adım, Basra'daki direniş ve gerilla savaşı tehlikesi'' olarak sıraladı. Gazete İspanyol hükümetinin de Amerikan-İngiliz ortaklığına karşı yavaş yavaş mesafe koymaya başladığını belirtti ve lojistik katkısını kesmesini, bunun örneklerinden biri olarak saydı. Almanya'da Die Welt gazetesi İngiltere'de eski bakan Robin Cook'un bahsettiğimiz yazısından bir başka görüşü aktarıp destekleyerek, ''Kimse düşmanın ordusunun işbirliği yapacağı varsayımıyla savaşa girişmemeli'' dedi. Alman gazetesi, Irak'ın işgal güçlerine karşı uyguladığı taktiklerin terörizm diye kınanmasını sorgulayarak ''Direniş gösteren bütün Iraklıları eşkiya ve terörist diye yaftalamak, baskı altındaki bir halkın kalbini kazanmak için iyi bir yol değil. Bu konuda zaten zordalar'' dedi. Yine Almanya'da Die Tageszeitung daha da ileri gitti ve Cumartesi günkü intihar saldırısını terörizm diye nitelendirmenin, en düşük düzeydeki savaş propagandası olduğunu yazdı. Gazete, ''Bu tanıma göre savaşmadan teslim olmayan, cephe savaşında üstün bir düşmanın imhasına müsaade etmeyen bütün Iraklılar terör eylemi yapıyor'' dedi. İspanya'dan El Pais, Amerika'nın savaştan sonra Irak'a nasıl hakim olacağını sorguladı. ''Amerika gibi her açıdan uzak bir güç, 24 milyon nüfuslu ve ortak kimliğe sahip olmayan bir ulusu nasıl canlandıracak?'' diye soran gazete, ne Irak'ın yakın tarihinin ne de Amerika'nın sicilinin, yani Afganistan, Panama ve Haiti tecrübelerinin, iyimserliğe yer bıraktığını belirtti. İspanya'da ABC gazetesi savaş sonrası Irak'ın düzenlenmesinde Fransa'nın önemli rol oynayabileceğini, Paris-Washington ilişkilerinin düzeltilmesinde de İspanya'nın arabulucu olabileceğini yazdı. Times'ın haber sayfasında Lihtenştayn maçı öncesinde İngiltere milli takımı taraftarlarının Zürih'te olay çıkardıkları, ve bu olayları da, bu şehirdeki Türklere saldıran holiganların başlattığı yazıldı. İngiltere-Türkiye maçı öncesinde bu gerginliğin kaygı yarattığını yazan gazete, bir İngiliz taraftarın şu sözlerini aktardı: ''Çarşamba günü Sunderland şehri Türk görünüşlüler için iyi bir tecrübe olmayacak.''

İLGİLİ HABERLER