Gündem
  • 29.4.2015 11:40

Darbeci hakimin A takımına bak

Korsan tahliye kararıyla hukuku gasp eden ve HSYK’nın jet kararla açığa aldığı hakimlerden Metin Özçelik'in Tahşiye kumpasında da rol aldığı ortaya çıktı.

 
Tahliye  nedir  bilmezdi
Paralel yapıya yönelik soruşturmalarda gözaltına alınan 63 şüpheliyi Silivri Cezaevi'nden kaçırma girişimine imza atan hakimlerin 'tahliye' geçmişi göz kamaştırıyor. Verdiği kararla sulh ceza hakimliklerini by-pass etmeyi amaçlayan 'eski' 29. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Metin Özçelik, 17 Aralık darbe girişiminin mimarlarından Savcı Celal Kara ile mesai arkadaşı çıktı. HSYK'nın jet kararla Mustafa Başer ile birlikte açığa aldığı Özçelik, eski özel yetkili 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görevliyken özellikle Ergenekon, Balyoz ve Askeri Casusluk gibi davalarda 'tahliye'lere kapalıydı.


GÜNYÜZÜ GÖSTERMEDİ
Özçelik, paralel yapının canhıraş şekilde savunduğu 'Askeri Casusluk' davasını ele alan 11. Ağır Ceza'ya üye hakim olarak atandıktan sonra önüne gelen tahliye taleplerini reddetmesiyle nam saldı. Balyoz, Ergenekon, Poyrazköy ve Kafes Eylem Planı gibi davalarda Özçelik, tutukluların tahliye için yaptığı tüm başvuruları reddetti. 11. Ağır Ceza'ya uzun yıllar başkanlık yapan Şeref Akçay, o dönem bazı tahliye taleplerini kabul ediyor, fakat diğer iki üye reddettiği için tutuklular cezaevinden çıkamıyordu. Kararlara bu nedenle 'şerh' koyan Akçay'ın, adliyedeki 'paralel çete' tarafından ablukaya alındığı, kendisine mobbing uygulandığı iddia edilmişti.
 

SANIKLARA CEZA YAĞDIRDI
Emekli olmak zorunda bırakılan Akçay'ın boşalttığı koltuğa, kendisinden daha kıdemli hakimler bulunmasına rağmen 'korsan tahliye hakimi' Özçelik oturdu. Özçelik'in başkanı, Celal Kara'nın duruşma savcısı olarak görev aldığı 11. Ağır Ceza, Askeri Casusluk ve Albay Zeki Üçok'un sahte çürük raporu davasında sanıklara ceza yağdırdı. 17-25 Aralık'a kadar aynı görevini sürdüren Özçelik, daha sonra İstanbul 29. Asliye Ceza Mahkemesi'ne atandı.


Tahşiye'de de var!
Mesele 'paralel yapı' olunca tutuklulara hukuku gasp ederek tahliye yolu açmaya çalışan Metin Özçelik'in, 2010 yılındaki Tahşiye kumpasının da baş mimarlarından olduğu ortaya çıktı. 'Tahşiye' ile ilgili ilk işareti Pensilvanya'daki sohbetinde Fetullah Gülen vermiş, onun mesajı sonrası algı operasyonu Zaman gazetesi ve Samanyolu televizyonunda sürmüş, STV'deki dizilerde de 'Tahşiye' kriminalize şekilde yansıtılmıştı. Hemen ardından operasyon gelmiş ve Ocak 2010'da aralarında Tahşiye Yayınevi kurucusu Mehmet Nuri Turan'ın da bulunduğu onlarca kişi gözaltına alınmıştı. Zanlıların sorgusunu ise paralel yapının hedefindeki eski Emniyet Müdürü Hanefi Avcı'yı 'Devrimci Karargah' örgütü ile ilişkilendiren Savcı Kadir Altınışık yaptı. Altınışık, Tahşiye zanlısı 17 kişiyi 'silahlı terör örgütü kurma ve yönetme' suçlamasıyla mahkemeye sevk etti. O gün nöbetçi mahkeme ise Metin Özçelik'in üyesi olduğu 11. Ağır Ceza idi. Özçelik, 17 kişiden 10'u hakkında tutuklama kararı verdi; ama dosyayı incelemeden... 25 Nisan'da sulh ceza hakimliklerini by-pass girişimine de dosyayı incelemeden yeltenen Özçelik hakkında, Tahşiye mağduru Mehmet Nuri Turan'ın anlattıkları dikkat çekiyor:


DALGA MI GEÇİYORSUN!
“Özçelik, dosyayı incelemeden karar verdiğini bizzat 17 kişi ve avukatların huzurunda söyledi. Sadece tutuklama değil, dinleme ve teknik takip kararlarında da Özçelik'in imzası vardı. Mahkemede üstünkörü bir sorgulama yaptı. Bize, '23 klasör var dosyayı incelemeye imkanım yok' dedi. 'Savcılık ifadelerinize baktım, durumu birbirine yakın olanları tutukladım, yakın olmayanları serbest bıraktım. Dosyayı okumaya zaman yok. Serbest bırakmakla da tutuklamış olmakla da hata etmiş olabilirim' dedi. Ben de 'Dalga mı geçiyorsunuz' dedim, cevap vermedi. Bir yerlerden talimat geldiği çok belliydi. Sonraki dönemlerde de tahliye taleplerimize hep ret cevabı verdiler."


Özgeçmişi 'başarılarla' dolu Metin Özçelik, hukuk mahkemelerinde görevli sıradan bir hakimken kendini birdenbire 'özel yetkili hakim' olarak buldu. Eski Beşiktaş Adliyesi'nde Özçelik'in mesai ekibi şu isimlerden oluşuyordu:
 

'Şike savcısı' Mehmet Berk, 17 Aralık darbe girişimi mimarı Celal Kara, Hrant Dink davasında örgüt bulamamasıyla dikkat çeken Hakim Rüstem Eryılmaz, 17-25 Aralık girişimi sonrası Gebze'ye düz savcı olarak atanan İstanbul eski Cumhuriyet Başsavcıvekili Fikret Seçen ve bir dönem Bakırköy Başsavcıvekilliği görevini yürütürken Büyükçekmece'ye düz savcı olarak atanan eski 'çürük raporu' savcısı Hikmet Usta.

İLGİLİ HABERLER