Yaşam
  • 28.2.2002 12:26

DEPREM EYLEM PLANI HAYAT KURTARIYOR...

KAYNAK : Haber Vitrini İSTANBUL - Uzmanlar, depremin ilk sarsıntısı hissedildiğinde, daha önceden karar verilen eylem planını uygulamanın hayat kurtarabileceğini belirtti. Bina 10-15 saniye içinde terkedilemiyorsa, merdivenlerden ve merdiven boşluklarından uzak durulması gerektiğini kaydeden uzmanlar, asansörün 'tuzak' olduğunu, yıkılan binalarda en yüksek oranda ölümün, bu noktalarda meydana geldiği uyarısında bulundu. Uzmanlar ayrıca, ağırlık merkezi yere yakın çelik dolaplar, para kasaları, çamaşır ve bulaşık makinesi gibi nesnelerin yanına yatılması ve cenin pozisyonu alınması önerisinde bulunarak, herhangi bir yıkılma anında bu nesnelerin belki ezileceğini, ama asla yok olmayacaklarına dikkat çekerek, "Yanlarında oluşturacağı alan, sizin hayat üçgeniniz olacaktır" dediler. DEPREMDE İLK 10-15 SANİYE ÇOK ÖNEMLİ Uzmanlar, fert ve kurum bazında hayatın büyük bölümünün geçirildiği ev ve iş yerlerinde depreme karşı eylem planı olması gerektiğini belirterek, "Yaşadığınız veya bulunduğunuz mekanı inceleyin. Korunma için bulunacağınız yeri ve muhtemel kaçış yolunu belirleyin. Eğer bulunduğunuz noktadan kendinizi 10-15 saniye içinde bina dışına çıkartacak ve güvenli bir açık alana ulaştıracak pozisyonunuz varsa, bu yolu tespit edin. (Bu yöntem sadece giriş altı, giriş ve 1. katta olanlar için geçerlidir)" diyorlar. Deprem sırasında ilk 10-15 saniyenin, binayı terkedebilmek açısından çok önemli olduğuna dikkat çeken uzmanlar, daha önce yaşanan depremlerden elde edilen istitastiki verilere göre, binalarda yıkıma yol açan unsurun, hissedilen ilk sarsıntı değil, binanın rezonansa girmesi olduğunu kaydetti. Bazı durumlarda ani bir acil çıkış imkanı oluşturulabileceğini (giriş katındaki camı kırarak dışarı çıkmak gibi) anlatan uzmanlar, "Bu cam kalın ya da sağlamlaştırılmış olabilir. Bunu kırmak için bir yangın söndürme tüpünü kaçış yolu üzerinde bulundurabilirsiniz. Unutmayın, vücudunuzda kesiklere ve yırtılmalara yol açmayı engellemek için önce camı kendinize zarar vermeden kırmalısınız" önerisinde bulunuyor. BİNAYI TERKEDERKEN BAŞI KORUYUN Binayı terkederken, başı, yüksekten veya tavandan düşen nesnelerden (tuğla, kiremit, avize v.b.) korumak gerektiğini vurgulayan uzmanlar, bu aşamada yastığın bir işe yaramayacağını, aksine çevreyi görmeye ve sesleri duymaya engel olacağını bildirdi. Uzmanlar, bir kask veya baret bulunamazsa, bir sandalye, bir tahta parçası, büyük ve kalın bir kitabın işe yarayabileceğini söyledi. ASANSÖR TUZAĞINA ALDANMAYIN Eğer bina 10-15 saniye içinde terkedilemiyorsa, kesinlikle merdivenlerden ve merdiven boşluklarından uzak durulmasını öğütleyen uzmanlar, "Asansör bir tuzaktır. Kullanmayınız. Yıkılan binalarda en yüksek oranda ölüm, bu noktalarda meydana gelmektedir. Birinci kattan daha yüksekteyseniz, atlamayı denemeyiniz. Yaşanan depremlerde ölümle ve ciddi yaralanmalarla sonuçlanan olayların büyük bölümü yüksekten atlamayla ilişkilidir. Bunun yerine, yüksek binalarda yapılması mecburi olan harici yangın merdivenlerini kullanınız. Demir konstrüksyondan inşa edilen bu merdivenler, binadan bağımsız olduğu için yıkım darbesinden daha zor etkilenecek ve bağlı olduğu yerden kopması halinde, çeperlerindeki kuşaklar sebebiyle, düşme anında bir koruma alanı oluşturacaktır" dediler. HAYAT ÜÇGENİ OLUŞTURUN Bir 'Hayat Üçgeni Alanı' meydana getirilmesi tavsiyesinde bulunan uzmanlar, masa, yatak altı gibi yerler yerine, ağırlık merkezi yere yakın çelik dolaplar, para kasaları, çamaşır ve bulaşık makinesi gibi nesnelerin yanına yatılmasını ve cenin pozisyonu alınmasını bildirdi. Uzmanlar, herhangi bir yıkılma anında bu nesnelerin belki ezileceğini, ama asla yok olmayacaklarına dikkat çekerek, "Yanlarında oluşturacağı alan sizin hayat üçgeniniz olacaktır" dediler. Mutfağın iyi bir saklanma ve 'Hayat Üçgeni' oluşturulabilecek uygun ortam olduğunu vurgulayan uzmanlara göre, tezgah altında ve yanında yer alan fırın, bulaşık makinası ve buzdolabı, bu bölümün ezilme oranını en aza indirgiyor. Ancak, set üstü dolaplardan dökülecek tabak, çanak ve bardak gibi cisimlere karşı tedbir alınması, rafların düşmesine engel olmak için de duvarla olan bağlantılarının sabitleştirilmesi gerekiyor. Uzmanlar, deprem sırasında, taşıyıcı özellikleri olmadığı için kapı pervazlarına ve çelik kapılara güvenilmemesi gerektiğini de kaydetti. CENİN, EN İDEAL POZİSYON Kişinin yan yatarak cenin pozisyonu alması durumunda, hem elleriyle başını korurken çevreyi görme ve gözlemleme şansı olacağına işaret eden uzmanlar, "Kolon, kiriş veya duvarlar bir anda düşmeyecek, bu hareket belli bir sallantının ardından gerçekleşecektir. Bu da size son dakikada da olsa vücudunuzu koruma şansı verecektir. Herhangi bir şekilde enkaz altında ezilme durumu olduğunda, vücudunuz bu şekilde azami korunma imkanına sahiptir. İç organlarınızın büyük bir bölümünü ve böbreklerinizden birini çalışır durumda tutabilmek için en ideal şekildir" dediler. DEPREM SIRASINDA ARAÇTA BULUNANLAR Yer sarsıntısını otomobilde, tünelde veya kapalı bir otoparkta hissedenlerin de paniğe kapılmaması gerektiği anlatan uzmanlar, şunları kaydettiler: "Yolda iseniz, aracınızı yol kenarına çekip, binalardan, elektrik direklerinden veya ağaçlardan uzakta durdurun. Tünel içinde iseniz ve çıkışa yakın değilseniz, aracınızı durdurup aşağıya inin ve yanına yan yatarak cenin pozisyonu alın. Aracınızın içinde durmayın. Aynı yöntemi, kapalı bir otoparkta iseniz aynen uygulayın". m yastığın bir işe yaramayaca DEPREMİN ÇOCUKTAKİ ETKİLERİ Deprem sonrası çocukların, aşırı korku ve çaresizlik hissedebileceğini ve çevresinde olup bitenleri algılamayabileceğini vurgulayan uzmanlar, "Konuşmama yada duygusal tepkilerinde azalma, donukluk, dalgınlık gözlenebilir. Bunun tam tersine, olaya ilgisiz davranma, oyun oynama, şarkı söyleme gibi davranışlar görülebilir. Çocuklar için her iki tür tepki de olası ve doğaldır. Deprem anını sanki yeniden yaşıyor gibi olabilir. (Korkma, bağırma, titreme, çırpınma). Yalnız kalmaktan, kapalı yerlerden, karanlıktan korkabilir. Uykusuzluk, korkulu rüyalar görme, ani seslerden irkilme olabilir. Yaşından küçük bir çocukmuş gibi davranabilir. (anne-babadan ayrılmama, altını ıslatma, ısrarcılık ve inatçılık) Bulantı, karın ve baş ağrısı, sık tuvalete gitme, iştahsızlık görülebilir" diyorlar. ÇOCUKLARI YÜREKLENDİRİN Uzmanlar, çocuklara, deprem sırasında ve sonrasında yaşadıklarını anlatması yönünde destek verilmesi ve anlatmaya yüreklendirilmesi gerektiğini ifade ederek, "Korku, kızgınlık gibi duygularını ifade etmelerine izin verin, hatta yüreklendirin. Ağlamalarını önlemeyin, tekrarlayan sorularına cevap verin.Yaşadıklarının son derece doğal olduğunu, bir hastalık olmadığını anlatın. Çocuklarınızın yanında depremle ilgili konuları konuşmaktan kaçınmayın. Çok fazla etkilenen, davranış değişiklikleri azalmayıp süren yada gittikçe artan çocuklarınızı en yakın ruh sağlığı uzmanına götürün" tavsiyesinde bulunuyorlar.

İLGİLİ HABERLER