Gündem
  • 26.9.2002 17:22

DEMİREL "DÜNYA DÜNYA OLALI AB PROJESİ GİBİ BİR PROJE İLE KARŞILAŞMADI" DEDİ

KAYNAK : Haber Vitrini ERSAN KARAOĞLU İSTANBUL- 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, "Dünya dünya olalı AB gibi bir proje ile karşılaşmadı" dedi. İstanbul Ticaret Odası Meclis Salonları'nda gerçekleştirilen 5. Avrasya Ekonomi Zirvesi'nde ikinci oturumun başkanlığını TÜPRAŞ Genel Müdürü Hüsamettin Danış yaptı. İkinci oturumun şeref misafiri 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, 'Avrasya' tabirinin anlamını açıklayarak konuşmasına başladı. Avrasya kelimesinin geçen 10 yıl içinde daha çok kullanılır hale geldiğini dile getiren Demirel, "Avrasya, bir siyasi coğrafyanın adıdır. Aynı zamanda fiziki bir coğrafyadır. Fiziki coğrafyanın siyasi coğrafya kadar anlamı vardır. Her ikisi de birbiri ile bütünleşmiştir. Biz genellikle Adriyatikten Çin seddine kadar olan yere 'Avrasya' dedik. Gerek Balkanlar da, gerek Kafkasya da, gerekse Orta Asya da istenen rejim demokrasidir, insan haklarıdır, pazar ekonomisidir. Bu üç önemli temele oturan rejim bugün 200'e yakın dünya ülkesi içinden sadece 140 ülke tarafından kabul edilmiştir. Ancak bunun uygulaması farklı olabilir. Netice itibari ile tüm insanlığın geldiği yer bir demokrasi ve barış dünyasıdır. Bu dünya içinde insanların barış içinde yaşaması ön prensip olarak kabul edilmiştir. II. Dünya savaşının sonunda barış ve refahın ayrılmazlığı geçen 55 sene zarfında dünyanın politikasının temelini teşkil etmiştir. BM'ler bunun üzerine kurulmuştur. BM aslında dünyada savaş çıkmasını önlemek amacı ile kurulmuştur. Ülkeler arasındaki sorunları müzakere vasıtası ile çözme hedef alınmıştır" dedi. "DÜNYA DÜNYA OLALI AB PROJESİ GİBİ BİR PROJE İLE KARŞILAŞMADI" AB projesinin insanlığın bu güne kadar geliştirdiği en önemli proje olduğunu dile getiren Demirel, AB'nin hedefinin Avrupa'da savaş olmaması olduğunu söyledi. Avrupa'daki bir çok ülkenin birbirleriyle menfaat kavgaları olduğunu belirten Demirel, II. Dünya savaşından sonra Avrupa'nın tahrip olması neticesinde düşünen insanların bir daha böyle bir olay olmaması için bir araya geldiklerini belirtti. Demirel, şunları söyledi: "Bir araya gelen bu insanlar bir Amerika modeli Avrupa Birleşik Devletleri modeli üzerinde on sene çalışmıştır. 1957'de böylece AB oluşmuştur. AB'nin çekirdeği Ortak Pazar oluşturmuş. Evvala iktisadi kavgaları ortadan kaldırmak planlanmış. 6 ülke sanki tek memleket gibi bütün Avrupa çalışsın. Sonra gümrük birliği, para birliği ve siyasi birlik hedeftir. Avrupa bir projede başarılıdır. Bu proje 15 ülkenin katılımı ile iktisadi, gümrük ve para birliğini meydana getirmiş ve siyasi birliği nasıl oluşturacağını tartışır olmuştur. Bir olay daha olmuştur. Sovyetler dağıldıktan sonra bu ülkelerin hepsi Avrupa yönelmiştir. Avrupa dünya dünya olalı beri böyle bir olayla insanoğlu karşılaşmadı. AB evvela 6 ülke ile başlamış, zaman içinde 15 ülkeye çıkmıştır. Daha sonra genişleme kararı vermiştir. Bu karar ile 13 ülkeyi almak için adım atmıştır. Bu 13 ülkeden 12'si AB ile müzakerelere girişmiştir. Önümüzdeki Aralık ayında bunlardan 10'unun gireceği ikisinin daha sonra AB'ye gireceği tahmin ediliyor." Türkiye'nin 1999'da aday ülke sayıldığını ifade eden Demirel, Türkiye'nin katılım ortaklığını ve ulusal planı ortaya koyduğunu halen müzakere tarihi beklediğini söyledi. Türkiye ile birlikte 28 ülkenin Avrupa'nın parçası olacağını kaydeden Demirel, "Bana göre Balkanlar Avrupa'dan ayrılamaz. Balkanları kucaklamayan bir Avrupa'dan barıştan söz edilemez. Öyleyse Balkanlar da Yugoslavya'nın dağılmasından sonra meydana gelen ülkelerin AB'ye dahil olması gerekecektir. Böylece 32 devletli bir AB oluşacaktır" dedi. "11 EYLÜL, TEK SÜPER GÜCÜN ÇOK AĞIRINA GİTMİŞTİR" Önemli olanın dünyanın barış içinde yürümesi olduğunu dile getiren Demirel, 11 Eylül saldırılarının dünyada önemli bir olay olduğunu ifade etti. 11 Eylül saldırılarının bir terör olayı olduğunu vurgulayan Demirel, bu saldırının meydana getirdiği tesirlerin henüz nihai noktasına varmadığını söyledi. "ABD, büyük dev, tek süper gücün bu olay çok ağırına gitmişti" diyen Demirel "Amerika halkı üzerinde çok büyük bir yıkıntı oldu. Amerika halkı bu yıkıntıyı silmek için elini kolunu sıvadı. Ve bunları aramaya girişti. Kim yapmıştır, kim yaptırmıştır? Bunların hepsinin üstüne varılmalıdır. Fakat bugüne kadar ABD kendi içinde 'Bu işi şunlar yapmıştır' diyerek kimseyi cezalandıramamıştır. Ama ABD ne yaptı? Saldırıları 'Usame Bin Ladin yaptı, nerededir, gidelim onu yakalayalım' diyerek Ladin'in bulunduğunu öne sürdüğü Afganistan'a saldırdı. Sonuçta Taliban mağlup oldu, fakat Usame yok" diye konuştu. Ancak bu saldırının Amerika'daki psikolojik yıkıntıyı ortadan kaldırmadığına dikkat çeken Demirel, şöyle devam etti: "Bunun altını çizerek söylüyorum. Şimdi bu psikolojik yıkıntının ortadan kalmamasında Amerikan halkı haklıdır. Amerikanın bu mücadele tarzı Amerika'da yönetime büyük popülarite verdi. Yönetim bundan yararlanarak, 'Acaba teröre kim hizmet edebilir? Üç tane şeytan Irak, İran ve Kore. Ama bu hareketle bunların irtisatını kurmak mümkün olmadı. Ondan sonra Körfez hadisesi var. Burada yarım kalan bir hesap vardı. Sonra dönülüp dolaşıla gelindi ki Saddam'ın elinde kitle imha silahları var. İnsanlığı tehdit ediyor. Komşularını tehdit ediyor. Bunlardan arındırılmalıdır. Öyleyse Irak üzerine bir operasyon yaparak Irak'ı bu silahlardan arındırırız' şeklinde düşündü. Ancak Irak ülkesinde bu silahların olmadığını söyledi. Onlarda buna inanmadıklarını söyledi. Şimdi bekleniyor ki BM'den karar çıkacak. kongreden karar çıkacak. Burada çok önemli bir şeye işaret etmek istiyorum. Dünya döndüğü gibi dönmeye devam ediyor. Şimdi ne oldu BM doktrin değiştiriyor. Dün 'Eğer tecavüze uğrarsanız o zaman cevap vereceksiniz' diyen BM, 'Şimdi birisi seni vurmak istiyorsa evvela onu sen vur. Çünkü ilk vuran kazanır' görüşünde. Onun içindir ki belirsiz bir tehlike karşısında. Bir çok bahaneler bularak bir çok ülke kendi komşusuna ya da bir başka ülkeye saldırabilir. Umarım hadise bu teori üzerinden gitmez." Irak'taki tehlikenin olduğunun ortaya çıkartılması ve dünya anlatılması durumunda Körfez Krizi'nde olduğu gibi dünyanın bir araya geleceğini belirten Demirel, önemli olanın tehlikenin varlığının dünyaya ispat edilmesi olduğunu söyledi. Demirel, birlik sağlandığı takdirde BM sisteminin kurtarılabileceğini kaydetti. "İSRAİL-FİLİSTİN İHTİLAFINDA DÜNYAYA İŞ DÜŞÜYOR" Türkiye'nin bulunduğu bölgede 3 tane daha konu olduğunu dile getiren Demirel, konulardan birincisinin Ortadoğu'daki Filistin İsrail Savaşı olduğunu diğerinin Afganistan'ın durumu sonuncusunun da Kafkaslardaki Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki itilaf olduğunu kaydetti. Demirel, "İsrail Filistin ihtilafının daha çok kan dökülmeden durdurulması çok istenen bir şeydir. Burada dünyaya iş düşüyor. Yalnız dünyanın büyük devletler burada ne olduğunun farkında değillerdir. Kafkasya da ise bir milyon Azeri yerlerinden yurtlarından olmuştur. Gerçekten büyük ızdırap vardır. BM buraya adım atmış ancak neticeye alınamamıştır. Bunlara rağmen güzel şeyler olmuştur. 18 Eylül günü Hazar bölgesinde petrollerin Akdeniz'e akıtılması için uzun süredir planlanan ve 4 milyar dolarlık proje olan Bakü, Tiflis, Ceyhan boru hattının inşasına girişilmiştir. Bunun anlaşması yapılmıştır. Bu çeşit şeyler Balkanlarda Kafkaslar da çok güzel şeyler oluyor. Bunlar olmaya devam edecek. Bunların hepsinin şemsiyesi barıştır. Umalım ki dünya barışına zedelenme olmasın. Dünya barışı adalet, hakkaniyet ve sağ duyulu soğuk kanlı hareketlerle yerine oturabilsin" şeklinde konuştu. Konuşmasının ardından Demirel'e Marmara Grubu Vakfı Kurucusu Dr. Şahap Kocatopçu plaket ve çini vazo takdim etti.

İLGİLİ HABERLER