Gündem
  • 29.4.2003 00:46

DENİZLİ VALİSİ RECEP YAZICIOĞLU : "TÜRK MİLLETİNİN AYAĞA KALKMASI İÇİN BİR DEĞİL, MİLYONLARCA FİLE İHTİYAÇ VAR"

M. HALUK ÖZDEN - OKTAY ÖZDEN ESKİŞEHİR - Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu, ülke kaynaklarının israf edildiğini belirterek, "Amip gibi çoğalıp, kaynakları vantuz gibi yiyoruz" dedi. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (OGÜ) Spor Salonu'nda düzenlenen "Bir Vali: Recep Yazıcıoğlu, Bir Yazar: Ayşe Kulin, Bir Roman: Köprü" konulu söyleşiye öğrenciler büyük ilgi gösterdi. Denizli Valisi Recep Yazıcıoğlu, söyleşiye, kendini "Köprü" adlı romanına konu yapan yazar Ayşe Kulin'le birlikte katıldı. Vali Yazıcıoğlu, konuşmasında, bugünkü Köy Hizmetleri ve Karayolları ekiplerinin onca teçhizata rağmen, 100 yıl önce Sivas Valisi olan Ali Rıfat Paşa'nın 3 sene içinde yaptırdığı bin 200 kilometre yolun yüzde 1'i bile yapamadığını ifade etti. Bir romana konu olmaktan mutluluk duyduğunu dile getiren Vali Yazıcıoğlu, "Bana deseler ki, ticaret yapıp tişört satacaksın. Sana bir de sosyetik bir mağaza açalım. Aylık 10-20 milyar lira kazanacaksın. Ben bugün aldığım 2 milyar lira maaşı buna değişmem. Onda daha çok maddi tatmin var. Bugünkü mesleğimde ise, maddi tatminin yanı sıra, manevi tatmin daha fazla. Köprü de öyle. İşte, bu da insanı harekete geçiriyor" diye konuştu. Yazıcıoğlu, ülkede üst seviyede yöneticilere bazı imtiyazlar tanındığının altını çizerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "1'i bakan, milletvekili olduğu zaman birtakım şeylerden istifade ediyor. Nereden geldiğini unutarak, burnu kalkıyor. Bugün öyle kişiler olmasa da, kırıntıları var. Türkiye'de bunlar değişiyor. Bu memlekette sıraya uymak medeniyetin gereği. Bürokrat sokağa çıkınca olay oluyor. Ülkede normal anormal, anormal normal olmuş." Yazıcıoğlu, her saniye başkent Ankara'ya akan memleketin canlı sorunlarının cenaze olarak bürokratın önüne gittiğini esprili bir dille anlattı. "Türkiye'yi babamızın çiftliği gibi yönettik" diyen Yazıcıoğlu, "Bol keseden harcadık, şimdi deniz bitti. Denizli'nin 10 olan ilçe sayısını 18'e çıkardılar. Bu çok yanlış. Uyduruk ilçeler, kasabalar, köyler, il oldu. Böyle bir şey olamaz. Bunun sonu yok, zaten bitti. Bu sorun yerel düzeyde torba bütçelerle çözülür. Türk milletinin ayağa kalkması için bir değil, milyonlarca file ihtiyaç var. Vatandaş kendi gücünün farkında olmalı. Yüksek sesle düşünmeli" açıklamasında bulundu. Denizli'ye, "3 yıldızlı" olarak nitelendirdiği 100 bin metrekare alan üzerine 800 mahkum kapasiteli lüks bir cezaevi inşa edilmesini de eleştiren Yazıcıoğlu, Kuşadası'nı ziyaretinde, Diyarbakırlı bir gencin dünyada Saddam, Kaddafi ve kendisine hayran olduğunu itiraf etmesine çok şaşırdığını da anlattı. Çağdaş Türk edebiyatının ünlü romancılarından Ayşe Kulin de, konuşmasında, Yazıcıoğlu'nun Erzincan Valiliği sırasında Fırat Nehri üzerine devletin 30 senede yaptıramadığı köprüyü imece usulüyle yaptırmasının kendini çok etkilediğine işaret ederek, şunları söyledi: "Bunun üzerine Yazıcıoğlu ile köprüye çıktım. Köprü üzerindeyken bu romanı yazmaya karar verdim. Bu kitap benim için çok önemli ve memleketimin mini bir laboratuvarı gibi. Hantal bürokrasi, değişmeyen kafa yapısı, önüne çelme takılan dürüst zihniyeti bilinçsizce romanıma koymuşum. Kitaptan çok dersler çıkartabileceğimizi düşünüyorum. Söyleşiye Yazıcıoğlu'nun yazar kızı Rüveyda Durmaz ile 4 yaşındaki torunu İleyda Yazıcıoğlu Durmaz katıldı. Yazıcıoğlu, Ayşe Kulin konuşurken yanına gelen minik torununu kucağına alarak, bir süre sevdi.

İLGİLİ HABERLER