Gündem
  • 21.8.2009 14:24

DEPREMZEDELERİN TEPKİSİNİ ÇEKEN MÜDÜR KONUTU BOŞALTIYOR

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nden sonra Irak'ın idam edilen devrik lideri Saddam Hüseyin'in yaptığı 10 milyon dolarlık yardımla izmit'in Arızlı mevkiinde yaptırılan deprem konutlarına bürokratların yerleştirilmesiyle başlayan huzursuzluk devam ediyor. Burada oturan vali muavini ve daire müdürlerine sözlü tacize kadar varan olayı bu kez CHP Kocaeli Milletvekili Hikmet Erenkaya TBMM'ye taşıyarak, yönelttiği soruları bizzat Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın cevaplandırmasını istedi. Bu arada Milli eğitim Müdürü Nevzat İspirli'nin buradaki lojmanı boşaltma kararı aldığını söylemesi deapremzedeler tarafından oluml u karşılandı.

Hemen her gün yeni olaylar çıkan konut alanında, boşalan dairelere yeni bürokratların yerleştirilmemesi için depremzedeler nöbet tutmayı sürdürürken, CHP Kocaeli milletvekili Hikmet Erenkaya da konuyu TBMM'ye taşıdı.

SORU ÖNERGESİ Hikmet Erenkaya'nın, TBMM'ye dün verdiği ve 7212 sayıyla kayda giren, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını istediği soru önergesinde, 2004 seçimleri öncesi AKP'li bir bakanın buradaki depremzedelere "Oyunuzu bize verin tapularınızı biz verelim" şeklinde ifadeler kullandığını da ileri sürüyor. CHP Milletvekilinin sözünü ettiği bu bakanın ise, Çevre ve Orman eski Bakanı Osman Pepe olduğu anlaşıldı.

ESKİ BAKANIN SEÇİM ÖNCESİ OY KARŞILIĞI TAPU VAADİ İDDİASI

CHP Milletvekilinin soru önergesinin bir bölümü şöyle: "2004 seçimlerinden önce iktidarınızın bir bakanı bölge sakinlerine 'oyunuzu bize verin, tapularınızı biz verelim' gibi halkın samimi duygularını zedeleyici ifadeler kullandığı görülmüştür. Son zamanlarda Arızlı'daki depremzedelere tahsis edilen konutların polis zoruyla boşaltılmak istendiği basında yeralmaktadır.

Soru 1: Depremzedelerin yaralarının sarılması için Irak hükümeti rtarafından hibe edilen 10 milyon dolarla yapılan deprem konutlarının, amacından saptırılarak adeta hak gaspı edasıyla depremzedelerin çıkartılarak bürokratlara tahsis edildiği haberleri doğru mudur? Eğer doğru ise depremzedelerin mağdur edilmelerini doğru buluyor musunuz? Soru 2: Çok büyük acılar yaşamış depremzedelerin polis zoru kullanılacak yeni bir acı yaşatılmasının ne gibi haklı gerekçeleri olabilir? Soru 3: Kocaeli'nde uygun görülen bir bölgeye kamu lojmanı yapılması daha uygunken depremzedelerin evlerine göz dikilmesinin sebepleri nelerdir? "

DİĞERLERİ DE BOŞALTSIN

İki gün önce protestopar sırasında depremzedelerin sözlü tacizine uğrayan ve bu fotoğrafları ile görüntüsü medyada yeralan Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat İspirli'nin, dün yaptığı açıklamada hem İstanbul'daki hem buradaki lojmanı boşaltma kararı aldığını açıklaması depremzedeleri biraz olsun sevindirdi.

Halen konut alanının girişinde ellerinde pankartlarla nöbet tutan depremzelerden Çisem Uğur, Milli Eğitim Müdürü İspirli'nin lojmanı kendi isniyafiyle mi yoksa üst düzey birisinin isteğiyle mi boşaltam kararı aldığını bilmediklerini belirterek, "Ne kadar geç kalınmış bir karar olsa da yaptığı şeyi onurlu ve şerefli bir davranış olarak görüyoruz. Kendisini tebrik ediyoruz, takdir ediyoruz. Ve bu davranışının diğer bürokratlara da örnek olmasını istiyoruz. Onların aynı Milli Eğitim Müdürü gibi burayı teker teker boşaltmalarını istiyoruz. İstanbul'da lojmanı var. Ailesi orada kalıyor. Buradaki lojmanda tek başına kendisi kalıyor. Bu da devletimizin hortumculara ne kadar meydan verdiğini gösteren bir tutum." dedi.

Leyla Dinler adlı depremzede ise Kocaeli Valisi Gökhan Sözer'i ziyarete gittiklerinde kendilerine "Benden tapu falan istemeyin. Orada oturma hakkınız yok ama oturun. Ben size kalıcı TOKi evleri yapıyorum. Ben sizi oraya yerleştireceğim." dediğini, orasını istemediklerini söylediklerinde ise "Başbakana da gitseniz, bana da gelseniz bu olmayacak" dediğini ileri sürdü.

Recep Uğur ise "Biraz halktan olmak gerekir. Bir yasal mevzuat geliştirirsiniz bizim mülkiyetimiz ile ilgili. Bunu tanırsınız. Bürokratları buradan tahliye edersiniz. Biz de devletin sosyal devlet olduğuna inanırız." derken, Milli Eğitim Müdürü'nün tahliye kararını ise geç kalınmış bir karar olarak nitelendirdi.

İLGİLİ HABERLER